<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Diyarbakır Son Dakika | Diyarbakır Haber, Amedspor, Amed,</title>
    <link>https://gazetedetay.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://gazetedetay.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 24 Jul 2026 11:34:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çınar Kaymakamı Güngör’den Yaz Spor Kurslarına Ziyaret! Gençlerle Bir Araya Geldi]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/cinar-kaymakami-gungorden-yaz-spor-kurslarina-ziyaret-genclerle-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/cinar-kaymakami-gungorden-yaz-spor-kurslarina-ziyaret-genclerle-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'ın Çınar ilçesinde yaz boyunca devam eden spor kurslarını ziyaret eden Kaymakam Celal Güngör, gençlerle buluştu. Kursları yerinde inceleyen Güngör, dereceye giren futsal takımlarına kupa ve madalyalarını takdim etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyarbakır'ın Çınar ilçesinde çocuk ve gençlere yönelik düzenlenen yaz spor kursları tüm hızıyla sürerken, ilçeye yeni atanan Kaymakam Celal Güngör faaliyetleri yerinde inceledi. Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü tarafından yürütülen kursları ziyaret eden Güngör, sporcular ve aileleriyle bir araya geldi.</p>

<p>Spor tesislerini gezen Kaymakam Güngör, farklı branşlarda eğitim alan öğrencilerle sohbet ederek çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Yaz tatilini verimli geçiren gençlerin sporun yanı sıra sosyal ve kültürel etkinliklerle de desteklenmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Ziyaret kapsamında düzenlenen camiler arası futsal turnuvasında dereceye giren takımlara kupa ve madalyalarını da Kaymakam Celal Güngör verdi.</p>

<p>"Gençlerimiz için büyük bir fırsat"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlçedeki spor tesislerinin aynı alanda hizmet vermesinin önemli bir avantaj sağladığını belirten Güngör, spor kompleksi anlayışıyla oluşturulan alanların gençlerin gelişimine katkı sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Güngör, "Gençlerimizin yaz tatilini spor, kültür ve sanat faaliyetleriyle değerlendirmesi son derece kıymetli. Antrenörlerimiz ve gençlik çalışanlarımızın özverili çalışmaları sayesinde çocuklarımız hem fiziksel hem de sosyal yönden gelişim gösteriyor. Bu imkanların ilçemizde bulunması büyük bir kazanım." dedi.</p>

<p>Kaymakam Güngör, yaz spor kurslarının düzenlenmesinde emeği geçen Çınar Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü personeli ile tüm çalışanlara teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyarbakır Haberleri</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/cinar-kaymakami-gungorden-yaz-spor-kurslarina-ziyaret-genclerle-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/cinar-kaymakamligi-2.jpg" type="image/jpeg" length="67955"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yenişehir'de İnşaatlar Kaldırımları İşgal Etti]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/yenisehirde-insaatlar-kaldirimlari-isgal-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/yenisehirde-insaatlar-kaldirimlari-isgal-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'da yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte inşaat sektöründe hareketlilik artarken, Yenişehir ilçesinde bazı inşaat çalışmalarının kaldırımları işgal etmesi vatandaşların tepkisine neden oluyor. İnşaat malzemeleri ve çalışma alanları nedeniyle birçok noktada kaldırımlar kullanılamaz hale gelirken, yayalar güvenlik riski oluşturan caddelerde yürümek zorunda kalıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özellikle Yenişehir'in farklı mahallelerinde devam eden inşaatlarda kaldırım alanlarının iş makineleri, kum, demir ve diğer yapı malzemeleriyle kapatıldığı görülüyor. Bu durum, bebek arabası kullanan aileler, yaşlılar ve engelli bireyler başta olmak üzere yayaların günlük yaşamını olumsuz etkiliyor.<br />
Kaldırımları kullanamayan vatandaşlar, yoğun araç trafiğinin bulunduğu caddelere inmek zorunda kaldıklarını belirterek hem can güvenliklerinin tehlikeye girdiğini hem de denetimlerin artırılmasını istediklerini dile getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 24 At 10.54.53" class="detail-photo img-fluid" height="1152" src="https://gazetedetaycom.teimg.com/gazetedetay-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-24-at-105453.jpeg" width="2048" />Uzmanlar ise inşaat faaliyetleri sırasında yaya yollarının işgal edilmemesi, zorunlu durumlarda ise güvenli geçiş koridorlarının oluşturulması gerektiğine dikkat çekiyor.<br />
Vatandaşlar, yetkili kurumların kaldırımların amacı dışında kullanılmasını önlemek için denetimleri sıklaştırmasını ve inşaat firmalarının yaya güvenliğini ön planda tutacak tedbirleri almasını talep ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>RAMAZAN SEYKAN</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyarbakır Haberleri</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/yenisehirde-insaatlar-kaldirimlari-isgal-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/yensiehir-insaat.jpg" type="image/jpeg" length="72410"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ciddiye Alınmayan Bel Ağrısı Böbrek Kaybına Kadar Götürebilir]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/ciddiye-alinmayan-bel-agrisi-bobrek-kaybina-kadar-goturebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/ciddiye-alinmayan-bel-agrisi-bobrek-kaybina-kadar-goturebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlük hayatta en sık karşılaşılan sağlık şikayetlerinden biri olan bel ağrısı, her zaman kas veya bel fıtığı kaynaklı olmayabilir. Uzmanlar, özellikle uzun süren ve tek taraflı hissedilen bel ile yan ağrılarının böbrek taşı gibi ciddi hastalıkların habercisi olabileceği konusunda uyarıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Gökhan Atış, hafife alınan bel ağrılarının zamanında teşhis edilmediğinde böbrekte kalıcı hasara, hatta böbreğin kaybedilmesine kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini söyledi.<br />
Atış, birçok kişinin bel ve yan ağrısı şikayetiyle sağlık kuruluşlarına başvurduğunu ancak bu ağrıların çoğu zaman yalnızca kas-iskelet sistemi rahatsızlığı olarak değerlendirildiğini belirterek, böbrek taşı gibi ürolojik hastalıkların da mutlaka araştırılması gerektiğini ifade etti.<br />
Her Bel Ağrısı Fıtık Değil<br />
Bel ağrısının tek başına bel fıtığı anlamına gelmediğini vurgulayan Prof. Dr. Atış, hastaların ortopedi, fizik tedavi veya beyin cerrahisi kadar üroloji uzmanına da başvurabileceğini belirtti.<br />
Atış, "Bu ağrıların altında sadece bel fıtığı değil, böbrek taşı gibi ürolojik nedenler de yatabiliyor. Doğru tanı için tüm sistemlerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Aksi durumda hastalık gözden kaçabiliyor." dedi.<br />
Sessiz İlerleyen Taşlar Böbreğe Zarar Verebilir<br />
Böbrek taşlarının her zaman şiddetli ağrı oluşturmadığını belirten Atış, bazı taşların hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiğini söyledi.<br />
Sessiz seyreden taşların böbrekte tıkanıklığa neden olabileceğini ifade eden Atış, bu durumun zamanla ciddi böbrek hasarı ve hatta böbrek yetmezliğine yol açabileceğine dikkat çekti.<br />
Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor<br />
Uzmanlar, özellikle tek taraflı, aralıklı şiddetlenen veya idrarla ilgili şikayetlerin eşlik ettiği bel ve yan ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.<br />
Prof. Dr. Atış, erken dönemde tespit edilen böbrek taşlarının çoğunlukla kapalı (endoskopik) yöntemlerle başarılı şekilde tedavi edilebildiğini belirterek, geç kalınan vakalarda ise daha kapsamlı cerrahi müdahalelerin gerekebildiğini söyledi.<br />
Atış, "Gecikmiş ve böbrekte hasar oluşturmuş vakalarda daha ileri cerrahi yöntemlere başvurmak zorunda kalabiliyoruz. Hatta bazı durumlarda böbreğin alınması gerekebilir." ifadelerini kullanarak, uzun süren bel ağrılarının mutlaka uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/ciddiye-alinmayan-bel-agrisi-bobrek-kaybina-kadar-goturebilir</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/bel-agrisi-doktor.jpg" type="image/jpeg" length="74181"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İki otomobilin çarpıştığı kazada 3 kişi yaralandı]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/iki-otomobilin-carpistigi-kazada-3-kisi-yaralandi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/iki-otomobilin-carpistigi-kazada-3-kisi-yaralandi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin'in Nusaybin ilçesinde iki otomobilin çarpışması sonucu 3 kişi yaralandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dicle Mahallesi İpek Yolu Caddesi'nde dün akşam sürücülerinin kimliği henüz öğrenilemeyen 12 ACJ 781 plakalı otomobil, aynı yönde seyreden 35 AND 057 plakalı otomobile çarptı.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye polis ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazada yaralanan 3 kişi, sağlık ekiplerince Nusaybin Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bölge</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/iki-otomobilin-carpistigi-kazada-3-kisi-yaralandi-1</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/mardin-otomobil-kaza.jpg" type="image/jpeg" length="28725"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarım işçilerini taşıyan minibüs şarampole yuvarlandı: 4 yaralı]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/tarim-iscilerini-tasiyan-minibus-sarampole-yuvarlandi-4-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/tarim-iscilerini-tasiyan-minibus-sarampole-yuvarlandi-4-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde tarım işçilerini taşıyan minibüsün şarampole devrilmesi sonucu 4 kişi yaralandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rıdvan A. (45) idaresindeki 63 S 6103 plakalı tarım işçilerini taşıyan minibüs, Siverek-Kahta kara yolunun 35. kilometresinde şarampole devrildi.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazada yaralanan 4 kişi, sağlık ekiplerince Siverek Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bölge</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/tarim-iscilerini-tasiyan-minibus-sarampole-yuvarlandi-4-yarali</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/tarim-iscileri-urfa.jpg" type="image/jpeg" length="13136"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Unutulmaya Yüz Tutan Asırlık Miras Kepenek]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/unutulmaya-yuz-tutan-asirlik-miras-kepenek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/unutulmaya-yuz-tutan-asirlik-miras-kepenek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültürel değişimler ve besi hayvancılığının yaygınlaşması, geleneksel çoban giysisi kepeneği tarih sahnesinden sildi. Yıllarını bu mesleğe veren esnaflar, bir zamanlar meraların vazgeçilmezi olan kepeneğin artık sadece dekoratif bir nostalji objesine dönüştüğünü belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyarbakır bozkırlarının çetin iklim şartlarında çobanların en büyük koruyucusu olan doğal keçe giysi kepenek, zamana yenik düştü. 1990’lı yıllara kadar hayvancılıkla uğraşanların birinci ihtiyacı olan ve yüksek talep gören kepenek imalatı ile satışı, günümüzde ise sınırlı hale geldi.</p>

