Gelişen teknoloji ve seri üretim hatları pek çok geleneksel sanatı yok olma noktasına getirse de, Diyarbakır'da asırlık ahşap işlemeciliği sanatı varlığını korumayı sürdürüyor. Kentin kültürel kimliğinin önemli bir parçası olan bu zanaat sayesinde, günümüzde halen tamamen el işçiliğine dayalı ahşap kapı ve beşik üretimi yapılıyor. Devasa fabrikaların seri üretim hatlarına karşı koyan zanaatkarlar, her bir ürüne alın teri ve göz nuru katıyor.
Ustaların ellerinden çıkan el yapımı ahşap kapılar, özellikle tarihi ve modern mimari anlayışı harmanlayan özel yapılarda kendine yer buluyor. Nostaljiyi modern tasarımlarla buluşturan bu kapılar, yapılara estetik ve karakteristik bir değer katarken, geçmişte her evde bebekler için kullanılan geleneksel ahşap beşikler de koşullara karşı geliyor. Günümüz yaşam şartlarında işlev değiştiren bu beşikler, artık daha çok dekoratif amaçlı nostaljik birer obje veya anlamlı birer hediyelik eşya olarak büyük ilgi görüyor.
Diyarbakır’ın ahşap işlemeciliği, fabrikasyon ürünlere karşı el emeğinin ve özgünlüğün gücünü temsil etmeye devam ederken, ustlar ise son nesil olmaktan yakınıyor. Sur içi bölgesinin mahallelerinden biri olan Dabanoğlu Mahallesinde birkaç ustanın maharetli ellerinden çıkan ürünler artık kendini ortaya çıkaran çırakların eli ile yontulmuyor. zanaatkar olmanın ayrıcalıklı bir durum olduğunu belirtirten ustaların ortak düşüncesi ise " 10 kişi dahi bu sokakta kalmadı. El emeği, fabrikasyon ürüne yenildi. Biz son temsilciyiz. İlerleyen yıllarda bu sokakta el zanaatkarlığı ahşap kapı ve beşik bulmak imkansız hale gelecek" şeklinde konuşarak durumdan yakındıklarını ifade etti.
Son olarak, tarihi dokuyu modern mekanlara taşıyan kapılar ve kültürel birer anı haline gelen beşiklerinde ilerleyen zamanda tamamen fabrikasyon hale geleceği değerlendiriliyor.