Konuşmasına bölgedeki mevcut atmosferi değerlendirerek başlayan Şimşek, devlet erkanının ve iktidarın Diyarbakır başta olmak üzere bölgeye odaklandığı bir sürecin yaşandığını ifade etti. Yerelde daha barışçıl ve güvenli bir ortamın arandığını dile getiren Şimşek, halkın ise süreci temkinli bir sessizlik içinde takip ettiğini söyledi. Sürecin zaman zaman yavaşladığını ancak umutların canlılığını koruduğunu vurguladı.
“Demokrasi İçin Net ve Cesur Tutum Şart”
Daha önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmaya da değinen Şimşek, kurulması planlanan komisyonun görevleri, hazırlayacağı raporlar ve siyasi partilerin süreçteki tutumlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Barış, demokrasi ve eşit vatandaşlık kavramlarının altını çizen Şimşek, özellikle sosyal demokrat kesimlerin bu süreçte daha net ve cesur bir duruş sergilemesi gerektiğini belirtti. Şimşek, demokratikleşmenin gelişmesi için tüm kesimlerin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
HÜDAPAR ve DEM’e Çağrı
Bölge siyasetinde etkili olmak isteyen partilere de mesaj veren Şimşek, HÜDAPAR ve DEM Parti için dikkat çeken ifadeler kullandı. Şimşek, her iki partinin de kendi ideolojik yaklaşımlarını bölge halkının ortak menfaatlerinin önüne koymaması gerektiğini belirterek, “Sahada da barışık bir duruş sergilenmeli” çağrısında bulundu.
Ortadoğu Uyarısı: “Türkiye Temkinli Olmalı”
Konuşmasında uluslararası gelişmelere de değinen Şimşek, ABD’nin Ortadoğu politikalarına dikkat çekti. Körfez ve kara hattı üzerinden İran’a yönelik olası bir müdahalenin NATO’nun tutumuna bağlı olduğunu ifade eden Şimşek, böyle bir senaryonun Türkiye’yi de zor bir tercih süreciyle karşı karşıya bırakabileceğini söyledi. Türkiye’nin geçmişteki stratejik duruşuna benzer şekilde, olası “kirli savaş” senaryolarına karşı temkinli hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Yoğun Katılımlı Söyleşi
Programın soru-cevap bölümünde katılımcılar, sürece dair merak ettikleri konuları dile getirdi. Oldukça verimli geçen söyleşiye, Toplumsal Mutabakat Derneği üyeleri Aziz Polat, Nurullah Eza, Tuba S. Parlamış, Zeynep Balçık ve Muhammed Nihad Evirgen de katıldı.
Toplantı, bölgedeki barış ve demokratikleşme sürecine dair farklı bakış açılarını bir araya getirirken, sivil toplumun süreçteki rolünü bir kez daha gözler önüne serdi.




