Anayasa Mahkemesi ile Avrupa Birliği-Avrupa Konseyi iş birliğinde yürütülen “Anayasa Mahkemesinin Temel Haklar Alanındaki Kararlarının Etkili Şekilde Uygulanmasının Desteklenmesi Projesi” kapsamında düzenlenen “Adli ve İdari Yargıda Bireysel Başvuru İhlal Kararları ve İhlalin Sonuçlarının Ortadan Kaldırılması” konulu bölge toplantılarının yedincisi Diyarbakır’da başladı.
20-21 Ekim tarihlerinde Radisson Blu Otel’de gerçekleştirilen toplantı, yüksek yargı organları, savcılar, hukukçular ve Avrupa Konseyi temsilcilerini bir araya getirdi.
“Kadim bir şehirde bulunmaktan mutluluk duyuyoruz”
Toplantının açılışında konuşan Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, sözlerine şu ifadelerle başladı:
“Sizleri mahkememiz ve şahsım adına en kalbi duygularımla selamlıyor, toplantımıza hoş geldiniz diyorum. Kadim bir kültüre ve zengin bir tarihe sahip Diyarbakır’ımızda sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.”
Özkaya, Diyarbakır’ın sadece tarihiyle değil, aynı zamanda şairler şehri olmasıyla da özel bir anlam taşıdığını vurguladı.
“Bu şehir Cahit Sıtkı Tarancı’nın çocukluğunun geçtiği, mektuplarına ve dizelerine ilham veren bir yerdir. Tarancı’ya göre Diyarbakır’ı sevmek bir vazifedir; hem de ihmal edilmemesi gereken mukaddes bir vazife…”
Özkaya, Diyarbakırlı büyük düşünür ve şair Sezai Karakoç’u da anarak, onun “İpekten sedirlerinde Kur’an okunan, açık pencerelerinden gül dolan bir şehir” olarak tasvir ettiği Diyarbakır’ı “kadim kültürümüzün gerdanlığı” olarak niteledi.
“791 hâkim ve savcıyla bir araya geldik”
Anayasa Mahkemesi Başkanı, bölge toplantılarının bugüne kadar İstanbul, Gaziantep, Bursa, Erzurum, İzmir ve Trabzon’da gerçekleştirildiğini, yedincisinin ise Diyarbakır’da yapıldığını belirtti.
“Bu toplantılarda bugüne kadar toplam 791 hâkim ve savcımızla bir araya geldik. Diyarbakır’daki toplantımızda ise adli yargıdan 67, idari yargıdan 36 olmak üzere toplam 103 hâkim ve savcımız bizlerle birlikte olacak.”
Üç temel hedef: Diyalog, iş birliği ve hızlı adalet
Özkaya, toplantıların üç temel amacını şu şekilde sıraladı:
* Yargısal diyaloğun güçlendirilmesi suretiyle Anayasa Mahkemesi ile tüm hâkim, savcı ve mahkemeler arasında etkin ve verimli bir iş birliği tesis etmek,
* Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvurularda verdiği ihlal kararlarının sonuçlarının başvurucular açısından hızlı şekilde somutlaşması için yapılması gerekenleri değerlendirmek,
* Sıkça karşılaşılan ihlal alanlarını analiz ederek adaletin en hızlı ve en üst düzeyde gerçekleşmesini sağlamak.
Toplantının iki gün süreceğini belirten Özkaya, Anayasa Mahkemesi kararlarının objektif ve subjektif etkileri üzerine önemli sunumların yapılacağını da ifade ederek, emeği geçen tüm katılımcılara teşekkür etti.
“600 bini aşkın karar verildi, 81 bin 841 ihlal tespit edildi”
Anayasa Mahkemesi Başkanı Özkaya, bugüne kadar verilen karar sayılarını da paylaştı.
“Mahkememizce bugüne kadar 600.014 karar verilmiştir. Bunların 531.134’ü, kabul edilebilirlik kriterlerinden bir veya birkaçını taşımadığı için ‘kabul edilemezlik’ kararıyla sonuçlanmıştır.”
23 Eylül 2012 tarihinden bugüne kadar 81.841 ihlal kararı verildiğini belirten Özkaya, bu kararların 56.433’ünün ‘makul sürede yargılanma hakkı’na ilişkin olduğunu ve bu dosyalarda başvuruculara manevi tazminat ödenmesine karar verildiğini söyledi.
“Adil yargılanma hakkı, mülkiyet hakkı, ifade özgürlüğü gibi 19 farklı hak grubunda verilen dosya bazlı ihlal kararlarının sayısı 23.914, hak bazlı ihlal kararlarının sayısı ise 25.398’dir. Bugün itibarıyla icra süreci henüz tamamlanmamış 84 karar bulunmaktadır.”
“Bireysel başvuru temyiz değildir”

Bucak, Naturapark ve Mezopotamya Kent Parkı’ndaki Çalışmaları İnceledi
Bucak, Naturapark ve Mezopotamya Kent Parkı’ndaki Çalışmaları İnceledi
İçeriği Görüntüle

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya Diyarbakır’da Konuştu (2)
Kadir Özkaya, bireysel başvuru sisteminin temyiz yolu olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı:
“Anayasa Mahkemesi bireysel başvurularda bir ‘süper temyiz merci’ olarak değil, anayasadan doğan görev ve yetkileri çerçevesinde yalnızca bir hakkın anayasal anlamda ihlal edilip edilmediğini denetleyen bir yargı organıdır. Dolayısıyla bireysel başvuru bir temyiz yolu değildir.”
Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay ve Danıştay arasındaki ilişkinin hiyerarşik değil, anayasal iş bölümüne dayalı olduğunu belirten Özkaya, hak ihlallerinin giderilmesinde öncelikli görevin olağan yargı organlarına ait olduğunu da vurguladı.
“Bireysel başvuru mekanizması, ‘ikincillik ilkesi’ üzerine kuruludur. Mahkememiz her kararında, hak ihlallerini giderme sorumluluğunun kamu gücünü kullanan organlara ait olduğunu hatırlatmaktadır.”
“Farklı görüşler olağan ve demokratik”
Konuşmasının sonunda bireysel başvuru sistemine ilişkin tartışmalara da değinen Özkaya, bu konudaki görüş farklılıklarının doğal olduğunu ifade etti:
“Bireysel başvuru uygulamasının yürürlükte olduğu diğer ülkelerde de benzer tartışmalar yaşanmaktadır. Dolayısıyla ülkemizde bu alanda dile getirilen farklı görüşlerin olağan ve demokratik bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.”
Toplantı iki gün sürecek
Diyarbakır’daki toplantı kapsamında Anayasa Mahkemesi üyeleri, raportörler, Yargıtay ve Danıştay temsilcileri ile akademisyenlerin katılımıyla oturumlar düzenlenecek. Katılımcılar, bireysel başvuru kararlarının uygulanmasında karşılaşılan sorunlar, hak ihlallerinin giderilmesi süreçleri ve mahkeme kararlarının etkileri üzerine değerlendirmelerde bulunacak.

Muhabir: RAMAZAN SEYKAN