Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (SHUDER) Diyarbakır Şubesi, KESK Amed Şubeler Platformu, Mezopotamya Psikologlar Derneği (Dermez) ve SES Amed Şubesi 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeni ile basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasında engelli bireylerin yaşadıkları sorunlar gündeme getirilirken, engellilerin sosyal yaşama katılımı için var olan sorunların çözüme kavuşturulması çağrısında bulunuldu.
Basın açıklamasında Diyarbakır ve ülke genelinde engelli bireylerin yaşadığı sorunların bireysel değil sistemik sorunlar olduğu vurgulanırken, erişilebilirliğin fiziksel bir lütuf değil, en temel insan hakkı olduğunun altı çizildi.
Ortak basın açıklamasını ise Zeydin Duran Yaptı.
Sosyal adaletin temel göstergesi, dezavantajlı grupların kamusal hizmetlere erişim düzeyi olduğunu belirten Duran, “eğitimindeki destek mekanizmalarının yetersizliği ve özel eğitimdeki bölgesel eşitsizlikler, fırsat eşitliğini zedelemektedir. Sağlık alanında ise hizmetlerin ve rehabilitasyon süreçlerinin sürekliliğinin sağlanamaması, özellikle kronik rahatsızlığı olan bireylerin yaşam kalitesini biyo-psiko-sosyal boyutta tehdit etmektedir. İstihdamda kota uygulamalarının sadece yasal zorunluluk olarak görülmesi ve işyerlerinde "makul düzenleme" yapılmaması, engelli bireylerin üretim süreçlerinin dışına itilmesine neden olmaktadır” dedi.
İktidar politikalarının yetersiz olduğunun altını çizen Zeydin Duran “İktidar, mevzuat ve uluslararası taahhütler düzeyinde hak temelli engellilik modelini benimsemiş olmasına rağmen, uygulamada hakları sosyal yardıma indirgemektedir.
Erişilebilirlik ve istihdamda makul düzenleme yükümlülüklerinin denetimini kararlılıkla yerine getirmeyerek fiilen ayrımcılığa göz yummakta; engelli aylıklarını da yoksulluk kriterine bağlayarak engelli bireylerin onurlu ve bağımsız yaşam hakkını sağlamak yerine, onları muhtaçlık sarmalında bırakmaktadır. Sonuç olarak, taahhüt edilen kapsayıcı dönüşüm, bütçe ve uygulama eksiklikleri nedeniyle engelli bireylerin günlük yaşamında somut bir iyileşmeye dönüşememektedir” şeklinde konuştu.
Kamusal alanların ve dijital hizmetlerin engelsiz erişime uygun hale getirilmesini talep ettiklerini söyleyen Duran, “bakım hizmetlerinin sadece kurum temelli değil "toplum temelli rehabilitasyon" ve "evde destek" modelleriyle çeşitlendirilmesi, ailelerin üzerindeki bakım yükünün hafifletilmesi ve başta engelli kadınlar ile çocuklar olmak üzere çoklu dezavantaj yaşayan gruplar için koruyucu mekanizmaların hayata geçirilmesi gerekmektedir.
Engelli bireylerin edilgen birer "bakım nesnesi" olarak değil; karar alma süreçlerine katılan, kendi yaşamları üzerinde söz sahibi olan "güçlendirilmiş özneler" olarak konumlanmasını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Engellilerin sosyal yaşama aktif katılımının önündeki engellerin kaldırılması ve eşitlik politikasının başlatılması için devlet öncülüğünün önem arz ettiğini aktaran Zeydin Duran aksi takdirde toplumsal dönüşümün mümkün olmayacağını kaydetti.