<p>Bu duruma neden olarak esnaflar, meralarda yapılan geleneksel otlatıcılığın yerini kapalı tesislerde ve modern çiftliklerde yürütülen besi hayvancılığına bırakması, açık havada çobanları soğuktan ve sıcaktan koruyan bu özel giysiye olan ihtiyacı ortadan kaldırmasını işaret ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir dönemin işlevsel ve hayati giysisi olan kepenek, şimdilerde sadece otantik mekanları süsleyen veya kültürel hatıra olarak satın alınan bir obje durumunda olurken, baba mesleğini sürdüren esnaflar ise son kepenek satıcısı olduklarını ve kendilerinden sonra yeni neslin gelmeyeceğini söyleyerek, acı gerçeği paylaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>TAHA YAYAN</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyarbakır Haberleri</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/unutulmaya-yuz-tutan-asirlik-miras-kepenek</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 10:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/kepenek-yeni.jpg" type="image/jpeg" length="32094"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eş Başkan Akdağ, AGS Öncesi Öğrencilerin Heyecanına Ortak Oldu]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/es-baskan-akdag-ags-oncesi-ogrencilerin-heyecanina-ortak-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/es-baskan-akdag-ags-oncesi-ogrencilerin-heyecanina-ortak-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır Yenişehir Belediyesi Eş Başkanı Safiye Akdağ, hafta sonu gerçekleştirilecek Akademi Giriş Sınavı'na (AGS) hazırlanan öğrencileri ziyaret ederek başarı dileklerini iletti.*]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yenişehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Edebiyat Evi Kütüphanesi’nde öğrencilerle bir araya gelen Eş Başkan Safiye Akdağ, sınav öncesinde gençlerle sohbet etti. Öğrencilerin sınav süreciyle ilgili görüş ve taleplerini dinleyen Akdağ, AGS’ye girecek adaylara moral verdi.<br />
Öğrencilerle Bir Araya Geldi<br />
Ziyaret sırasında öğrencilerle eğitim hayatı ve sınav hazırlıkları üzerine konuşan Akdağ, gençlerin heyecanına ortak oldu. Öğrencilerin taleplerini dinleyen Akdağ, sınava katılacak tüm adaylara başarılar diledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Yenisehir Beledye21" class="detail-photo img-fluid" height="739" src="https://gazetedetaycom.teimg.com/gazetedetay-com/uploads/2026/07/yenisehir-beledye21.jpg" width="940" />Başarı Dileklerini Kürtçe İletti<br />
Öğrencilerle Kürtçe konuşan Akdağ, şu ifadeleri kullandı:<br />
“Ez ji hemû kesên ku dê beşdarî îmtîhana AGS bibin, bi dil û can serkeftinê dixwazim. Her ked, hêviyek e; û her hêvî deriyê jiyaneke nû vedike. Hêvî dikim ku têkoşîna we, dê we bigihîjîne siberojên ku pêdiviya we bi kesekî din tunebe. Li ser lingên xwe, bi rûmet bisekinin. Riya we ronî, bextê we vekirîbe û keda we herdem berdewam be.”<br />
Ziyaretin sonunda Akdağ, AGS’ye girecek tüm adaylara başarı dileklerini yineledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyarbakır Haberleri</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/es-baskan-akdag-ags-oncesi-ogrencilerin-heyecanina-ortak-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/yenisehir-beledye.jpg" type="image/jpeg" length="95639"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eş Başkan Sincar’dan devri yapılan kurumlar için çağrı yaptı]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/es-baskan-sincardan-devri-yapilan-kurumlar-icin-cagri-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/es-baskan-sincardan-devri-yapilan-kurumlar-icin-cagri-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belediye bünyesindeki kadın, kültür ve eğitim kurumlarını ziyaret eden Kayapınar Belediye Eş Başkanı Berivan Gülşen Sincar, yeni açtıkları ve aktifleştirdikleri kurumlara olan ilginin bu alanların kayyum dönemde işlevsiz yapılmasının sonucu olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Belediye bünyesindeki kadın, kültür ve eğitim kurumlarını ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi alan ve kurumların faaliyetlerine katlan yurttaşlarla bir araya gelen Kayapınar Belediye Eş Başkanı Berivan Gülşen Sincar, kurumlara olan yoğun ilginin yaptıkları çalışmaların önemenin büyük göstergesi olduğunu belirti Eş Başkan Sincar, “Göreve gelmememizle birlikte halkamızın öncelikli sorunlarını ve yaşamın her alanındaki eksiklikleri belirleterek önümüze bir çalışma programı koyduk. Bu anlamda kadın, çocuk, genç ve tüm kesimlere dönük yeni yaşam alanları yaşama geçirdik. Kayyum döneminde işlevsizleştirilen kurumları aktif hale getirdik. Kadın yaşam merkezleri, mesleki eğitim alanları, bu toprakların kültürel değerlerini yaşatacak kültür kurumları, çok dilli çocuk kreşlerini yaşama geçirerek geniş kitlelere ulaştık” şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Kayapinar Belediyesi Kadinlar (1)" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://gazetedetaycom.teimg.com/gazetedetay-com/uploads/2026/07/kayapinar-belediyesi-kadinlar-1.jpeg" width="1600" />Devredilen ve işlevsizleştirilen kurumlar<br />
Daha çok hizmet için yeni alanların yaşama geçirilmesinde önlerine tasarruf genelgeleri ve diğer engellerin çıktığını belirten Eş Başkan Sincar, daha önce belediyeye ait olan ve kayyum döneminde başka kurumlara devredilen ve şu anda çoğu işlevsiz olan kurumlara daha çok kişiye ulaşma için öneminin daha çok ortaya çıktığını bekiterek, bu konuda yasal hakları olan bu alanların kendilerine devirleri ile ilgili kanunu başvurularına olumlu sonuç verilmesi çağrısı yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyarbakır Haberleri</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/es-baskan-sincardan-devri-yapilan-kurumlar-icin-cagri-yapti</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/kayapinar-belediyesi-kadinlar-3.jpeg" type="image/jpeg" length="82081"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mazi Duvarlardan Kafelere Taşındı]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/mazi-duvarlardan-kafelere-tasindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/mazi-duvarlardan-kafelere-tasindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’dan Türkiye’nin dört bir yanına uzanan otantik mekan trendi, geçmişin sembollerle dolu duvar kilimlerini yeniden vitrine çıkardı. Bir dönemin vazgeçilmez ev eşyası, şimdilerde dekoratif ve kültürel bir nostalji öğesi olarak kafelerin duvarlarını süslüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir zamanlar Anadolu’daki evlerin duvarlarını süsleyen, üzerindeki her bir ilmekte farklı bir hikaye ve anlam barındıran duvar kilimleri, zamana yenik düşmeyerek kabuk değiştirdi. Günlük kullanımda işlevselliğini yitiren bu özel dokumalar, günümüzde hem geçmişin izlerini taşıyan nostaljik ve kültürel birer hediyelik eşyaya dönüştü, hemde unutulmaya yüz tutan bu gelenek, son dönemde yükselen otantik konseptli mekan akımıyla birlikte ikinci baharını yaşamaya başladı.</p>

<p>Özellikle genç kuşağın gözdesi haline gelen yeni nesil otantik kafeler ve geleneksel içecek merkezleri, geçmişin sıcak atmosferini günümüz dekorasyonuyla harmanlarken, bu kilimleri tercih etmeye başladı.</p>

<p>Sektörün nabzını tutan esnaflar, sadece Diyarbakır genelinde değil, Türkiye'nin birçok farklı ilindeki kafe ve otantik işletmelerden yoğun bir kilim talebi aldıklarını belirtiyor. Son aylarda geleneksel konseptli içecek mekanlarından gelen siparişlerin hissedilir derecede arttığını vurgulayan esnaflar, geçmişin izlerini taşıyan bu dekoratif kilimlerin müşteriler tarafından da büyük ilgi gördüğünü ifade ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son olarak esnaflar, otantik mekanların yaygınlaşmasıyla birlikte duvar kilimlerine olan ilginin artarak devam edeceğini öngörürken, Maziye duyulan özlemi estetikle buluşturan bu trendin ,kent ekonomisine yeni bir dinamizm kazandıracağını değerlendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>TAHA YAYAN</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyarbakır Haberleri</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/mazi-duvarlardan-kafelere-tasindi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/mazi-duvarlardan-kafelere-tasindi.jpg" type="image/jpeg" length="66375"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[24 Temmuz'da Gazeteciler Konuştu: Basın özgürlüğü için mücadele hâlâ sürüyor]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/24-temmuzda-gazeteciler-konustu-basin-ozgurlugu-icin-mucadele-hala-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/24-temmuzda-gazeteciler-konustu-basin-ozgurlugu-icin-mucadele-hala-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü dolayısıyla Diyarbakır ve bölgede uzun yıllardır gazetecilik yapan meslek temsilcileri, basın özgürlüğünün mevcut durumunu, gazetecilerin yaşadığı zorlukları ve mesleğin geleceğini değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Muhabirimiz Ramazan Seykan'ın yönelttiği; "24 Temmuz sizin için ne ifade ediyor?", "Türkiye'de basın özgürlüğü hangi noktada?", "Gazeteciler hangi sorunlarla karşılaşıyor?", "Sansür ve otosansür arttı mı?" ve "Diyarbakır'da gazetecilik yapmanın zorlukları nelerdir?" sorularına verilen yanıtlar, mesleğin karşı karşıya olduğu tabloyu farklı yönleriyle ortaya koydu.<br />
Röportajlara katılan gazeteciler ve meslek örgütü temsilcileri farklı değerlendirmelerde bulunsa da ortak nokta; basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil, toplumun doğru bilgiye ulaşma hakkının da temel güvencesi olduğu yönündeydi. Açıklamalarda ekonomik sıkıntılar, hukuki süreçler, sansür, otosansür, dijital dönüşümün etkileri ve yerel medyanın yaşadığı sorunlar ön plana çıktı.</p>

<p><img alt="Felat Bozarslan" class="detail-photo img-fluid" height="753" src="https://gazetedetaycom.teimg.com/gazetedetay-com/uploads/2026/07/felat-bozarslan.jpg" width="847" /><strong>Başkan Bozarslan: "24 Temmuz yalnızca bir kutlama günü değil"</strong><br />
Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Felat Bozarslan, 24 Temmuz'un tarihsel olarak sansürün kaldırıldığı gün olmasına rağmen bugün hâlâ basın özgürlüğü mücadelesinin devam ettiğini söyledi. Türkiye'nin uluslararası basın özgürlüğü sıralamalarında gerilediğini ifade eden Bozarslan şu ifadelere yer verdi:<br />
24 Temmuz tabi Türkiye'de basında sansürün kaldırıldığı 1908 yılına ithafen Basın Özgürlüğü ile Mücadele Günü olarak belirlenmiş sonrada basın bayramı olarak kutlanmaya başlamış. Ancak bugünkü şartlara baktığımızda sansürün devam ettiğini basın özgürlüğü üzerindeki sıkıntıların devam ettiğini net bir şekilde görebiliyoruz. Gazeteciler yazdıkları haberlerden, attıkları tweetlerden gözaltına alınabiliyor ki yakın zamanda Ankara'da bir meslektaşımız gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakıldı. Bu tabi Türkiye demokrasisi için büyük bir ayıptır. Ve biz bunu Türkiyedeki Demokrasiye Türkiye'nin demokratik değerlerine olgunluğuna yakıştıramadığımızı belirtmek istiyoruz. Türkiye basın özgürlüğü endeksinde her geçen yıl biraz daha geriye düşüyor buda bizi üzmektedir. Türkiye demokrasisi adına kabul edilemez bir durum olarak bunu görüyoruz. Basın özgürlüğü bugün maalesef Türkiye'de geçmiş yıllara göre 90'lı yıllara göre daha gerilerde bir durumda. Evet bölgemiz genelinde çözüm süreciyle birlikte bir rahatlama söz konusu gazeteciler üzerindeki baskı anlamında bir rahatlama söz konusu ama bu Türkiye'nin her bir yanında aynı değil elbette. Tabiki Türkiye'nin dört bir yanında gazetecilere yönelik davalar, soruşturmalar, cezalandırmalar devam ediyor. Biz bugüne yakışmayan Türkiye demokrasisine yakışmayan bir durum olarak görüyoruz.<br />
Gazetecilik mesleğini icra ederken ciddi anlamda tabi zorluklar yaşıyoruz. Birincisi sosyal medyada dezenformasyon ve yanlış bilgiler bunun en önemli örneklerinden biri. İkinci örnek gazetecilerin yaşam ve çalışma şartları çok zor. Bugün Türkiye'nin bence en yıpratıcı işlerinden birini yapan gazeteciler sosyal haklarından yoksunlar, çoğu gazeteci Türkiye'de özellikle yerel medyada çalışanlar asgari ücret seviyesinde yada asgari ücretin altında çalışıp hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Tabiki sürdürülebilir bir durum değil. Basın ilan kurumundan gelen reklam gelirlerinin azlığı, gazete satışlarının olmaması ve yerel basın içinde bulunduğu ekonomik dar boğan maalesef bu mesleği yavaş yavaş bitirme noktasına getiriyor. Gazeteciler adına gazetecilerin sosyal ve yaşam şartlarının bir an önce düzeltilmesi, iyi bir seviyeye çekilmesi Türkiye'deki gazeteciliğin geleceği için de çok önemlidir. Çünkü bugün baktığımız zaman üniversitelerde iyi bir bölümü kazanamayan insanların çoğunlukla tercih ettiği yerlerin başında iletişim fakülteleri geliyor. Bu da mesleğimizdeki niteliksizliği artırıyor. Çünkü üniversitelerin fakültelerinde de ciddi anlamda ders verilmiyor, ciddi anlamda pratik gösterilmiyor. Okuldan çıkan arkadaşlarımız gazetecilikten bir haber bir şekilde mesleğe başlıyor. Bu mesleğimizin geleceği içinde ciddi bir risktir.<br />
Basın üzerindeki baskılar gazeteciliği sansüre itiyor. Sansür beraberinde otosansür getiriyor. Nasıl getiriyor? Her bir gazeteci bugün yazdığı her bir satırı, her bir kelimeyi 40 defa düşünerek yazmak zorunda. Otomatikman bir otosansür yaratılıyor. Otosansür de basın özgürlüğü önündeki en büyük engeldir. Şu unutulmamalıdır ki basın özgür olmadıkça toplum gerçekleri öğrenemez. Toplum gerçekleri öğrenmedikçe de ciddi bir demokratik düzen oluşturulamaz. Bu Türkiye'nin en önemli, en büyük yaralarından biridir. Bir an önce gazetecilik üzerindeki baskıların kalkması. Ekonomik şartların düzeltilmesi gerekiyor. Sansür ve oto sansür konusundaki görüşümü az önce anlattım. Evet, arttı mı? Otosansür ciddi manada arttı. Çünkü bugün her birimiz sosyal medyada yazdığımız bir kelime için bile diyor. Dediğim gibi kırk kez düşünüp o şekilde yazmak zorunda hissediyoruz kendimizi. Çünkü hızlı bir şekilde yayılıyor. Sosyal medyada linç edilip bir anda hızlı bir şekilde de hakkınızda soruşturma açılması muhtemel bir durum bu. Bir bakıyorsunuz ki yazdığınız bir kelimeden dolayı kendinizi savcının karşısında ya da tutuklamaya sevk edilecek şekilde görebiliyorsunuz. Bugün hala Türkiye'de cezaevinde gazeteciler var. Sebebi de yazdıkları, yazdıkları haberlerdir, Gerçekleri yazmalarıdır.<br />
En başta da dediğim gibi biz bunu Türkiye'nin basın özgürlüğüne, demokratik değerlerine sığdıramıyoruz, yakıştıramıyoruz. Diyarbakır'da gazetecilik yapmanın kendine göre elbetteki zorlukları vardır. Çünkü geçmiş 10 yılda, 15 yılda bunu net bir şekilde gördük. Meslektaşlarımız halen adliye koridorlarında yargılanıyorlar yaptıkları haberlerden dolayı. Aldıkları notlardan dolayı, haber kaynaklarıyla yaptıkları görüşmelerden dolayı böyle bir durum gelişti. Tabi sahada gazetecilik her zaman zordur. Zorlukları da devam ediyor. Bunu biz bölgede de Diyarbakır'da da net bir şekilde görebiliyoruz. Ancak burada bahsettiğim gibi çözüm sürecinden beri basın özgürlüğü anlamda, gazetecilerin sahada çalışması anlamında bir rahatlama, bir rahatlama söz konusu. Bunun bütün Türkiye genelinde de olmasını umut ediyoruz ve bu rahatlamanın devam etmesini umut ediyoruz. Tabi ki gazetecilik her zaman Türkiye'de ve dünyada yapılan en önemli, en hassas, en kritik mesleklerden görevlerden biridir. Çünkü kamuoyunu, toplumu aydınlatıyoruz. Baskı altında gazetecilik kamuoyuna gerçek bilgiyi iletemez, gerçek bilgiyi veremez. Bu da Türkiye'nin demokrasisine vurulmuş vurulabilecek en büyük darbedir.</p>

