"İstila Demek İçin Dışarıdan Gelmesi Gerekir"
Dünya genelinde 10 binden fazla, Türkiye'de ise 150'den fazla çekirge türü yaşadığını hatırlatan Prof. Dr. Özkan, toplumsal korkunun yersiz olduğunu belirtti. Özkan, "Bir duruma 'istilacı' diyebilmemiz için o türün Türkiye'de yaşamayan, dışarıdan gelen egzotik bir canlı olması gerekir. Mevcut böcekler bizim yerli türümüzdür. Bu yüzden tarım üreticilerimizin korkmasına gerek yok. Ancak yine de tarlalar sürekli gözlemlenmeli ve ekonomik zarar eşiği aşılırsa müdahale edilmelidir" dedi.
Çoğalmanın Arkasında Sıcaklık ve Yağış Var
Çekirgelerin soğukkanlı canlılar olması sebebiyle hava değişimlerinden doğrudan etkilendiğini ifade eden Özkan, bu ani artışın iki temel sebebini iklimsel faktörler olarak sıraladı:
Hava sıcaklıklarındaki ani yükseliş (1 derecelik artış bile popülasyonu 3 ila 5 kat büyütebilir).,Mevsimsel yağışlar ve nem oranındaki artış.
Küresel iklim değişikliği ve ekolojik dengenin bozulmasının bu tarz ani popülasyon dalgalanmalarına yol açtığına dikkat çeken Özkan, karbon salınımının azaltılması ve çevrenin korunması gerektiğinin altını çizdi.
"Evlerde Bilinçsiz İlaç Kullanmayın"
Çekirgelerin insanlara saldırmadığını ve zehirli olmadıklarını belirten Özkan, vatandaşlara şu uyarılarda bulundu:
Fiziksel Koruma: Çekirgelerin evlere girmesini engellemek için sineklik tercih edilmeli.
Kimyasal Tehlike: Evde görülen tek tük çekirgeler için hemen tarım ilacına başvurulmamalı. Bilinçsiz ilaçlama, böceklerin kimyasallara karşı direnç kazanmasına neden olur.
Doğal Denge: Bölgede çekirgelerle birlikte martı ve karga gibi kuşların sayısının da arttığı gözlemlendi. Kuşlar çekirgelerle beslenerek ekolojik dengeyi 10-15 gün içinde yeniden sağlayacaktır.
Prof. Dr. Cem Özkan, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın süreci yakından takip ettiğini ve panik yapılacak bir durum olmadığını belirterek, hava şartlarının normale dönmesiyle birlikte çekirge yoğunluğunun da azalacağını sözlerine ekledi.