Asırlar boyunca farklı devletlerin egemenliği altında bulunması nedeni ile Diyarbakır birçok tarihi ve kültürel nitelikteki esere ev sahipliği yapıyor. Bu eserlerin bir kısmı günümüze ulaşırken, büyük bir kısmı uzun yıllar önce ortadan kayboldu. Diyarbakır’a gelen yerli ve yabancı misafirleri karşılayan tarihi yapıların çoğunluğu ise Sur içi bölgesinde yer alıyor.

Zamana ve koşullara meydan okurcasına halen varlığını koruyan yapılar arasında hanlar, hamamlar, kervansaraylar ve çeşmeler bulunuyor. Ancak konaklama alanlarına göre çeşmeler gereken özenden uzak bir şekilde ayakta kalmaya direniyor. Bu çeşmelerden biride türkülere konu olan Mardin Kapı bölgesindeki Sultan Şuca çeşmesi oluyor.

Sultan Şuca Çeşmesi 2

Çeşme Hicri takvime göre 605, Miladi takvime göre ise 1208 yılında Sultan Şuca tarafından sebil kültürü gereğince ve Diyarbakırlıların su ihtiyacının karşılanması nedeni ile yaptırılmıştır. 8 asırdan fazladır varlığını koruyan ve su akan çeşme, günümüzde aslına uygun şekilde olmadan hizmet veriyor.

Sur Müftülüğü Personeline İlk Yardım Eğitimi Veriliyor
Sur Müftülüğü Personeline İlk Yardım Eğitimi Veriliyor
İçeriği Görüntüle

çeşmenin asıl yapısında su oluğu yer alıyor ve oluktan kesintisiz şekilde su akıyormuş. Günümüzde ise çeşmede oluk yerine, plastik malzeme kullanılıyor. Vatandaşlar, plastik malzemenin hem tarihi çeşmenin aslına ters düştüğünü, hem de estetik açıdan uygun olmayan görüntünün oluşmasına neden olduğunu düşünürken, çeşmenin plastik malzemelerden arındırılmasını gerekli görüyor.

Kaynak: NAİM DEMİR