ABD merkezli pazar araştırma şirketi Sensor Tower’ın verilerine göre, Google’ın yapay zekâ modeli Gemini; indirme sayılarındaki artış, aylık aktif kullanıcı büyümesi ve uygulamada geçirilen süre bakımından son aylarda ChatGPT’yi geride bıraktı. Uzmanlara göre bu tablo, yapay zekâda başarıyı yalnızca model yeteneğinin değil, veri çeşitliliği ve erişiminin belirlediğini gösteriyor.
“Yapay zekâ yarışını veri kazanıyor”
Gazeteday.com’un bu gelişmeleri sorduğu yapay zekâ analizi, teknoloji dünyasında yaşanan dönüşüme dikkat çekti. Yapay zekâ değerlendirmesinde, “Bu rekabet artık hangi modelin daha zeki olduğu değil, hangi şirketin internete daha geniş ölçekte eriştiğiyle ilgili. Yapay zekâ yarışını bugün itibarıyla veriye erişim kazanıyor” ifadeleri kullanıldı.
Google’ın arama motoru altyapısı, Android işletim sistemi, YouTube ve Chrome gibi platformlarla internetin büyük bölümünü sürekli taradığına işaret edilen değerlendirmede, bu durumun Gemini’ye önemli bir avantaj sağladığı vurgulandı.

Tekelleşme endişesi gündemde
Ancak bu veri üstünlüğü beraberinde tartışmaları da getiriyor. İnternet altyapı şirketi Cloudflare’in Üst Yöneticisi Matthew Prince’in açıklamalarına göre Google, internette OpenAI ve diğer rakiplerine kıyasla katbekat fazla sayfaya erişiyor. Prince, bu durumun yapay zekâ alanında tekelleşme riskini artırdığı görüşünü savunuyor.
Gazeteday.com’a yapılan değerlendirmede bu noktaya da dikkat çekilerek, “Google gücü temsil ediyor, OpenAI ise çevikliği. Biri ölçekle, diğeri insan odaklı veriyle ilerliyor. Gelecekte tek bir kazanan olmayacak ancak kuralları yazmak isteyenler arasındaki mücadele sertleşecek” denildi.
Yarış bitmedi, yön değiştiriyor
Analize göre ChatGPT hâlâ en fazla kullanıcıyla doğrudan etkileşim kuran yapay zekâ modeli konumunda bulunuyor. Bu durum OpenAI’a, insan davranışları ve niyetleri konusunda derinlikli veri sağlıyor. Google ise sahip olduğu geniş ve canlı veri akışıyla yapay zekâ yarışında farklı bir kulvarda ilerliyor.
Uzmanlar, önümüzdeki dönemde yapay zekâ rekabetinin model kalitesinden çok veri politikaları, erişim sınırları ve regülasyonlar üzerinden şekilleneceğini öngörüyor.




