Elazığlı Hakan Özoğulları (48), şehir hayatını geride bırakarak yaşamını sürdürdüğü tarihi Harput Mahallesi'ndeki bahçesini turistik işletme olarak gelir sağlamak yerine sahipsiz hayvanlara yuva yaptı.
Uzun yıllar ekskavatör operatörü olarak farklı illerde çalıştıktan sonra şehir hayatından yorulup memleketi Elazığ'a dönen Özoğulları, Harput Mahallesi'nde babasından kalan 7 dönüm bahçeye yaptığı 30 metrekarelik evinde 14 yıldır yalnız yaşıyor.
Bahçesinin bir bölümünde ceviz de yetiştiren Özoğulları, gördüğü bir rüyadan etkilenerek bahçesine gelen sahipsiz kedilerle ilgilenmeye başladı.
Sonraları bahçesine misafir olan köpek, sincap, serçe, güvercin, keklik, tilki gibi hayvanlara da yem ve mama veren Özoğulları, dağlık alandan taşıdığı taşlarla bahçesine şömineli ve havuz manzaralı barınak, ahşaptan kulübeler, yemlikler, oturma ve dinlenme alanları ile çardak yaptı.
Çok sayıda balığın yüzdüğü özel havuz ile akarsu ve şelalenin de bulunduğu bahçesini, yetiştirdiği ağaçlar ve çiçeklerle adeta huzur adasına dönüştüren Özoğulları, bazı girişimcilerin, yüksek gelir getirecek turistik işletme kurma tekliflerini geri çevirerek yaşam alanını hayvanlarla paylaşmayı tercih etti.
Aradığı huzuru baba yadigarı bahçesinde bulan Özoğulları, "evladı" olarak gördüğü hayvanlarla içe içe yaşam sürüyor.
"Bahçemde çocuklarımla mutluyum"
Hayvansever Özoğulları, uzun yıllar gurbette çalıştığını ancak şehir hayatında iç huzuru bulamadığı için yıllar sonra memleketine dönüp bahçesine yaptığı 30 metrekarelik evde yaşamaya başladığını söyledi.
Bu süreçte gördüğü bir rüyadan etkilenerek bahçesini sahipsiz hayvanlarla paylaştığını anlatan Özoğulları, "Biraz birikimim vardı, bahçedeki düzenlemeleri kendi emeğimle yaptım. Dağlık alandan taş toplayıp kedilere barınak yaptım, taştan duvarlar ördüm, ağaç diktim. Bahçemde 40'ı aşkın kedi ve birkaç sahipsiz köpek ile güvercin, keklik, serçe, kış aylarında gelen tilki gibi hayvanların yem ve mama ihtiyacını karşılıyorum. Bahçede kediler için özellikle kış aylarında barınmaları için yaşadığım evden çok daha büyük şömineli ve havuz manzaralı taştan barınak da yaptım." dedi.
Özoğulları, 14 yıl boyunca sadece 3 ayda bir berbere gitmek için evden çıktığını, geri kalan tüm zamanlarını bahçesinde geçirdiğini belirterek, hayvanlar ve ağaçlarla ilgilendiğini kaydetti.
Çok emek verdiği bahçesinin doğal bir güzelliğe kavuştuğunu anlatan Özoğulları, "Bahçem Fethi Ahmet Baba Türbesi'nin yakınında. Bahçemdeki güzellikler türbeye gelen insanların da dikkatini çekmeye başladı. Burada turizm amaçlı ticari işletme yapmak isteyenler oldu. Hayvanların huzuru ve rahatı bozulmasın diye kabul etmedim. Evli değilim, çocuğum yok. Bu hayvanlarda evlat sevgisini gördüm. Kendi çocuğum olsaydı ancak bu kadar severdim. Kimseye zararımız yok, kimseye dokunmuyoruz. Burası bizim mülkümüz, bahçemde çocuklarımla mutluyum." diye konuştu.
Özoğulları, gelen teklifleri kabul etmediği için kendisini yadırgayanların olduğunu belirterek, "Her şeyin para olmadığını, maneviyatın da var olduğunu, bu mahlukatların da yaşama hakkı olduğunu öğrenmeye, kabullenmeye başladılar." ifadesini kullandı.
Güvenli ve huzurlu olduğu için hayvanların bahçesinde toplandığını anlatan Özoğulları, şunları kaydetti: "Elimden geldiği kadar hayvanlara bakmaya çalışıyorum ama bazen yetersiz kalıyor muyuz? Evet kalıyoruz. Çünkü kışın keklikler dahi geliyor. Her yer kar olunca yiyecek bulamayıp geliyorlar. Onlar için bahçeye buğday dökmek zorunda kaldım. Burada tek yaşayan insan benim. İmkanım olsa daha fazla hayvana bakarım. Hayvanlar için elimden geleni yapmaya çalışıyorum."

Kaynak: AA