Şimşek, Türkiye'nin yaklaşık 40 yıl süren çatışmalı süreçte ağır bedeller ödediğini ifade ederek, yaşanan can kayıpları ve ekonomik zararların toplum üzerinde derin izler bıraktığını söyledi.
Ekim 2024'te "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda başlatılan silahsızlanma, görüşme ve diyalog sürecinin önemli bir fırsat sunduğunu belirten Şimşek, yaklaşık iki yıldır can kayıplarının yaşanmamasının toplum adına büyük bir kazanım olduğunu dile getirdi.
"Toplumsal barış için Meclis sorumluluk almalı"
Sürecin toplum yararına daha anlaşılır, kalıcı ve kapsayıcı hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Şimşek, sivil toplum kuruluşları, demokratik kitle örgütleri, vakıflar ve kanaat önderlerinin süreci sahiplenerek kamuoyunun dikkatini TBMM'de yapılacak yasal düzenlemelere yönlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Toplumsal Mutabakat Derneği'nin sürecin ilk gününden itibaren çeşitli platformlarda görüşlerini kamuoyuyla paylaştığını belirten Şimşek, kalıcı barışın sağlanabilmesi için geçmişte yaşanan acılarla yüzleşilmesi, toplumsal helalleşme ve birlikte yaşama kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
"Siyasi mutabakat sağlanmalı"
Şimşek, demokratikleşme sürecinin ilerleyebilmesi için siyasi partilerin TBMM çatısı altında uzlaşma sağlamasının önemine dikkat çekerek, cezai, ekonomik, siyasal ve kültürel alanlarda yapılacak yasal düzenlemelerin toplumsal barışı güçlendireceğini ifade etti.
Açıklamasında sosyal demokrat milletvekillerine de çağrıda bulunan Şimşek, çözüm sürecine ilişkin net ve yapıcı bir tutum sergilenmesinin, demokratik reformlara katkı sunulmasının önemli olduğunu belirtti.
İnsani düzenleme çağrısı
Mahmut Şimşek, ağır hasta tutuklular, 17 yaş altındaki çocuklar ve kadınlara yönelik insani düzenlemelerin değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, topluma dönüş yapacak kişilerin rehabilitasyon süreçlerinin gönüllü entegrasyon ve eşit vatandaşlık ilkesi çerçevesinde yürütülmesinin toplumsal güveni artıracağını savundu.
"Demokrasi ve barış için ortak sorumluluk"
Açıklamasının sonunda "Terörsüz Türkiye" sürecinin silahsızlanma, dönüş, entegrasyon ve demokratikleşme ekseninde ilerlemesi gerektiğini belirten Şimşek, yeni anayasa süreci de dahil olmak üzere demokratik reformlara katkı sunmanın tüm kesimlerin ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti.
Şimşek, Toplumsal Mutabakat Derneği olarak sürecin Meclis'te, sokakta ve toplumun tüm kesimlerinde sahiplenilmesi gerektiğine inandıklarını sözlerine ekledi.




