Soruşturmanın yeniden hız kazanmasında, Akın Gürlek’in “Güçlüye dokunulmuyor algısını yıkacağız” ve “Dosyayı yürütün, ucu nereye giderse gitsin” yönündeki talimatlarının etkili olduğu belirtiliyor. Bu çıkışın ardından dosya raftan indirildi ve çok yönlü olarak yeniden ele alındı.
7 İlde Eş Zamanlı Operasyon
Tunceli merkezli yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul, Ankara, Antalya, Bursa, Elazığ ve İzmir’de eş zamanlı operasyon düzenlendi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde gerçekleştirilen operasyonda, Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin dosya artık yalnızca “kayıp” değil, “cinayet şüphesi” kapsamında değerlendiriliyor.
Gözaltına alınan 13 kişi arasında, Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ile dönemin Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu öğrenildi.
Kayıp Dosyasından Cinayet Şüphesine
Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolmuş, son olarak öğretmeninin evinden ayrıldıktan sonra minibüsle üniversite istikametine gittiği belirlenmişti. O dönemde yapılan incelemelerde HTS kayıtları, MOBESE görüntüleri ve tanık ifadeleri değerlendirilmiş; son sinyalin Sarı Saltuk Viyadüğü-Dinar Köprüsü hattında alındığı tespit edilmişti. Ancak Uzunçayır Barajı’nda yapılan kapsamlı aramalara rağmen herhangi bir bulguya ulaşılamamıştı.
Yıllar içinde dosyaya giren yeni teknik veriler, tanık beyanları ve bilirkişi raporları ise olayın seyrini değiştirdi. Soruşturma, intihar ihtimalinin ötesine geçerek organize bir suç ve örtbas iddialarını da kapsayacak şekilde genişletildi.
Dijital Deliller ve Gizli Tanık Beyanları
Soruşturmada özellikle dijital veriler önemli rol oynadı. Telefon kayıtları, baz sinyalleri, sosyal medya hareketlilikleri ve para transferleri detaylı şekilde incelendi. Bazı verilerin silinmiş olması ve çelişkili dijital izler, şüpheleri artırdı.
Dosyaya sonradan giren gizli tanık beyanlarının da soruşturmanın yönünü değiştirdiği öğrenildi. Bu beyanların teknik bulgularla desteklenmesi üzerine savcılık harekete geçti.
Şüpheli Hareketler ve Çelişkili İfadeler
Soruşturma kapsamında, başta Zeinal Abakarov olmak üzere bazı şüphelilerin olay günü ve sonrasında çelişkili ifadeler verdiği, bazı kamera kayıtlarının eksik olduğu ya da alınmadığı iddiaları da dosyada yer aldı. Ayrıca bazı yazışmaların silinmiş olması ve sosyal medya mesajlarının dikkat çekici içerikler barındırması, soruşturmanın derinleşmesine neden oldu.
Öte yandan, dosyada kamu görevlileriyle bağlantılı iddiaların da incelendiği, bazı şüphelilerin nüfuz kullanarak süreci etkilemiş olabileceği yönünde değerlendirmelerin yapıldığı ifade edildi.
700 Saatlik Görüntü Yeniden İncelendi
Soruşturma kapsamında daha önce incelenmeyen ya da sınırlı değerlendirilen yaklaşık 700 saatlik MOBESE görüntüsü yeniden analiz edildi. Uzman ekipler tarafından yapılan detaylı incelemeler sonucunda olay günü adım adım yeniden kurgulanırken, yeni şüpheli bağlantılar da ortaya çıkarıldı.
“Ucu Nereye Giderse Gitsin” Talimatı
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in “Kamu görevlisi karıştıysa onun da üzerine gidilsin” yönündeki talimatı, soruşturmanın kapsamının genişletilmesinde önemli rol oynadı. Ankara kulislerinde bu yaklaşımın, yalnızca bu dosya için değil, benzer nitelikteki tüm soruşturmalar açısından kritik bir dönüm noktası olduğu değerlendiriliyor.
Yıllardır kamuoyunda büyük yankı uyandıran Gülistan Doku dosyasında atılan bu adım, adalet arayışında yeni bir sürecin başlangıcı olarak görülüyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında elde edilecek bulguların, dosyanın seyrini tamamen değiştirmesi bekleniyor.




