Tanrıkulu, önergesinde Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından yanıtlanmak üzere çok sayıda soru yöneltti.
Tanrıkulu, 7418 sayılı Kanun ile TCK’ya eklenen ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu”nu düzenleyen 217/A maddesinin, yasalaşma sürecinde gazetecileri etkilemeyeceği yönünde savunulduğunu hatırlattı. Ancak uygulamada başta gazeteciler olmak üzere birçok kişi hakkında soruşturmalar açıldığını, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin uygulandığını belirtti.
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin (MLSA) verilerine de dikkat çeken Tanrıkulu, açılan davaların büyük bölümünün gazetecilerden oluştuğunu ifade ederek, söz konusu düzenlemenin basın ve ifade özgürlüğü üzerinde baskı aracına dönüştüğü yönünde ciddi kaygılar bulunduğunu vurguladı.
Önergede ayrıca, Anayasa Mahkemesi kararlarına atıf yapılarak, suçun oluşabilmesi için gerekli şartların birlikte gerçekleşmesi gerektiği hatırlatıldı. Buna rağmen uygulamada bu unsurların somut delillerle ortaya konulmadan işlem tesis edildiği ve tutuklama tedbirine başvurulduğu ifade edildi.
Tanrıkulu, Adalet Bakanı Gürlek’e yönelttiği sorularla; TCK 217/A kapsamında kaç kişi hakkında işlem yapıldığı, bunların ne kadarının gazeteci olduğu, soruşturmalarda hangi somut kriterlerin esas alındığı ve tutuklama tedbirlerinin ölçülülük ilkesine uygun olup olmadığı gibi konularda açıklama istedi.
Anayasa Mahkemesi’nin ilgili kararında da açıkça ifade edildiği üzere, bu suçun oluşabilmesi için: Gerçeğe aykırı bilginin varlığı, bu bilginin ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığı ile ilgili olması, Kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayılması, Failin sırf halk arasında korku, panik veya endişe yaratma saikiyle hareket etmesi şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Ancak uygulamada bu unsurların somut delillerle ortaya konulmadan işlem tesis edildiği ve hatta tutuklama tedbirine başvurulduğu görülmektedir.
Bu bağlamda;
1.TCK 217/A maddesi kapsamında bugüne kadar: Kaç kişi hakkında soruşturma başlatılmıştır? Kaç kişi hakkında dava açılmıştır? Kaç kişi gözaltına alınmış ve kaçı tutuklanmıştır? Bu kişilerden kaçı gazeteci veya medya çalışanıdır?
2.Gazetecilerin bu düzenlemeden etkilenmeyeceği yönündeki TBMM tutanaklarına geçmiş beyanlara rağmen, gazeteciler hakkında bu madde kapsamında işlem yapılmasının gerekçesi nedir?
3.TCK 217/A maddesi kapsamında yürütülen soruşturmalarda; Suçun tüm unsurlarının birlikte gerçekleştiğine dair somut kriterler nelerdir?
4.“Kamu barışını bozmaya elverişlilik” unsuru hangi objektif ölçütlerle değerlendirilmektedir?
5.Failin “sırf halk arasında korku ve panik yaratma saikiyle hareket ettiği” nasıl tespit edilmektedir? Bu konuda yargı mercilerine gönderilmiş herhangi bir genelge veya uygulama birliği sağlayıcı düzenleme var mıdır?
6.TCK’nın 218. maddesinde düzenlenen “basın yoluyla işlenen suçlarda hukuka uygunluk halleri” uygulamada neden dikkate alınmamaktadır? Bu konuda Bakanlığınızın bir denetim veya yönlendirme çalışması bulunmakta mıdır?
7.Anayasa Mahkemesi’nin ilgili kararında açıkça belirtilen suç unsurlarının tamamı oluşmadan işlem tesis edildiği iddiaları hakkında Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir?
8.TCK 217/A kapsamında verilen tutuklama kararlarında; Tutuklama tedbirinin ölçülülük ve son çare olma ilkesi gözetilmekte midir?
9.Bu kapsamda verilen tutuklama kararlarının kaçı üst mahkemelerce kaldırılmıştır?
10.Söz konusu maddenin uygulanmasının basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü üzerinde yarattığı etkiye ilişkin Bakanlığınız tarafından yapılmış bir etki analizi var mıdır?
11.Yasa koyucunun iradesi ile uygulama arasında ortaya çıkan bu farklılığın giderilmesine yönelik bir yasal düzenleme veya uygulama değişikliği planlanmakta mıdır?
12.TCK 217/A maddesinin mevcut haliyle uygulanmasının doğurduğu sorunlar dikkate alındığında, bu maddenin: Kaldırılması veya Daha açık ve sınırlı hale getirilmesi yönünde Bakanlığınızın bir çalışması bulunmakta mıdır?