Sektör uzmanları, yapay zekanın ve dijital dönüşümün dünya genelinde milyonlarca yeni istihdam yaratacağını belirtirken, asıl sorunun yapay zekanın işleri elden alması değil, bu teknolojiyle birlikte çalışabilecek becerilere kimin sahip olacağı olduğunu vurguluyor. Türkiye'nin güçlü mühendislik altyapısı ve genç nüfusuyla bu alanda bölgesel bir merkez olma potansiyeli taşıdığı ifade ediliyor.Uzmanlar, adaylara tıp, hukuk, psikoloji veya işletme gibi hangi bölümü seçerlerse seçsinler kendilerini mutlaka yapay zeka alanında geliştirmelerini tavsiye ediyor; çünkü gelecekte sadece bu teknolojiyi geliştiren mühendisler değil, onu iş süreçlerine entegre edebilen doktorlar, avukatlar ve finans uzmanları büyük avantaj sağlayacak. Yapay zekanın güvenli, şeffaf ve insan odaklı ilerleyebilmesi için sosyoloji, psikoloji, hukuk ve siyaset bilimi gibi disiplinler arası alanlara duyulan ihtiyaç da her geçen gün artıyor. Yeni dönemde şirketlerin yalnızca mezun olunan üniversiteye bakmayacağı; adayın ürettiği projelere, açık kaynak kodlu çalışmalara katılımına, uluslararası sertifikalarına, yabancı diline ve analitik düşünme becerisine odaklanacağı belirtiliyor. Sağlıktan savunmaya, finanstan tarıma kadar her sektörün yapay zekayla dönüştüğü bu dönemde, başarıya ulaşmak için güçlü bir matematik altyapısı ve sürekli öğrenme isteği en kritik yetkinlikler olarak öne çıkıyor.
Üniversitelerde Yapay Zeka bölümleri açıldı
2026-YKS sonuçlarının açıklanmasının ardından üniversite adayları, 29 Temmuz Çarşamba gününden itibaren başlayacak tercih süreci için gözlerini geleceğin mesleklerine çevirdi. Teknolojik dönüşümün etkisiyle son üç yılda yapay zeka ve bilişim alanında 81 yeni program açan YÖK; bu yıl tercih kılavuzuna tarih ve yapay zeka, felsefe ve yapay zeka, siber güvenlik, dijital oyun teknolojileri ile mobil güvenlik teknolojileri gibi 16 yeni alan daha ekledi.
Bunlar da ilginizi çekebilir