Küresel ısınmanın etkisiyle dünyanın birçok bölgesinde kuraklık riski artarken, Van Gölü Havzası bu yıl aldığı yoğun yağışlar sayesinde olası bir kuraklıktan korundu.
Geçen yıl son 70 yılın en kurak dönemlerinden birini yaşayan havzada, bu yıl etkili olan yağışlar göl, baraj ve akarsuları yeniden canlandırdı.
Yağışlarla kuruma noktasına gelen birçok sulak alanda su seviyeleri yükselirken, kuruyan bazı küçük göller yeniden su tutmaya başladı. Son yıllarda kıyılarında belirgin çekilme yaşanan Van Gölü'nde de su seviyesinde artış gözlendi.
Yağışlar, yılın her döneminde birçok türden binlerce kuşa ev sahipliği yapan Van Gölü Havzası'ndaki doğal yaşamı ve ekosistemi de olumlu etkiledi.
"Ekosistem harika bir şekilde işlemeye başladı"
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, bu yılki yağışların Van Gölü Havzası açısından kritik bir rol oynadığını söyledi.
Dünyada etkisini sürdüren El Nino'nun okyanuslardaki sıcaklığı artırarak hava sıcaklığının yükselmesine neden olduğunu belirten Alaeddinoğlu, bu etkinin gelecek yıllarda da devam edeceğine yönelik bilimsel öngörülerin bulunduğunu ifade etti.
Doğu Anadolu Bölgesi'nin son yıllarda sıcak hava dalgalarından daha fazla etkilenmeye başladığına dikkati çeken Alaeddinoğlu, "Bugünlerde ülkenin farklı bölgelerinde 35, 36, 39, zaman zaman 40 santigrat derece sıcaklıklar görmeye başladık. Bu şu anlama geliyor. Sıcaklıklar artmaya devam edecek. El Nino ilk ortaya çıktığında bu yıl için üç aylık bir süreç olarak öngörüldü. Sonra bu süreç altı aya yayıldı. Son raporlar ve açıklamalar, okyanuslardaki sıcaklık artışının 2027'yi bile etkileyebilecek, hatta 2028'e kadar sürecek bir etki yaratabileceğini gösteriyor." diye konuştu.
El Nino ile sıcak hava dalgalarının sayısının daha da artmasının öngörüldüğünü belirten Alaeddinoğlu, "Eğer bu yıl pozitif anlamdaki yağış değişimini yaşamasaydık, muhtemelen El Nino ile gelen sıcak hava dalgaları üzerimizde çok daha etkili olacaktı ve çok daha sıkıntılı bir süreç yaşayacaktık. Yoğun yağışlarla olası bir kuraklığın önüne geçildi. Hem barajlarımızın hem yer altı su kaynaklarımızın hem de göllerin sularla dolması havza açısından pozitif bir katkı sunuyor. Havzanın tamamına baktığınızda ekosistem harika bir şekilde işlemeye başladı." ifadelerini kullandı.
"Yaşanan artışla yer altı su kaynaklarının beslenmesi büyük ölçüde sağlandı"
Geçen yıl sonlarından itibaren başlayan yağışlı periyodun, havzanın uzun yıllara ait verilerinden farklı bir tablo ortaya çıkardığını vurgulayan Alaeddinoğlu, bu durumun havzanın tamamı, bölge ve Türkiye açısından önemli bir kazanım olduğunu dile getirdi.
Van Gölü Havzası'nın son birkaç yıldır su sorunu, yağışlardaki azalma ve buharlaşmanın şiddeti gibi konularla gündeme geldiğini anımsatan Alaeddinoğlu, bu yıl yağışlardaki artışın zaman zaman istenmeyen olaylara yol açsa da genel olarak havzada ve bölgenin tamamında olumlu etki oluşturduğunu belirtti.
Havza genelinde, kış aylarında yağışların yoğunluklu kar şeklinde gerçekleştiğini anlatan Alaeddinoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu yağış havza açısından çok değerlidir çünkü karın topraktaki yolculuğu yağmurdan çok farklıdır, daha yavaştır. Günde metrelerle ifade edilir, bazen bu yağışın topraktaki yolculuğu yıllar sürebilir. Kar örtüsü eriyerek toprağa karışır ve derinlere doğru ilerler. Bu durum, toprağın yer altı su seviyesini ve su kapasitesini artırır. Yaşanan artışla yer altı su kaynaklarının beslenmesi büyük ölçüde sağlandı. Yüksek kesimlerdeki kar, yer altı su kaynaklarını, yüzeye çıkan kaynak sularını ve akarsuları besledi. Hem karların erimesinin etkisi hem de akarsuların akışa geçmesiyle göllerin seviyesinde iyileşmeler oldu. Başka bir durum daha ortaya çıktı. Sadece bu yıl için değil, toprağın içindeki bu yolculuk uzun süreceği için karların erimesi yer altı sularını beslemeye devam edecek ve bu etki 2027'ye kadar uzanarak Van Gölü Havzası'ndaki kaynakların beslenmesini sürdürecek."

Kaynak: AA