<p><img alt="Zihni Oguz Akin" class="detail-photo img-fluid" height="521" src="https://gazetedetaycom.teimg.com/gazetedetay-com/uploads/2026/07/zihni-oguz-akin.jpg" width="517" /><br />
<strong>Başkan Akın: "Toplumun doğru bilgi alma hakkı korunmalı"</strong><br />
Türkiye Haber Kameramanları Derneği Başkanı Zihni Oğuz Akın ise basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil toplumun ortak değeri olduğunu belirterek, haber kameramanlarının yangınlardan afet bölgelerine kadar birçok riskli alanda görev yaptığını söyledi. Akın ise şu ifadelere yer verdi:<br />
24 Temmuz, Türk basın tarihinde sansürün kaldırılışını simgeleyen önemli bir dönüm noktasıdır. Ancak bu tarih, yalnızca geçmişi anmak için değil; basın özgürlüğünün, doğru habere erişim hakkının ve gazeteciliğin evrensel ilkelerinin her gün korunması gerektiğini hatırlatan anlamlı bir gündür.<br />
Bizler için basın özgürlüğü; gazetecilerin görevlerini hukuk içinde, baskıdan ve dezenformasyondan uzak, güvenli koşullarda ve kamu yararını gözeterek yerine getirebilmesidir.<br />
Basın özgürlüğü, yalnızca gazetecilerin değil, toplumun doğru ve güvenilir bilgiye ulaşma hakkının da temel güvencesidir. Bu nedenle basın özgürlüğünün güçlenmesi, demokratik toplum düzeninin de en önemli dinamiklerindendir.<br />
Türkiye'de medya alanı son yıllarda teknolojik dönüşümün, dijitalleşmenin ve sosyal medyanın etkisiyle önemli değişimler yaşamaktadır. Bununla birlikte, gazetecilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi, haber üretim süreçlerinde çoğulculuğun güçlendirilmesi ve mesleki bağımsızlığın desteklenmesi yönündeki beklentilerimiz doğal olarak devam etmektedir.<br />
Haber kameramanları başta olmak üzere diğer tüm gazeteciler çoğu zaman afet bölgelerinde, yangınlarda, savaş ve kriz alanlarında, toplumsal olaylarda ve zorlu coğrafi şartlarda görev yapmaktadır. Fiziksel risklerin yanı sıra ekonomik koşullar, yoğun çalışma temposu, dijital dönüşümün getirdiği düşük maaş, rekabet ve zaman baskısı da mesleğin önemli zorlukları arasında yer almaktadır.<br />
Buna rağmen haber kameramanları ve gazeteciler, kamuoyunu doğru bilgilendirme sorumluluğuyla görevlerini büyük bir özveriyle sürdürmektedir.<br />
Gazetecilik, farklı görüşlerin özgürce ifade edilebildiği ve kamuoyunun doğru bilgiye ulaşabildiği bir ortamda daha güçlü şekilde gelişir.<br />
Basının görevini sağlıklı biçimde yerine getirebilmesi için ifade özgürlüğünün, hukukun üstünlüğünün ve mesleki güvencelerin güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.<br />
Basın özgürlüğü, yalnızca biz basın mensuplarının değil her toplum katmanından ve siyasi görüşten insanın da özgürlüğüdür. Netice olarak bizler çektiğimiz haber görüntülerini, fotoğrafları ve haberleri kendimiz için değil toplum için yapıyoruz.<br />
Gazetecilikte en önemli ilke; doğruluk, tarafsızlık, etik kurallar ve kamu yararıdır. Bununla birlikte, ekonomik kaygılar, çalışma koşulları, dijital medya baskısı ve çeşitli toplumsal faktörler zaman zaman gazetecilerin haber üretim süreçlerini etkileyebilmektedir.<br />
Otosansür tartışmaları da bu çerçevede değerlendirilmesi gereken önemli bir konudur. Gazetecilerin yalnızca mesleki etik ilkeler doğrultusunda hareket edebildiği, herkese özgürce soru sorabildiği ve haber yapabildiği bir ortamın güçlenmesi, hem mesleğin saygınlığı hem de toplumun doğru bilgiye ulaşması açısından büyük önem taşımaktadır.<br />
Türkiye Haber Kameramanları Derneği olarak; görevini büyük fedakârlıklarla yerine getiren tüm basın emekçilerinin 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü'nü kutluyor, haber peşinde yaşamını yitiren gazetecileri ve kameramanları rahmetle anıyoruz.<br />
Özgür, sorumlu, etik değerlere bağlı ve güvenli çalışma koşullarına sahip bir medya ortamının; güçlü bir toplumun ve sağlıklı bir demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna inanıyoruz.</p>

<p><img alt="Huseyin Kacar" class="detail-photo img-fluid" height="2030" src="https://gazetedetaycom.teimg.com/gazetedetay-com/uploads/2026/07/huseyin-kacar.jpg" width="2048" /><strong>Kaçar: "Diyarbakır gazeteciliğin en zor yapıldığı şehirlerden biri"</strong><br />
Sabah Gazetesi Bölge Müdürü Hüseyin Kaçar ise Diyarbakır'ın siyasi ve stratejik konumu nedeniyle gazetecilik açısından Türkiye'nin en hassas kentlerinden biri olduğunu belirtti. Buna rağmen son yıllarda bilgiye ulaşmanın geçmişe göre daha kolay hale geldiğini ifade eden Kaçar ifadelerini şöyle sürdürdü:<br />
24 Temmuz 1908’de II. Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte İstanbul’daki gazeteler, otuz yıldır süren istibdat döneminin sansür memurlarını içeri almayıp yazıları göstermeden bastı. Bu olay, basının ilk özgür adımı olarak tarihe geçti ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin 1948’de aldığı kararla Basın Bayramı olarak kutlanmaya başlandı. Bugün basın özgürlüğünün simgesi olan bu tarih, gazetecilerin halkı bilgilendirme ve demokrasiyi koruma görevini hatırlatır. Bağımsız basın toplumun aydınlanmasında vazgeçilmez bir güçtür. Güneydoğu’da 30 yıldır mesleğimi yapıyorum. Bu zaman içerisinde, mesleğimizi yaparken, yaşadığımızı zorluklara rağmen görevimizi yapmaya çalıştık. Halkın doğru haber almasına özen gösterip, zorluklarla da mücadele etmeyi ilke halinde getirmeye özen gösterdik. Bulunduğu stratejik konumu nedeniyle Diyarbakır, aynı zamanda politik bir şehir olmasından dolayı da Türkiye’de gazeteciliğin en zor yapıldığı kentlerin başında yer alıyor. 90’lı yıllara göre Diyarbakır özelinde bölgemizde şuan gazetecilik mesleğinin daha özgür ve bağımsız bir şekilde yapıldığı düşüncesindeyim. Halen bir takım zorluklar yaşansa da, bilgiye ulaşmanın eskiye oranla daha kolay bir duruma geldiğine inanıyorum. Sadece yerli ulusal kanallar değil, farklı dillerde de yayınlar yapan kanallar, internet siteleri ve gazetelerin bölgede faaliyet yürütmesi ve temsilcilerinin olması medyanın geldiği yeri gösteren en önemli örneklerden biri olduğu düşüncesindeyim.</p>

