Dernek, kadına yönelik şiddetin yalnızca bireysel bir sorun olmadığını, aynı zamanda bağımlılık, toplumsal eşitsizlikler ve küresel ölçekteki sömürü düzeniyle bağlantılı olduğunu vurguladı.

Dernek tarafından yapılan açıklamada, kadın derneklerinin sadece bireysel şiddet vakalarına karşı değil, aynı zamanda bu şiddeti besleyen toplumsal ve küresel dinamiklere karşı da duyarlı olması gerektiği ifade edildi. Kadınların ve kız çocuklarının maruz kaldığı istismar ve şiddetin sistematik bir zihniyetin ürünü olduğu belirtildi.

Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet Verileri

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre kadına yönelik şiddetin Türkiye’de ciddi bir toplumsal sorun olmaya devam ettiği ifade edildi. Verilere göre kadınların yüzde 56’sı fiziksel, yüzde 42’si psikolojik ve yüzde 38,3’ü ise cinsel şiddete maruz kalıyor.

Şiddete uğrayan kadınların yüzde 39,5’i bu şiddeti eşi veya birlikte olduğu kişiden görüyor. Ekonomik şiddetin büyük ölçüde aile üyelerinden kaynaklandığı, ısrarlı takip ve dijital şiddetin ise çoğunlukla yabancılar tarafından gerçekleştirildiği belirtiliyor.

Bağımlılık Şiddeti Tetikliyor

Yeşil Yıldız Bağımlılıklarla Mücadele Derneği’nin uzun süredir üzerinde çalıştığı bağımlılık ve şiddet ilişkisine de dikkat çekildi. Açıklamada alkol, madde ve kumar bağımlılıklarının aile içi şiddetin önemli tetikleyicileri arasında yer aldığı ifade edildi.

Buna göre ağır alkol kullanan erkeklerin partnerlerine şiddet uygulama ihtimali 4 ila 6 kat artarken, madde kullanan erkeklerde bu risk 2 ila 3 kat yükseliyor. Kumar bağımlılığının ise aile içi şiddet oranlarını yüzde 30 ila 50 oranında artırabildiği belirtiliyor.

Kadın Cinayetleri Verileri

Açıklamada kadın cinayetlerine ilişkin verilere de yer verildi. Buna göre 2024 yılında 394 kadın öldürüldü, 259 kadın ise şüpheli şekilde hayatını kaybetti. 2025 yılında ise en az 297 kadın cinayeti işlendiği, 94 kadının da şüpheli şekilde hayatını kaybettiği ifade edildi.

2026 yılının Şubat ayında ise 23 kadının öldürüldüğü, 29 kadının ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdiği belirtildi.

Veriler, kadın cinayetlerinin çoğunlukla kadınların kendi hayatlarına dair karar alma iradeleriyle bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. 2024 yılında öldürülen kadınların 111’inin boşanmak veya barışmayı reddetmek nedeniyle hayatını kaybettiği belirtilirken, 2025 yılında 59 kadının boşandığı erkek tarafından, 30 kadının ise ayrılmak istediği erkek tarafından öldürüldüğü ifade edildi. Kadınların çoğunlukla kendi evlerinde, ateşli silahlarla ve tanıdıkları erkekler tarafından öldürüldüğüne dikkat çekildi.

Küresel Gelişmelere Dikkat Çekildi

Yeşil Yıldız Derneği açıklamasında dünyada kadın ve çocukların maruz kaldığı şiddet olaylarına da değinildi. Gazze’de yaşanan saldırılarda on binlerce insanın hayatını kaybettiği, ölenlerin büyük bölümünün kadınlar, çocuklar ve yaşlılardan oluştuğu ifade edildi.

Ayrıca ABD’de kamuoyuna yansıyan Jeffrey Epstein dosyasında yüzlerce kadın ve kız çocuğunun sistematik istismara maruz kaldığının ortaya çıktığı hatırlatıldı. İran’ın Minab kentinde bir kız okuluna düzenlenen saldırıda ise çok sayıda kız öğrencinin hayatını kaybettiği belirtilerek, savaşların ve çatışmaların en ağır bedelini kadın ve çocukların ödediği vurgulandı.

Kadın Örgütlerine Dayanışma Çağrısı

Dernek açıklamasında kadın örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarına da çağrıda bulunuldu. Kadına yönelik şiddete karşı mücadelede toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekilerek, küresel ölçekte kadınları ve çocukları hedef alan tüm şiddet biçimlerine karşı ortak bir tutum geliştirilmesi gerektiği ifade edildi.

Çözüm Önerileri

Yeşil Yıldız Bağımlılıklarla Mücadele Derneği, kadına yönelik şiddetin ve bağımlılığın önlenmesi için çeşitli önerilerde de bulundu.

Buna göre aile hekimlikleri bünyesinde psikososyal danışma merkezlerinin kurulması, bağımlılık ve şiddet riskinin yüksek olduğu bölgelerde erken müdahale programlarının başlatılması gerektiği vurgulandı.

Ayrıca kadınların ve bağımlı bireylerin kolayca ulaşabileceği kamusal danışma ve rehabilitasyon merkezlerinin oluşturulması, dijital platformlarda kumar ve bahis bağımlılığına karşı yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

“Kadınlar Yalnız Değildir”

Diyarbakır’da  ilaçlama çalışması başladı
Diyarbakır’da ilaçlama çalışması başladı
İçeriği Görüntüle

Açıklamanın sonunda ise şu ifadeler yer aldı:

“Kadınların güven içinde yaşayabildiği, bağımlılıkların yıkıcı etkilerinden korunabildiği bir toplum için mücadelemizi sürdüreceğiz. 8 Mart; adalet, eşitlik ve yaşam hakkı mücadelesinin günüdür. Dünyanın neresinde olursa olsun hiçbir kadın ve kız çocuğu yalnız değildir.”

Kaynak: BÜLTEN