Basın İlan Kurumu görev alanındaki süreli yayınları ilgilendiren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 24 Haziran 2026 tarihinde kabul edilmesinin ardından 1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Bu kapsamda, Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair 195 sayılı Kanunda yapılan düzenlemelerle internet haber sitelerinin vasıf ve ödevlerinin ana çerçevesi kanunla belirlenirken, süreli yayınlara resmî ilan ve reklam mevzuatına aykırılık hâlinde uygulanacak müeyyidelere ilişkin esaslar da Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda yeniden düzenlendi.
İnternet haber sitelerinin yükümlülükleri kanunla hüküm altına alındı
Resmî ilan ve reklam yayımlayan gazetelerin taşıması gereken vasıflar ve yükümlülükler 195 sayılı Kanunun 34 ve 35. maddelerinde açıkça düzenlenmişken, internet haber sitelerinin vasıf ve ödevlerinin ana çerçevesi kanunda yer almıyordu. Bu hususlar Geçici 9. madde kapsamında Basın İlan Kurumu Genel Kurulu tarafından belirleniyordu.
Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda yapılan düzenlemeyle 195 sayılı Kanuna 35/A maddesi eklendi. Böylece internet haber sitelerinin vasıf ve ödevlerinin ana çerçevesi ilk kez doğrudan kanunla düzenlenmiş oldu.
Söz konusu düzenleme internet haber sitelerine yeni bir yükümlülük veya ilave bir sorumluluk getirmiyor. Hâlihazırda 195 sayılı Kanuna dayanılarak Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca kabul edilen Resmî İlan ve Reklam Yönetmeliği kapsamında uygulanmakta olan hükümlerin temel esasları kanunla güvence altına alındı.
Müeyyidelerin alt ve üst sınırları belirlendi
Kanunda yapılan bir diğer değişiklikle, resmî ilan ve reklam mevzuatına aykırılık hâlinde uygulanacak müeyyidelere ilişkin ölçütler ile alt ve üst sınırlar açık şekilde belirlendi.
Düzenlemeyle, mevzuat ihlalleri karşısında uygulanabilecek müeyyidelerin gün sayıları ve sınırları kanun düzeyinde detaylandırılarak yaptırım sisteminin hukuki dayanağı güçlendirildi.
Değişikliğin temel amacı, Anayasa Mahkemesi kararlarında işaret edilen belirlilik, öngörülebilirlik ve orantılılık ilkelerinin güçlendirilmesi oldu. Bu kapsamda, ilgililerin hukuka aykırı davranışlarının doğurabileceği sonuçları önceden öngörebilmeleri, düzenlemelerin açık ve anlaşılır şekilde ortaya konulması ve ihlal ile uygulanacak müeyyide arasında adil bir denge kurulması hedeflendi.
Değişiklik metnine ulaşmak için tıklayınız