<p><img alt="Seyhmus Cakan" class="detail-photo img-fluid" height="528" src="https://gazetedetaycom.teimg.com/gazetedetay-com/uploads/2026/07/seyhmus-cakan.jpg" width="457" /><br />
<strong>Çakan: 'Gazetecilik zor bir meslek, Mücadele devam ediyor'</strong><br />
24 TV Diyarbakır Bölge Temsilcisi Şeyhmus Çakan da Diyarbakır'da yapılan haberlerin yalnızca yerel değil, ulusal ve zaman zaman uluslararası gündemi de etkileyebildiğini belirterek, bu durumun gazetecilerin sorumluluğunu artırırken üzerlerindeki baskıyı da artırdığını ifade etti.<br />
Çakan ifadelerini şöyle sürdürdü:<br />
24 Temmuz, gazeteciler açısından yalnızca takvimde yer alan sembolik bir gün değildir. Basın özgürlüğü için mücadeleyi, halkın haber alma hakkını ve gazeteciliğin temel sorumluluğunu hatırlatan önemli bir gündür. Çünkü özgür basın, yalnızca gazetecilerin değil, toplumun tamamının meselesidir.<br />
Gazetecinin görevi; olup biteni görünür kılmak, sorulması gereken soruları sormak ve kamu adına denetim görevini yerine getirmektir. Bu nedenle basın özgürlüğü, demokrasinin vazgeçilmez koşuludur.<br />
Özellikle yerel gazeteciler açısından ekonomik koşullar, mesleğin sürdürülebilirliğini ciddi biçimde etkiliyor. Birçok gazeteci, düşük ücretler ve güvencesiz çalışma koşulları altında mesleğini sürdürmeye çalışıyor. Buna rağmen gazeteciler, çoğu zaman büyük bir özveriyle kamuoyunun haber alma hakkı için çalışıyor.<br />
Gazetecilikte en temel zorluklardan biri de haberin kendisinden çok, haberin nasıl karşılanacağına ilişkin kaygıların artmasıdır.<br />
Bir gazeteci yalnızca haber yaptığı için tehdit edilebileceğini veya hedef gösterilebileceğini düşünüyorsa, bu durum mesleki kararlarını kaçınılmaz olarak etkileyebilir.<br />
Diyarbakır'da gazetecilik yapmanın kendine özgü zorlukları var. Bölgenin siyasal, toplumsal ve ekonomik gerçeklikleri, gazetecilerin çalışma koşullarını doğrudan etkiliyor.<br />
Diyarbakır, Türkiye'nin en önemli gündem merkezlerinden biri. Burada yapılan her haber yalnızca yerel ölçekte kalmayabiliyor; ülke gündemini ve zaman zaman uluslararası kamuoyunu da etkileyebiliyor. Bu durum, kentte gazetecilik yapanların sorumluluğunu artırırken, üzerlerindeki baskıyı da artırabiliyor.<br />
Bölgedeki gelişmeleri aktarırken gazeteciler çoğu zaman farklı toplumsal kesimlerin beklentileri, siyasi hassasiyetler ve güvenlik kaygıları arasında çalışmak zorunda kalıyor. Buna bir de haber kaynaklarına erişim sorunları, hukuki baskılar ve ekonomik zorluklar eklendiğinde gazetecilik yapmak daha da zorlaşıyor.<br />
Ancak tüm bu zorluklara rağmen Diyarbakır'da gazetecilik büyük bir ihtiyaç. Çünkü burada yaşananların doğru, tarafsız ve kamu yararı gözetilerek aktarılması yalnızca bölge halkı için değil, Türkiye'nin tamamı için önemli.<br />
Mücadele devam ediyor<br />
24 Temmuz, bize basın özgürlüğünün kendiliğinden kazanılmış ve sonsuza kadar korunacak bir hak olmadığını hatırlatıyor. Basın özgürlüğü, her gün savunulması gereken bir değer.<br />
Gazetecilik zor bir meslek. Ancak gazeteciliği zorlaştıran şey, gerçeğin kendisi değil; gerçeğin görünür olmasından rahatsız olan anlayışlardır.</p>

<p><img alt="Mahmut Bozarslan" class="detail-photo img-fluid" height="335" src="https://gazetedetaycom.teimg.com/gazetedetay-com/uploads/2026/07/mahmut-bozarslan.jpeg" width="335" /><br />
<strong>Bozarslan: "Basın özgürlüğü sadece kâğıt üzerinde kalmamalı"</strong><br />
Uzun yıllardır bölgede görev yapan serbest gazeteci Mahmut Bozarslan da Türkiye'de basın özgürlüğünün büyük ölçüde kâğıt üzerinde kaldığını savundu. Gazetecilerin hukuki süreçler, basın kartı sorunları ve ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu belirten Bozarslan ise sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
24 Temmuz Basın Özgürlüğü ile Mücadele Günü olması hasabiyle aslında çok manidar bir gün herkesin buna sahip çıkması gerekiyor. Ancak bugünki şartlarda Türkiye'de içinde bulunduğumuz şartlarda bir önemi kalmadı. Çünkü Basın Özgürlüğü sadece kağıt üzerinde kaldı, kalmaya devam ediyor. Fiiliyatta Türkiye'de basın özgürlüğü yok. Türkiye'de tek sesli basın oluştu son 15-20 yıl içerisinde. Buda sadece bir kesimin sesinin duyulmasına yol açtı. Başka kesimin ve muhalefetin sesinin kısıldığı günlere geldik. Bununda anlamı şu, basın özgürlüğü diye bir kavram hayatımızda sadece kağıt üzerinde kaldı. Ama bu gündeki mücadele kelimesi benim için çok önemli, bunun için sadece biz gazeteciler değil herkesin mücadele etmesi lazım, sesini duyurmak isteyen herkesin ilk kapısını çaldığı kişiler gazeteciler oluyor. O nedenle bu mücadeleyi biz gazeteciler değil herkesin bu mücadeleyi vermesi gerekiyor. O nedenle benim için 24 Temmuz Basın Özgürlüğü için Mücadele Günü cümlesindeki mücadele kelimesi çok önemli ve gittikçede önem kazanıyor.<br />
Az öncede belirttiğim gibi Türkiye'de basın özgürlüğü diye bir şey kalmadı. Yani Türkiye'deki bütün basını göz önüne alırsak yüzde 90'ı iktidar yada hükümet yanlısı geri kalan yüzde 10'u muhalefet yada iktidar gibi düşünmeyenlerin medyası ancak onlarında sesi yeterince çıkıyor mu? Bence çıkmıyor. Sesini biraz daha yükselten olursa doğrudan kendisini mahkemenin karşısında yada demir parmaklıkların arkasında buluyor. Bir kaç gün önce çıkartılan yalnış bilgiyi alanen yayma konulu yasa biz gazetecilerin ve basın özgürlüğünün üzerine demokrasinin kılıncı gibi sallanıyor. İktidar erkinin hoşuna gitmediği bir şey olduğunda hemen bu yasa devreye sokuluyor. Bu yasa ilk çıkarıldığı zaman gazeteciler için çıkarılmadığı söylendi. Ancak en büyük mağduru gazeteciler oldu, ilk önce gazetecilere uygulandı. Hatta bildiğim kadarıyla en fazlada bundan gazeteciler müzdarip oldu. Başka kesimlerde zarar gördü ancak en fazla gazeteciler zarar gördü.<br />
Bir kere hangi zorluklarla karşılaşıyoruz. Benim örneğin basın kartım yok, basın kartım iptal edildi ve yenisi verilmedi verilmiyor. Basın İletişim Başkanlığı kendi koyduğu kurallara uygun başvurumu yapmama rağmen vermiyor. Mesela bu birinci zorluk, ikinci zorluk ise serbest gazeteci olarak çalışırsanız resmi kaynaklara ulaşımınız oldukça güç. Bir başka zorluk eğer yazdığınız haberlerden dolayı yada yazdığınız haberler birilerinin hoşuna gitmezse anında şikayetçi olabiliyorlar. Mesela benim sosyal medya hesabım bir kaç ay önce bir paylaşım nedeniyle kapatıldı. Paylaşım birilerinin hoşuna gitmemiş mahkemeye başvurmuş ve mahkemede hemen kapatma kararı vermiş. Eski yıllarda sahada çalışırken fiziki zorluklarla karşılaşıyorduk. Ancak çatışmalı ortamın kalmaması nedeniyle bu fiziki zorluklar fiziki engellemeler yerini hukuki zorluklar ve hukuki engellemelere bıraktı.<br />
Sansur Türkiye'de alabildiğine var ve sistem öyle bir şekilde işlediki sansürün yerini otosansür aldı ve insanlar kendi kendini sansür edecek duruma geldi. Tabiki bu bütün gazeteciler için geçerli değil. Ama bir kısmı artık kendini sansür edecek duruma geldi. Çalıştığı kurumda hangi haberin kullanabildiğini bildiği için ona göre davranıyor. Ama bu otosansür ve sansürle mücadele eden ve buna uymayan bir çok meslektaşımız var. Bu anlamdaki mücadelelerini sürdürüyorlar.<br />
Diyarbakır'da gazetecilik yapmanın kendine has zorlukları var tabiki. Yerelde olman, merkezden uzak olman nedeniyle engellemeler dahil önceki yıllarda fiziki engellemeler son yıllarda kalmadı ama yinede oluyor zaman zaman kulağımıza geliyor ancak eskisi gibi çok fazla kalmadı ama uzakta merkezden uzakta olduğun için burada daha fazla hukuki engellemeler ile daha fazla muhattap oluyorsun. Buradaki gazetecilerin, sadece Diyarbakır değil bölgedeki bütün gazetecilerin başına bir şey geldiği zaman bana göre yeterli tepki gösterilmiyor veya gösterilen tepkilerin karşılığı çok fazla olmuyor. Çok fazla olmayıncada bunun ceremesini o gazeteci arkadaşlar çekiyor. Burada gazeteciler batıdaki meslektaşlarına göre daha çok baskı altında kalabiliyor ve baskılarla daha çok yüzleşebiliyorlar. Çünkü yereldeler çünkü gazetecinin başına bir şey geldiği zaman gösterilecek tepki çok fazla olmuyor.<br />
Burada gazetecilik yapmanın ekonomik anlamdada zorlukları var yani burada az maaşla çoğu arkadaşımız çalıştırılıyor. Malut hayat pahallılığı gittikçe artıyor ama arkadaşlarımızın aldığı maaşlar hayat pahallılığıyla karşılaştırıldığı zaman çok küçük kalıyor. Arkadaşlarımızın yaptığı işle aldığı maaş arasında dağlar kadar fark var diyebiliriz. Yereldeki arkadaşlarımız son yıllarda daha fazla ekonomik zorluklar yaşıyor diyebilirim.</p>

<p><img alt="Sevda Kaplan" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://gazetedetaycom.teimg.com/gazetedetay-com/uploads/2026/07/sevda-kaplan.jpeg" width="1421" /><strong>Kaplan: "Gazetecilik eski itibarını kaybetti"</strong><br />
Kürdistan TV Bölge Temsilcisi Sevda Kaplan ise Türkiye'de basın özgürlüğünün tarih boyunca farklı dönemlerde çeşitli baskılarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Gazetecilerin zaman zaman davalar, gözaltılar, tutuklamalar ve ekonomik baskılar nedeniyle mesleklerini özgürce yapamadıklarını ifade eden Kaplan ise şu ifadelere yer verdi:<br />
Halkımıza doğru haber alma imkânı sağlayan ve düşüncelerini , fikirlerini ve önerilerini başkaları ile paylaşmasına aracı olan basın kuruluşları, önemli bir toplumsal görev üstlenmişlerdir. Ancak bu görevin yerine getirilebilmesin de çok ciddi zorluklarla karşılaşmaktadırlar. Basın günün gerçekten özüne uygun bu haber alma hakkının özgürce mücadele ile yürütüldüğünü söyleyemeyiz.<br />
Bana göre Medya yasakları, Türkiye'nin tarihsel süreçleriyle paralel olarak değişiklik göstermiştir. Askeri darbe öncesi ve sonrası, yönetim değişiklikleri vs. Türkıyede basın özgürce işini icraa edememektedir. Özgür basın kavramı sadece kalıplarda kalmıştır. Çünkü bu ülkede gazetecilere yönelik davalar, tutuklanmalar olmuştur. Basın kartı iptalleri yaşanmış ve halen yaşanmaktadır. Bir güç size sıyasi taraf olmayı zorlamıştır.. Bunu ya medya patronları yapıyor yada değişen siyasi hükümetler. Her kes kendi düzenini kurup basına yön verip yönetmek istiyor. Bazen kör bazen sağır olmanız size dayatılıyor. Kimse halkın doğru habere ulaşmasını kendine dert edinmiyor. Çıkarlar doğrultusunda basın sillah olarak görülüyor. Buda gazetecinin özgür haber yapma hakkını elinden almış oluyor .<br />
Bir kere haber yapacağınız konu öne çıkıyor. Her kesime ulaşmak zorlaşmış. Hukümet yanlısı bir medya kuruluşundaysanız Muhalif bir sıyasetçiyle görüşemezsiniz muhalifseniz hukümet yetkilileriyle görüşmek zorlaşır. Bu döngü her dönem değişiyor.<br />
Gazetecilik mesleği eski itibaarını kaybetti maalesef.Türkiye'deki medya yasakları, ulusal düzeyde olduğu kadar, uluslararası arenada da eleştirilen bir konu haline geldi.yasaklar, sadece basın organlarının yayınlarını etkilemekle kalmadı, gazetecileri de etkiler hale geldi. Yasaklar , gözaltılar, tutuklanmalar ve mafyanın saldığı korku mesleği kısır bir döngü içerisinde kalıplaşmış cümlelerle sınırladı.<br />
Sansür ve otosansürü maalesefki şartların etkisiyle gazeteci kendisi kendine yapmaya başladı.Basın özgürlüğü, temelde düşünce ve ifade özgürlüğüne dayanır. Ancak kişiler, düşüncelerini ifade ederken endişe duyuyorlarsa, özgürce haberleşemiyorlarsa, Hapis varsa otosansür olayı gazeteciler arasında bir virüs gibi yayılıyor. Özgürlük mücadelesi azalıyor.<br />
Diyarbakırda gazeteciyseniz başlı başına bir sorun. Bir sıfır geriden geliyorsunuz. Savaş muhabirliğini bilmeniz gerekiyor. Coğrafik konumu itibariyle siz ortadoğudasınız ve kaosun merkezinde gazetecilik yapıyorsunuz demektir. Her taraftan engellerle karşılaşma olasılığınız yüksek. Masa başı gazetecisi değilsiniz olayların tam içindesiniz . Arkanızı kollamak zorundasınız çünkü siz halkı temsil ediyorsunuz onun gözü kullağı olmak zorundasınız doğru habere ulaşacağı tek adres sizsiniz. Sabırlı ve cesaretli olmalısınız yoksa bu işi yapamazsınız</p>

