Sınavlar Bitti, Yarış Bitmedi


LGS bitti. YKS de geride kaldı. Milyonlarca öğrenci derin bir nefes aldı. Peki gerçekten biten ne?
Aslında sınavlar bitti ama yarış bitmedi. Çünkü bu ülkede çocuklara daha ilkokul sıralarında öğretilen ilk şey; kendilerini tanımak değil, başkalarını geçmek oluyor.
Daha oyun çağındaki çocuklar deneme sınavlarıyla tanışıyor. Karneler, başarı sıraları ve puanlar çocukların karakterinden, hayallerinden ve yeteneklerinden daha önemli hale geliyor. Çocuklara "Sen neyi seviyorsun?" diye sormadan önce, "Kaç net yaptın?" diye soruyoruz.
Sonra LGS geliyor.
İyi bir liseye girmek için yıllarca süren bir maraton...
Ardından YKS...
Bu kez hedef iyi bir üniversite. Sonra iyi bir bölüm, iyi bir meslek...
Hayatın her aşaması yeni bir yarışa dönüşüyor.
En iyi okul, en iyi üniversite, en iyi iş, en yüksek maaş, en büyük ev, en lüks araba...
Sanki mutluluk da başarı da sadece bunlardan ibaretmiş gibi...
Oysa eğitim sisteminin amacı çocukları birbirleriyle yarıştırmak değil, onların yeteneklerini keşfetmelerini sağlamak olmalıdır. Her çocuğun aynı alanda başarılı olması beklenemez. Kimi sanatla, kimi sporla, kimi bilimle, kimi zanaatla topluma değer katar. Ama biz yıllardır tek tip başarı tanımı dayatıyoruz.
Bu yüzden büyüdüğümüzde de yarışmayı bırakmıyoruz. İş arkadaşımızla, komşumuzla, akrabamızla, hatta bazen en yakın dostlarımızla bile görünmez bir rekabet içinde yaşıyoruz. Çünkü çocukken bize hayatın bir yarış olduğu öğretildi.
Belki de artık şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:
Biz çocuklarımızı hayata mı hazırlıyoruz, yoksa hiç bitmeyecek bir rekabete mi?
Sınavlar elbette olacak. Ancak çocukların geleceğini birkaç saatlik sınavlara sığdıran, onları daha küçük yaşta kaygı ve rekabetle tanıştıran bir sistemi yeniden düşünmek zorundayız.
Çünkü kaybettiğimiz sadece sınavlar değil; çocukluğun neşesi, merak duygusu, özgüven ve en önemlisi de her çocuğun kendine özgü yeteneğini keşfetme fırsatıdır.
Belki de gerçek başarı, herkesi aynı çizgide koşturmak değil; her çocuğun kendi yolunda yürüyebilmesine imkân tanımaktır