<p><img alt="Siddik Eren" class="detail-photo img-fluid" height="411" src="https://gazetedetaycom.teimg.com/gazetedetay-com/uploads/2026/07/siddik-eren.jpg" width="340" /><br />
<strong>Eren: "Hakikatin peşinde olmak giderek zorlaşıyor"</strong><br />
TV8 Bölge Temsilcisi Sıddık Eren ise basının tarih boyunca güç odaklarının etkisi altında kalmaya çalışıldığını belirterek, günümüzde yalnızca devlet değil farklı güç merkezlerinin de bilgi akışını yönlendirmek istediğini ifade etti. Eren ise şu sözleri söyledi:<br />
Basının toplumu bilgilendirirken aynı zamanda topluma ve toplumsal hareketlere de etki etmesi nedeniyle, her zaman gücü elinde bulunduranlar için de önemli görülüyor. Yani sermaye ve nüfuz sahipleri gücünü pekiştirmek, bilgilerin kendi kendi çıkarlarına göre yaygınlaşmasını sağlamak için medya araçları ve basın çok onemli bir noktada. Şimdi bunları nasıl bir alanda çalıştığımızı ifade etmek, basın neden sürekli baskı altindadiri anlatmak ve hatırlatma amaçlı tekrar ediyorum .<br />
Böylesi etkisi olan ve güç odaklarının yönlendirmek istediği bir alanda özgür ve üzgün kalabilmek gerçekten çok zor. Dünyadaki en değerli şey bilgidir ve basın mensupları da bilgilendirme yapar ama işte saydığımız nedenler maalesef mesleğin ciddi şekilde aşınmasına neden oldu oluyor. Basın özgürlüğü mücadelesi de bu yüzden önemli. Bugün basın özgürlüğü nasıl sağlanır? Aslında herkesin cevabını aradığı bir soru.<br />
Çünkü eskiden baskı sadece devlet eliyle oluyordu. Şimdi o zaten artmış, her güç merkezi de bilgiye kendi dogrusuyla şekil vermeye çalışıyor.<br />
O yüzden bir yerden sonra basın her zaman güç odaklarının hedefi ve bu kadar baskı altında hakikati ulaştırmak ve yaygınlaştırmak çok zor hale geldi.<br />
Çünkü burada hakikati aktarmak, hakikatin peşinde gitmek hayatına da mal olabiliyor. Yani bir hakikat bir güç odağını gucendiriyorsa direk gazeteci ya da basın organı düşman hukukuyla hedef alınabiliyor. Bunların çatışmalı süreçlerde onlarca örneği var.<br />
O yüzden genel anlamada basın hizmeti ve gazetecilik de sürekli gücü elinde bulunduranlarin baskısı altında sürdürülebiliyor. Bunun doğru bir şekilde yapılması çalışmalari var ama açıkçası zayıf kalıyor o çabalar. Prensip ve degerlerin anlamını yitirdiği dönemlerde basın da nasibini alıyor.</p>

<p><img alt="Hozan Adar" class="detail-photo img-fluid" height="1155" src="https://gazetedetaycom.teimg.com/gazetedetay-com/uploads/2026/07/hozan-adar.jpeg" width="1217" /><strong>Adar: "En büyük tehlike otosansür"</strong><br />
Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı ve DW Türkçe Muhabiri Hozan Adar ise bugün gazetecilerin haber yaparken yalnızca haberin doğruluğunu değil, haber sonrasında yaşayabilecekleri hukuki ve ekonomik sonuçları da hesaplamak zorunda kaldığını söyledi. Doğrudan sansür kadar otosansürün de gazetecilik açısından önemli bir sorun haline geldiğini belirten Adar:<br />
24 Temmuz, Türkiye’de sansürün kaldırılışının yıl dönümü olarak kutlanıyor. Ancak bugün geldiğimiz noktada bu günü kutlamaktan çok, basın özgürlüğü için neden hala mücadele etmek zorunda olduğumuzu sorguluyoruz. Benim için 24 Temmuz, gazetecilerin yalnızca haber üretme hakkını değil, toplumun gerçekleri öğrenme hakkını savunma günüdür. Çünkü basın özgürlüğü yoksa, demokrasiden ve şeffaflıktan söz etmek de mümkün değildir.<br />
Gazeteciler haberleri nedeniyle yargılanabiliyor, gözaltına alınabiliyor, ekonomik baskılarla karşı karşıya kalabiliyor ya da çalıştıkları kurumlar üzerinde çeşitli baskılar kurulabiliyor. Eleştirel gazetecilik giderek daha maliyetli hale gelirken, bazı kesimleri rahatsız etmeyen haberciliğin önünün daha açık olduğu bir tablo ortaya çıkıyor. Bu durum, toplumun haber alma hakkını doğrudan zedeliyor.<br />
Bugün gazetecilik yaparken en büyük sorunlardan biri, haberin doğruluğunu araştırmaktan çok haberin sonuçlarını hesaplamak zorunda bırakılmaktır. Bir haber nedeniyle soruşturma açılma ihtimali, erişim engelleri, resmi kurumların bilgi vermemesi ve ekonomik güvencesizlik gazetecilerin günlük gerçekliği haline geldi. Gazeteciler haber peşinde koşmaktan çok, mesleklerini nasıl sürdürebileceklerini düşünmek zorunda kalıyor.<br />
Basın üzerindeki baskılar yalnızca gazetecileri değil, toplumun bilgi alma hakkını hedef alıyor. Gazeteciler susturulduğunda aslında kamuoyu susturulmuş oluyor. Eleştirel haberciliğin zayıfladığı bir ortamda yanlışlar görünmez hale geliyor, hesap verebilirlik ortadan kalkıyor ve toplum tek taraflı bilgiye mahkum ediliyor.<br />
Bugün belki de en büyük tehlike doğrudan sansürden çok otosansürdür. Pek çok gazeteci işini kaybetme, dava açılması ya da başka yaptırımlarla karşılaşma endişesiyle bazı konulara hiç girmemeyi tercih edebiliyor. Bu durum, görünmeyen ama etkisi çok daha derin olan bir baskı mekanizması yaratıyor. Gazeteci korkuyla değil, kamu yararı ilkesiyle hareket edebilmelidir.<br />
Diyarbakır’da gazetecilik yapmak, Türkiye’nin birçok yerine göre daha fazla sorumluluk ve risk taşıyor. Bölgedeki toplumsal ve siyasal gelişmeleri takip eden gazeteciler çoğu zaman hem güvenlik hem de hukuki baskılarla karşı karşıya kalabiliyor. Yerel gazeteciler çoğu zaman ulusal medyanın görmezden geldiği olayları kamuoyuna duyurmaya çalışırken yalnız bırakılıyor. Buna rağmen Diyarbakır’da gazetecilik yapmak, hakikatin peşinden gitme sorumluluğunu daha güçlü hissettiren bir meslek pratiğidir. Basın özgürlüğünün en çok ihtiyaç duyulduğu yerlerden biri de bu coğrafyadır.</p>

<p><img alt="Ferat Mehmetoglu" class="detail-photo img-fluid" height="611" src="https://gazetedetaycom.teimg.com/gazetedetay-com/uploads/2026/07/ferat-mehmetoglu.jpeg" width="515" /><br />
<strong>Başkan Mehmetoğlu: "Basın özgürlüğü herkes için gereklidir"</strong><br />
Yerel Medya Derneği Başkanı Ferat Mehmetoğlu da basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil tüm toplumun ifade ve haber alma özgürlüğü anlamına geldiğini belirtti. Baskının yalnızca siyasi iktidarlardan değil, farklı kesimlerden de gelebileceğini ifade eden Mehmetoğlu:<br />
24 Temmuz Basın Özgürlüğü için Mücadele Günü aslında şunu ifade ediyor. Yani bütün medyada çalışan, müdyanın bütün alanında radyo, televizyon, gazetecilik, dijital yayıncılık, hatta sosyal medya haberciliği yapan insanların bütün çoğunluğunun el ele verip mesleği yüceltmesi gerektiğini düşünüyorum. El ele verip mesleği olan baskılara karşı bir duruş sergilemesi gerektiğini düşünüyorum.<br />
Bu baskıların nereden geldiği önemli değil ister hükümet tarafından ister muhalefet tarafından, ister herhangi bir kurum tarafından, bir siyasi örgüt tarafından veya bir iş insanı, bir işletme tarafından gelirse gelsin meslek, ahlak ve etiğine uygun olarak o baskılara, o yolsuzluklara karşı direnç göstermek gerekir. Doyasıyla basın özgürlüğü sadece kişilerin çalışma alanıyla ilgili özgürlük değildir. Kişilerin fikir özgürlüğüdür. Gazetecilerin, meslekte bulunan herkesin fikir özgürlüğü, çalışma özgürlüğü, seyahat özgürlüğüdür, haber alma özgürlüğüdür. Bana göre 24 Temmuz basın özgürlüğü ve mücadele kısmı bunu andırıyor.<br />
Bence Türkiye'de basın özgürlüğü çok gerilerde kalmış bir durumda. Ne yazık ki dünyadaki bütün bu konula ilgili araştırma yapan dernekler, uluslararası örgütler, basın özgürlüğünü savunan sivil toplum örgütleri ne yazık ki Türkiye ile ilgili kötü raporlar oluşturuyor. Bu kötü raporlar da bilinçli bir şekilde oluşan raporlar değil.<br />
Yani olan bir olguyu yansıttıkları için eğer bugün Türkiye'de halen gazeteciler gözaltında, halen tutukluysa ve birçok gazeteci, birçok basın mesleğinde bulunan insan eğer bu mesleği sağlıklı bir şekilde yapamıyorsa bu da bu raporların aslında doğru olduğunu gösteriyor. Ki ben Yerel Medya Dernek Başkanı olarak özellikle Diyarbakır'da bölgemizde gazeteciliğin medya alanına faaliyet yürüten insanların çok ciddi baskılara, çok ciddi tehditlere maruz kaldığını defalarca şahit olmuş bir kişiyim. Özellikle 90'lı yıllardan günümüze Türkiye'de bu alanla ilgili yani medyaya çok ciddi baskıların olduğunu biliyoruz. Bu baskılar bazen ölüm tehditleri, bazen fiziki yaralamalar, bazen tehditlerle meydana gelmiş. Bazen de insan ahlak ve onuruna aykırı bir şekilde onların ekmeğiyle oylayarak yani işinden ederek ne yazık ki günümüze kadar gelmiştir ve devam ediyor. Bu konuda aslında kurumlardan ziyade hükümetin bir politika oluşturması gerekiyor.<br />
Hükümetin aslınad bu tür baskılara izin vermemesi gerekiyor. Bu konuda elbette ki savcılar, hakimler, elbette ki İçişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı'nın ciddi bir şekilde özveriyle sözcük anlamıyla sadece basın özgürlüğü demekle olmuyor o özgürlüğü sağlamakla mükelleftir ve ne yazıkki Türkiye'nin sicili bu konuda oldukça karanlıktır. Özellikle Uğur Mumcu'dan, Abdi İpekçi'den, günümüzde Musa Anter'den bir çok gazetecinin çok ciddi şekilde canından olduğu, göç etmek zorunda olduğu, yerini yurdunu terketmek zorunda kaldığının şahidiyiz.<br />
Gazetecilik mesleğini icra ederken karşılaştığımız en büyük zorluklardan birisi sansür, engelleme, tehdit ve korku politikası. Bunu her alanla görebiliyoruz. Yani bunu hükümet kanadında görebiliyoruz.<br />
Bunu iktidar olan partinin alt bileşenlerinde görebiliyoruz. Bunu muhalefet partisinin bileşenlerinde görebiliyoruz. Bunu herhangi bir il ve ilçede hatta bir köyde yani bırakın siyasi bir erkin muhtara kadar yansıdığını görüyoruz.<br />
Bir iş insanında, bir iş kurumunda görebiliyoruz. Ne yazık ki medya alanında basın alanında çalışan bütün meslektaşlarımıza herkes ciddi oranla baskı uyguluyor, sansür uyguluyor, tehdit yapıyor ve bu ciddi anlamda bir sorun yaratıyor. En büyük etkiler de bana göre o insanların yerinden yurdundan edilmesi, işinden aşından edilmesi veya tehditlere boyun eğdirmek zorunda kalması.<br />
Bu bazen valiler tarafından, bazen kaymakamlar tarafından, bazen iktidar partisinin il başkanlıkları tarafından, bazen muhalefet partilerinin milletvekilleri veya yöneticiler tarafından yapıldığını görmüşüz. Yani sadece iktidarın baskı uyguladığını, sansür uyguladığını söyleyemeyiz. Ne yazık ki Türkiye öyle kara bir listede ki, Türkiye öyle kaos bir ortamda ki, yani basın özgürlüğünü, savunucu luğunu iddia eden kurumlar, sivil toplum örgütleri bile ne yazık ki yeri geldiğinde medya mensuplarına, gazetecilere baskı uyguluyor ve onları sansüre zorluyor.<br />
Sansür ve otosansür çok ciddi bir sorun. Sansür genelde hükümet tarafından, güç tarafından, bir bölgeyi idare eden güçler tarafından, bu vali, kaymakam, belediye başkanı, hatta bazen en küçük birim olan muhtarlık tarafından olduğu gibi bazı ekonomik güçleri elinde bulunduran iş adamlarının veya tüzel kişiliklerin de tarafından yapıldığını görmekteyiz. Ancak otosansür de Türkiye'de, İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, özellikle Güneydoğu bölgesinde, özellikle Kürt illerinde otosansürün çok fazla işlediğini görüyoruz.<br />
Neden? Nedeni de şu, çünkü otosansür uygulamayan gazeteci başına neler gelebileceğini çok kötü örneklerle gördüğü için yazan gazetecinin, konuşan muhabirin, konuşan sunucunun tutuklandığını, cezaevine girdiğini, yıllarca mahkemelerde süründüğünü, işinden, aşından olduğunu, ailesinden, çoluğundan, çocuğundan, sevdiklerinden olduğuna şahit olduğu için ne yazık ki otosansür çok ciddi bir şekilde bölgede devreye giriyor. İnsanlar soru sorması gerektiği zaman da soru sormaktan çekiniyor.<br />
Adli mercilere başvurmaktan çekiniyor. Veyahut herhangi bir olayın görgü tanığı veya videosu veya ses kaydını veya fotoğrafını hemen servis edemiyor. Çünkü hemen servis ettiğinde ne yazık ki başına gelebilecek, her türlü saldırıya maruz kalabileceğini bildiği için kısmi olarak otosansüre gidiyor.<br />
Diyarbakır'da gazetecilik yapmanın geçmişten günümüze çok ciddi zorlukları var. Batı'da, İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Bursa'da ve herhangi başka bir şehirde, kıyı kentinde buradaki gazetecilerin yaşadığı zorlukları yaşayamasınız. Bir kere en büyük sorun dil sorunu.<br />
Burada gazeteci her iki dile hakim olmak zorunda. Kürtçeyi de, Türkçeyi de bilmek zorunda. Bu bir zorunluluk.<br />
Bununla beraber muhatap olduğu kişilerle bu dili doğru kullanmak zorunda. Bazen kullandığı dille başına bela olabiliyor. Bazen çalıştığı mecranın dili başına bela olabiliyor.<br />
Hükümet yanlısı gözükmek bazen başına bela olabiliyor. Hükümet karşıtı gözükmek başına bela olabiliyor. Diğer illere oranla Diyarbakır'da ve bölgede Kürt gazeteci olmanın dezavantajları çok fazla sayabileceğimiz konular arasındadır. Ancak şu bir gerçekki, emniyet güçlerinin de veya hükümeti devleti temsil eden yani jandarmasından istihbaratına, trafik polisinden herhangi bir memuriyetine kadar her kesin gazetecilere karşı art niyetle yaklaştığı hatta şiddete maruz bırakıldıklarını tehdit ettiklerine defalarca şahit olduğuumuz için Diyarbakır ve bölgemizde yapılan gazetecilik ve batıda yapılan gazetecilik arasında ciddi bir fark var. Ciddi sorunlar var, dolayısıyla buradaki gazeteciliğin istendiği seviyeye ulaşmamasının nedenlerinden biride budur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Ismet Mikailogullari" class="detail-photo img-fluid" height="478" src="https://gazetedetaycom.teimg.com/gazetedetay-com/uploads/2026/07/ismet-mikailogullari.JPG" width="850" /><strong>Mikailoğulları: "Gazeteciler mücadeleden vazgeçmemeli"</strong><br />
Reuters Haber Ajansı Bölge Temsilcisi İsmet Mikailoğulları ise bağımsız medyanın demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirterek, gazetecilerin ekonomik sorunlar, resmi kurumlara bilgi erişimindeki güçlükler ve hukuki baskılar nedeniyle mesleklerini zor şartlarda sürdürdüğünü ifade etti.<br />
Mikailoğulları:<br />
Benim için, Özgür ve Bağımsız medyanın demokratik ülkelerin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğu ve ne yazıkki yaşadığımız ülke veya coğrafyada bu ilkenin korunmasına yönelik hiç bir çaba sarf edilmemesidir. Bu doğrultuda basın meslek örgütleri ve çalışanları basın özgürlüğü için mücadeleden asla vaaz geçmemelidir.<br />
Türkiye’de basın özgürlüğü yok denilecek kadar az olduğuna inanıyorum. Her ne kadar günümüzde azınlık bir kesim, otoriter güçlülerin yanında yer alarak medya kuruluşların özgür olduklarını iddia etsede bağımsız ve serbest çalışan gazeteciler için kötü şartların halen devam ettiğini söyleyebiliriz.<br />
Mesleğimizi icra ederken yaşadığımız bazı temel sorunları kısa başlıklar halinde aktarmak isterim.<br />
1- Medya ve Gazetecilik sektöründeki sorunlardan bir tanesi verdiğin emeğin karşılığını alamamandır. Ancak, mesleğimize olan bağlılığımız ve topluma olan borcumuz yaşadığımız ekonomik sorunları ikinci plana atmaktadır.<br />
2- Yaşadığımız zorluklardan en önemlisi yapmak istediğimiz ancak açılacak davalardan kaynaklı yapamadığımız veya yumuşatmak zorunda kaldığımız siyasi ve toplumsal hassasiyetleri olan haberlerdir.<br />
3- Teyid amaçlı Resmi kurum ve kuruluşlardan Bilgi edinme taleplerinin reddedilmesi veya gecikmesi.<br />
4- Siyasi veya hükümet karşıtı haberlerde kaynakların ve vatandaşın fikrini açılacak davalardan kaynaklı özgürce beyan edememesi.<br />
Gazeteciler, yaptıkları haberlerden kaynaklı açılacak dava dosyaları, para cezaları, otoriter güçler veya toplumsal gruplardan baskı hissedebiliyor. Bütün ihtimalleri dikkate alarak haber dili veya konu seçiminde daha temkinli kalmasında yarar olacağını düşünüyor ve vatandaşa doğru haber verme gereğini yerine getiremiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>RAMAZAN SEYKAN</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyarbakır Haberleri</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/24-temmuzda-gazeteciler-konustu-basin-ozgurlugu-icin-mucadele-hala-suruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/gazeteciler-diyarbakir-kopyala.jpg" type="image/jpeg" length="72596"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da tenis kortlarına yoğun ilgi]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/diyarbakirda-tenis-kortlarina-yogun-ilgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/diyarbakirda-tenis-kortlarina-yogun-ilgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da ücretsiz tenis kurslarından yılın ilk 6 ayında 320 yetişkin ve 220 çocuk olmak üzere 540 kişi yararlandı. Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, tenis sporunu yaygınlaştırmak ve çocuklarla gençlerin yeteneklerini geliştirmelerine katkı sunmak amacıyla ücretsiz kurslar düzenledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kayapınar ilçesindeki 75 Kapalı Tenis Kortları’nda gerçekleştirilen ve 2 aylık periyotlarla süren kurslarda, katılımcılara materyal desteği sunularak tenisin temel tekniklerine ilişkin eğitim verildi. 320 yetişkin ve 220 çocuk olmak üzere 540 kursiyer, aldıkları eğitimi uygulamalı çalışmalarla pekiştirerek karşılıklı ralli ve maç yapabilecek seviyeye geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Antrenörler ve kursiyerler, Diyarbakır’da tenise olan ilginin hızla arttığını belirtti.</p>

<p><strong>‘Tenise olan ilgi artıyor’</strong></p>

<p>Büyükşehir Belediyesinin ücretsiz tenis kursunu sosyal medya aracılığıyla öğrendiğini belirten kursiyer Süleyman Şahin, şunları söyledi: “İnternette belediyenin ücretsiz tenis kursuna ilişkin duyurusunu gördüm ve başvurumu yaptım. Kurs beklediğimden daha uzun sürdü. İki ay boyunca haftada iki saat eğitim aldık. Tenisin tekniklerini öğrendik ve bunları pratiğe dönüştürme fırsatı bulduk. Şehirde tenise olan ilginin arttığını görüyorum. Büyükşehir Belediyesi ve Bağlar Belediyesi bünyesinde farklı turnuvaların düzenlenmesi de bu ilgiyi artırıyor. İlerleyen dönemlerde kort sayısının artmasını bekliyoruz. Diyarbakır’ın gelecek yıllarda iyi tenisçiler yetiştiren ve tenisle anılan bir kent olmasını istiyoruz.”</p>

<p><strong>‘Arkadaşlarımızla kaynaştık’</strong></p>

<p>Kurslarda keyifli vakit geçirdiğini dile getiren Hüsna Birtane, eğitimlere en temel seviyeden başladıklarını belirterek şöyle konuştu: “Orta seviyeye kadar geldiğimizi düşünüyorum. Ralliler yaptık ve arkadaşlarımız oldukça başarılı oldu. Kurs boyunca hem eğlendik hem de birbirimizle kaynaştık. Kendi aramızda gruplar oluşturduk. Belediyenin tenis kortları uygun olduğunda arkadaşlarımızla plan yaparak burada tenis oynamaya devam edeceğiz.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyarbakır Haberleri</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/diyarbakirda-tenis-kortlarina-yogun-ilgi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/tenis-kortu-belediye.jpg" type="image/jpeg" length="85242"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Siverek-Diyarbakır yolundaki yolculuk beklenmedik şekilde sona erdi]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/video/siverek-diyarbakir-yolundaki-yolculuk-beklenmedik-sekilde-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/video/siverek-diyarbakir-yolundaki-yolculuk-beklenmedik-sekilde-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde kontrolden çıkarak şarampole devrilen otomobildeki üç kişi kurtarılamadı, sürücü ise Siverek Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde şarampole devrilen otomobildeki 3 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İhsan Kesik (27) idaresindeki 42 KZ 131 plakalı otomobil, Siverek-Diyarbakır kara yolunun 25'inci kilometresinde kontrolden çıkarak şarampole devrildi.</p>

<p>Kazada sürücü yaralanırken, otomobildeki Hamza Kesik (41), Safiye Kesik (53) ve Mizgin Kesik (30) olay yerinde yaşamını yitirdi.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye sağlık, itfaiye, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Yaralanan sürücü sağlık ekiplerince Siverek Devlet Hastanesine, cenazeler morga kaldırıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gazete Detay</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/video/siverek-diyarbakir-yolundaki-yolculuk-beklenmedik-sekilde-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/siverek-diyarbakir-yolundaki-yolculuk-beklenmedik-sekilde-sona-erdi-1024x712.jpg" type="image/jpeg" length="77543"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GIDA ÜRÜNLERİ SATIN ALINACAKTIR]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/gida-urunleri-satin-alinacaktir-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/gida-urunleri-satin-alinacaktir-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>GIDA ÜRÜNLERİ SATIN ALINACAKTIR</p>

<p><br />
GIDA MADDELERİ ALIMI mal alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.<br />
İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:</p>

<table class="table table-bordered">
 <tbody>
  <tr>
   <td>İhale Kayıt Numarası (İKN)</td>
   <td>:</td>
   <td>2026/1330277</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<table class="table table-bordered">
 <tbody>
  <tr>
   <td colspan="3">1- İdarenin</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>1.1. Adı</td>
   <td>:</td>
   <td>DİYARBAKIR İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ DİYARBAKIR ERGANİ DEVLET HASTANESİ BAŞHEKİMLİĞİ</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>1.2. Adresi</td>
   <td>:</td>
   <td>ADNAN MENDERES MAH. KIRALAN Dİ ERGANİ/DİYARBAKIR</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>1.3. Telefon numarası</td>
   <td>:</td>
   <td>04126115112</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>1.4. İhale dokümanının görülebileceği ve indirilebileceği internet sayfası</td>
   <td>:</td>
   <td>https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>2- İhalenin</p>

<table class="table table-bordered">
 <tbody>
  <tr>
   <td>2.1. Tarih ve Saati</td>
   <td>:</td>
   <td>18.08.2026 - 10:00</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>2.2. Yapılacağı (e-tekliflerin açılacağı) adres</td>
   <td>:</td>
   <td>ERGANİ DEVLET HASTANESİ SATIN ALMA BİRİMİ</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>3- İhale konusu mal alımının</p>

<table class="table table-bordered">
 <tbody>
  <tr>
   <td>3.1. Adı</td>
   <td>:</td>
   <td>GIDA MADDELERİ ALIMI</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>3.2. Niteliği, türü ve miktarı</td>
   <td>:</td>
   <td>3 KISIM 8 KALEM GIDA MADDELERİ ALIMI HAZIR TATLILAR 5 KALEM KEMİKSİZ DANA ETİ 1 KALEM TAVUK ETİ 2 KALEM<br />
   Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>3.3. Yapılacağı/teslim edileceği yer</td>
   <td>:</td>
   <td>ERGANİ DEVLET HASTANESİ AYNİYAT TÜKETİM DEPOSU AMBARI</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>3.4. Süresi/teslim tarihi</td>
   <td>:</td>
   <td>Hastanemiz Ayniyat Tüketim Ambarına ihale süresi içerisinde tek seferde veya peyder pey sözleşme süresince malzemeleri Teslim Edilecektir. Sipariş edilecek mal veya mallar tebliğ tarihinden itibaren en geç 2 takvim günü içinde idareye teslim edilecektir. Ancak hastanemiz tarafından Perşembe veya Cuma günü verilen siparişlerde Mutfak ve ambarının fiziki koşulları yeterli olmadığından siparişlerin son teslim tarihi en geç takip eden mesai günü 08:00-10:00 saatleri arasında olmalıdır. Saat 10:00 dan sonra getirilen ürünler teslim alınmayacaktır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>3.5. İşe başlama tarihi</td>
   <td>:</td>
   <td>Sözleşmenin imzalanmasına müteakip işe başlanacaktır.</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>4- Katılım ve yeterlik kriterleri:<br />
4.1. Katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin istekliler tarafından e-teklif kapsamında sunulması gereken bilgi ve belgeler ile fiyat dışı unsurlara ilişkin bilgi ve belgelere aşağıda yer verilmiştir:<br />
4.1.1. Teklif mektubu.<br />
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olunduğunu gösteren bilgi ve belgeler:<br />
4.1.2.1. Tüzel kişilerde; isteklilerin yönetimindeki görevliler ile ilgisine göre, ortaklar ve ortaklık oranlarına (halka arz edilen hisseler hariç)/üyelerine/kurucularına ilişkin bilgi ve belgeler.<br />
4.1.2.2. Vekâleten ihaleye katılma halinde vekile ilişkin bilgi ve belgeler.<br />
4.1.3. Geçici teminat.<br />
4.1.4 İsteklinin iş ortaklığı olması halinde iş ortaklığı beyannamesi.<br />
4.1.5. Yerli malı teklif edenler lehine fiyat avantajından yararlanmak isteyen istekliler tarafından sunulacak yerli malı belgesi</p>

<table class="table table-bordered">
 <tbody>
  <tr>
   <td>4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>4.3. Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>4.3.1 İhale konusu işin ya da malın satış faaliyetinin yerine getirilebilmesi için ilgili mevzuat gereğince sicil, izin, ruhsat, faaliyet belgesi vb. belgeler:</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>İş Yeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatı<br />
   İşletme Kayıt Belgesi<br />
   Kalite ile ilgili Belgeler<br />
   Marka Beyanı<br />
   Mezbaha ile ilgili Belge<br />
   Yetkili Satıcı Belgesi</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>4.3.2. Numune sunulması istenmektedir.</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.<br />
6- İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.<br />
7- İhaleye teklif verecek olanların, EKAP hesabına giriş yaparak ihale dokümanını indirmeleri zorunludur.<br />
8-Teklifler, EKAP üzerinden teklif mektubu ile ihaleye katılım belgesi ve diğer ekler kullanılarak hazırlanacak ve e-imza ile imzalanarak ihale tarih ve saatine kadar EKAP üzerinden gönderilecektir.<br />
9- İstekliler tekliflerini, her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden teklif birim fiyat şeklinde vereceklerdir. İhale sonucunda, üzerine ihale yapılan istekliyle birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.<br />
10- Bu ihalede, kısmı teklif verilebilir.<br />
11- İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.<br />
12- Bu ihalede elektronik eksiltme yapılmayacaktır.<br />
13- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (Doksan) takvim günüdür.<br />
14- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.<br />
15- Diğer hususlar:<br />
Teklif fiyatı ihale komisyonu tarafından aşırı düşük olarak tespit edilen isteklilerden Kanunun 38 inci maddesine göre açıklama istenecektir.<br />
 </p>]]></turbo:content>
      <category>Resmi İlanlar</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/gida-urunleri-satin-alinacaktir-1</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/gida-alinacaktir.jpg" type="image/jpeg" length="70883"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lice'de Korkutan Yangın: Ormanlık Alanda Alevlerle Mücadele]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/licede-korkutan-yangin-ormanlik-alanda-alevlerle-mucadele</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/licede-korkutan-yangin-ormanlik-alanda-alevlerle-mucadele" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'ın Lice ilçesine bağlı kırsal Muradiye ve Kali Mahalleleri arasında bulunan ormanlık ve örtü alanında yangın çıktı. Kısa sürede yayılan alevler geniş bir alana etkisini gösterirken, bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yangının kontrol altına alınması için ekiplerin yoğun müdahalesi sürerken, mahalle sakinleri de söndürme çalışmalarına destek veriyor. Vatandaşlar, yangının daha geniş alanlara sıçramaması için ekiplerle birlikte alevlere karşı mücadele ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://gazetedetay.com/vidyome/embed/18112" webkitallowfullscreen=""></iframe><br />
Yangının çıkış nedeni henüz belirlenemezken, ekipler hem alevleri kontrol altına almak hem de çevredeki yerleşim alanlarını korumak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.<br />
Yetkililer, bölgede yaşayan vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyarırken, yangının çıkış nedeninin yapılacak incelemenin ardından netlik kazanacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>RAMAZAN SEYKAN</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyarbakır Haberleri</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/licede-korkutan-yangin-ormanlik-alanda-alevlerle-mucadele</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 21:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/lice-yangin-haberi.jpg" type="image/jpeg" length="15576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zorova’da Çocuklar İlk Konserleri İçin Gün Sayıyor]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/zorovada-cocuklar-ilk-konserleri-icin-gun-sayiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/zorovada-cocuklar-ilk-konserleri-icin-gun-sayiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sur Belediyesi ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen Gezici Müzik Atölyesi'ne katılan Zorova Mahallesi'ndeki çocuklar, önümüzdeki hafta gerçekleştirecekleri konser öncesi provalarını yoğun tempoda sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sur Belediyesi Kültür Müdürlüğü ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Aram Tigran Kent Konservatuvarı'nın ortaklaşa yürüttüğü Gezici Müzik Atölyesi kapsamında Zorova Mahallesi'nde eğitim alan çocuklar, konser hazırlıklarına hız verdi.</p>

<p>Atölye çalışmalarının son haftasına girilirken, çocuklar mahallelerinde sahneleyecekleri konser öncesinde ritim ve müzik provalarını büyük bir heyecanla sürdürüyor. Eğitim sürecinde hem müzik bilgilerini geliştiren hem de birlikte üretmenin keyfini yaşayan çocuklar, ilk sahne deneyimlerini yaşamaya hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaz dönemi boyunca kırsal mahallelerde çocukları sanatla buluşturan Gezici Müzik Atölyesi, katılımcıların müzikal becerilerini geliştirmenin yanı sıra sosyal ve kültürel gelişimlerine de katkı sunuyor.</p>

<p>Önümüzdeki hafta Zorova Mahallesi'nde gerçekleştirilecek konserde çocuklar, atölye boyunca edindikleri bilgi ve deneyimleri sahneye taşıyarak aileleri ve mahalle sakinleriyle paylaşacak. Konserin, mahallede renkli ve coşkulu anlara sahne olması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyarbakır Haberleri</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/zorovada-cocuklar-ilk-konserleri-icin-gun-sayiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 21:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/i-m-g-20260723-210243.jpg" type="image/jpeg" length="16035"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bağlar Belediyesi'nden Okul Önünde Güvenli Ulaşım Hamlesi]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/baglar-belediyesinden-okul-onunde-guvenli-ulasim-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/baglar-belediyesinden-okul-onunde-guvenli-ulasim-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bağlar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü, 5 Nisan Mahallesi Yusuf İslam Caddesi üzerinde bulunan Nuriye Çelebi Eser İlkokulu önündeki kaldırım yenileme çalışmalarını tamamladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İki gün süren çalışmalar kapsamında yaklaşık 500 metrekarelik eski kaldırım tamamen sökülerek yeniden inşa edildi. Özellikle öğrenci ve velilerin okul giriş-çıkışlarında daha güvenli ve konforlu bir şekilde ulaşım sağlaması hedeflenen projede, kaldırımlar engelli yürüme bantları ile donatılarak erişilebilir hale getirildi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 23 At 14.30.27 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="799" src="https://gazetedetaycom.teimg.com/gazetedetay-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-23-at-143027-1.jpeg" width="920" />Bağlar Belediyesi yetkilileri, ilçe genelinde yalnızca mevcut kaldırımlarda bakım ve onarım çalışmaları yapılmadığını, ihtiyaç duyulan bölgelerde sıfırdan kaldırım yapımının da aralıksız sürdürüldüğünü belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Belediye, yurttaşların güvenli ve rahat ulaşımını sağlamak amacıyla altyapı ve üstyapı çalışmalarına ilçenin farklı noktalarında devam edeceğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyarbakır Haberleri</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/baglar-belediyesinden-okul-onunde-guvenli-ulasim-hamlesi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-23-at-143027.jpeg" type="image/jpeg" length="11995"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da Eşek Sütü Sabununa Yoğun İlgi]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/diyarbakirda-esek-sutu-sabununa-yogun-ilgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/diyarbakirda-esek-sutu-sabununa-yogun-ilgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğal ve bitkisel ürünlere yönelik ilginin her geçen gün arttığı Diyarbakır'da, eşek sütü sabunu da en çok tercih edilen doğal bakım ürünleri arasında yer alıyor. Aktarlar ve doğal ürün satıcıları, özellikle yaz aylarında cilt bakımı için eşek sütü sabununa talebin arttığını belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İçeriğinde bulunan vitamin ve mineraller sayesinde cildi temizlediği, nemlendirdiği ve yumuşak bir görünüm kazandırdığı ifade edilen eşek sütü sabunu, hem kadınlar hem de erkekler tarafından yoğun ilgi görüyor. Vatandaşlar, kimyasal içerikli ürünler yerine doğal sabunları tercih ederek günlük cilt bakımını bu ürünlerle yapmayı tercih ediyor. Ancak bu tür ürünlerin sağlık açısından kesin tedavi edici etkileri bilimsel olarak kanıtlanmış değildir ve cilt hassasiyeti olan kişilerin dikkatli kullanması önerilmektedir.<br />
Diyarbakır'daki aktarlar, eşek sütü sabununun yanı sıra bıttım, keçi sütü, defne ve kükürt sabunlarının da ilgi gördüğünü belirterek, doğal ürünlere olan talebin son yıllarda önemli ölçüde arttığını ifade ediyor.<br />
Doğal bakım ürünleri arasında öne çıkan eşek sütü sabunu, özellikle yerli turistlerin de ilgisini çekerken, Diyarbakır'da aktarlarda ve doğal ürün mağazalarında en çok sorulan ürünlerden biri olmayı sürdürüyor.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>RAMAZAN SEYKAN</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyarbakır Haberleri</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/diyarbakirda-esek-sutu-sabununa-yogun-ilgi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/esek-sutu-kopyala.jpg" type="image/jpeg" length="51382"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Google'a 890 milyon avro ceza]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/googlea-890-milyon-avro-ceza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/googlea-890-milyon-avro-ceza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Google'ın Dijital Piyasalar Yasası'nı iki farklı alanda ihlal ettiğini belirlemesinin ardından şirkete toplam 890 milyon avro para cezası verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AB Komisyonu'ndan yapılan açıklamaya göre, Google Arama'da kendi hizmetlerini kayırması ve Google Play'de işletmelerin tüketicileri alternatif ve çoğu zaman daha ucuz satın alma kanallarına yönlendirmesini engellemesi nedeniyle Dijital Piyasalar Yasası'nı ihlal etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kapsamda Komisyon, Google'a ilk ihlal nedeniyle 460 milyon avro ve ikinci ihlal nedeniyle 430 milyon avro olmak üzere toplam 890 milyon avro para cezası verdi. AB Komisyonu, verilen para cezalarının ihlallerin "ciddiyeti ve süresi" dikkate alınarak belirlendiğini açıkladı.</p>

<p>Komisyon ayrıca Google'ın söz konusu ihlalleri sona erdirmesini istedi. Buna göre Google'ın Arama sonuçlarında üçüncü taraf hizmetlere kendi hizmetleriyle eşit, adil ve ayrımcı olmayan şekilde davranması ve Google Play üzerinden uygulama dağıtan geliştiricilerin kullanıcılarla mağaza içi ve dışında serbestçe iletişim kurmasına ve sözleşme yapmasına teknik ve hukuki olarak izin vermesi gerekiyor.</p>

<p>Google'ın Komisyon kararlarına 60 gün içinde uyması gerekiyor. Aksi halde şirket, küresel yıllık cirosunun yüzde 5'ine kadar günlük para cezası riskiyle karşı karşıya kalabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dış Haberler</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/googlea-890-milyon-avro-ceza</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/google-ceza.webp" type="image/jpeg" length="11017"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hidroelektrik üretimi ile enerji ithalatı yaklaşık 5 milyar dolar azaldı]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/hidroelektrik-uretimi-ile-enerji-ithalati-yaklasik-5-milyar-dolar-azaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/hidroelektrik-uretimi-ile-enerji-ithalati-yaklasik-5-milyar-dolar-azaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hidroelektrik Santralları Sanayi ve İş İnsanları Derneği (HESİAD) Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, bu yıl yağışların ve su rejiminin olumlu seyretmesiyle hidroelektrik üretiminde tarihi rekorlara ulaşıldığını belirterek, söz konusu üretimin doğal gazın yerini alması sayesinde yaklaşık 5 milyar dolarlık enerji ithalatının önüne geçildiğini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anadolu Ajansı Enerji Terminali programına konuk olan Güven, 2026'nın hidroelektrik sektörü açısından son derece verimli geçtiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaklaşık 5 milyar dolarlık doğal gaz ikamesi sağlandı</p>

<p>Hidroelektrik üretiminin yalnızca elektrik sistemine değil, dış ticaret dengesine de önemli katkı sunduğunu belirten Güven, "İlk 6 aylık dönemde yaşanan enerji ve petrol krizlerinin konuşulduğu süreçte hidroelektrik Türkiye için büyük değer yarattı. Takribi 5 milyar dolar gibi bu üretilen enerjinin doğal gaz ikame oranına ulaştığını düşünüyoruz, hesaplıyoruz." ifadesini kullandı.</p>

<p>Güven, Türkiye'nin son 20 yılda hidroelektrik alanında büyük yatırımlar gerçekleştirdiğini ifade ederek, mevcut hidroelektrik kurulu gücünün yatırım değerinin yaklaşık 80 milyar dolar seviyesinde olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/hidroelektrik-uretimi-ile-enerji-ithalati-yaklasik-5-milyar-dolar-azaldi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/hes-enerji.webp" type="image/jpeg" length="27829"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yerli turistlerin  ilk çeyrekteki harcamaları belli oldu]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/yerli-turistlerin-ilk-ceyrekteki-harcamalari-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/yerli-turistlerin-ilk-ceyrekteki-harcamalari-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yerli turistler, yılın ilk çeyreğinde yurt içinde aile ziyaretleri için 50,2 milyar lira, tatil için ise 33 milyar lira harcama gerçekleştirdi. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) "hane halkı yurt içi turizm" verilerinden derlediği bilgiye göre yerli turistler yılın ilk çeyreğinde ülke içinde 102,3 milyar lira seyahat harcaması yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Geçen yılın aynı çeyreğine göre harcamalarda yaklaşık yüzde 34'lük artış gerçekleşirken yerli turistler aynı dönemde toplamda 73,6 milyon kez gece konakladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Turistlerin yurt içinde yaptığı bu seyahatler amaçlarına göre incelendiğinde ise aile ziyareti öne çıktı.</p>

<p>Yerli turistler, "yakınları ziyaret" başlıklı kategoride yaptıkları seyahatlerde 50 milyar 249 milyon 966 lira harcadı. Geçen yılın aynı döneminde ise bu gerekçeyle 38 milyar 718 milyon 200 bin lira harcanmıştı.</p>

<p>Yakınları ziyaretten sonra en çok harcamanın yapıldığı kategori 33 milyar 31 milyon 536 bin lira ile "gezi, eğlence, tatil" olarak kayıtlara geçti. Söz konusu kategoride 2025'in ilk çeyreğinde 22 milyar 906 milyon 736 bin lira harcama gerçekleşmişti.</p>

<p>Böylece bu yılın ilk çeyreğindeki 102,3 milyar liralık toplam harcamanın, 83,3 milyar lirası aile ziyareti ve tatil için yapılmış oldu.</p>

<p>Yakınları ziyaret için 54,6 milyon geceleme</p>

<p>Söz konusu dönemde "yakınları ziyaret" için 9 milyon 652 bin seyahat ve bu seyahatlerde 54 milyon 651 bin geceleme gerçekleştirildi.</p>

<p>Yerli turistler, "gezi, eğlence, tatil" için ise aynı dönemde 3 milyon 155 bin seyahat yaparken 10 milyon 250 bin kez geceledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/yerli-turistlerin-ilk-ceyrekteki-harcamalari-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/yerli-turist.webp" type="image/jpeg" length="95224"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzman uyardı: Sıcak hava çekirge sayısını artırdı, panik yapmayın]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/uzman-uyardi-sicak-hava-cekirge-sayisini-artirdi-panik-yapmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/uzman-uyardi-sicak-hava-cekirge-sayisini-artirdi-panik-yapmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Umut Toprak, ılıman geçen kış ve sıcak yaz nedeniyle çekirge popülasyonunda artış yaşandığını belirterek, sosyal medyada iddia edildiği gibi olağan dışı bir durum olmadığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Umut Toprak, son günlerde bazı bölgelerde daha sık görülen çekirgelerin doğal yaşam döngüsünün bir parçası olduğunu belirtti. Toprak, kış ve ilkbaharın ılıman geçmesi ile yaz aylarında etkisini artıran sıcaklıkların çekirgelerin gelişimini hızlandırdığını ve popülasyonun artmasına neden olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde yer alan türün beyaz yüzlü çalı çekirgesi olduğunu belirten Toprak, bu çekirgelerin ağırlıklı olarak diğer böceklerle beslendiğini, tarımsal açıdan önemli bir zararlı olmadığını ve ekosisteme katkı sağladığını söyledi.</p>

<p>Gece saatlerinde ışığa yöneldikleri için evlere girebildiklerini aktaran Toprak, bu durumun doğal bir davranış olduğunu vurguladı. Çekirgelerin temas halinde hafif şekilde ısırabileceğini ancak bunun insan sağlığı açısından risk oluşturmadığını belirten Toprak, vatandaşların paniğe kapılmaması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Uzmanlar, sıcaklıkların etkisiyle artan çekirge sayısının geçici olduğunu, doğal denge içerisinde popülasyonun zamanla yeniden azalacağını ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel Haberler</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/uzman-uyardi-sicak-hava-cekirge-sayisini-artirdi-panik-yapmayin</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/cekirge.jpg" type="image/jpeg" length="13405"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kene tutunmasının ardından başlayan tedavi süreci sonuçsuz kaldı]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/video/kene-tutunmasinin-ardindan-baslayan-tedavi-sureci-sonucsuz-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/video/kene-tutunmasinin-ardindan-baslayan-tedavi-sureci-sonucsuz-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat'ın Almus ilçesinde kene tutunmasının ardından rahatsızlanan 72 yaşındaki Şehriban Öztürk, Sivas'ta KKKA şüphesiyle tedavi gördüğü yoğun bakımda kurtarılamadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sivas'ta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı şüphesiyle tedavi gören 72 yaşındaki kadın yaşamını yitirdi.<br />
Tokat'ın Almus ilçesi Gökköy'de yaşayan Şehriban Öztürk'e yaklaşık 1 hafta önce kene tutundu.<br />
Öztürk, bir süre sonra rahatsızlanınca yakınları tarafından Almus Devlet Hastanesine kaldırıldı.<br />
Buradan Tokat'taki hastaneye, daha sonra Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesine sevk edilen ve KKKA hastalığı şüphesiyle Anestezi Yoğun Bakım Servisi'nde tedavi altına alınan Öztürk, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.<br />
Yakınları tarafından teslim alınan Öztürk'ün cenazesinin, Almus ilçesi Gökköy'de toprağa verileceği öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gazete Detay</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/video/kene-tutunmasinin-ardindan-baslayan-tedavi-sureci-sonucsuz-kaldi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/sivasta-kkka-hastaligi-suphesiyle-tedavi-goren-kadin-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="74489"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[49 yıl sonra köyüne dönen Zeki Çınar baba mirasına sahip çıktı]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/video/49-yil-sonra-koyune-donen-zeki-cinar-baba-mirasina-sahip-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/video/49-yil-sonra-koyune-donen-zeki-cinar-baba-mirasina-sahip-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da uzun yıllar yaşayan 63 yaşındaki Zeki Çınar, 49 yıl sonra Kırklareli’nin Kula köyüne dönerek babasından kalan 12 kovanla aile arıcılık geleneğini sürdürmeye başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzun yıllar İstanbul’da yaşayan Zeki Çınar (63), babasından miras kalan 12 arı kovanıyla ilgilenmek için 49 yıl sonra Kırklareli’nin Kula köyüne döndü.<br />
İlkokulu tamamladıktan sonra eğitim için doğduğu köyden ayrılan ve çalışma hayatını İstanbul’da esnaflık yaparak geçiren Çınar, geçen yıl 90 yaşındaki babasının çağrısı üzerine ailesiyle köyüne döndü.<br />
Dedesinin başlattığı, babasının da yaklaşık 50 yıl sürdürdüğü arıcılık geleneğine sahip çıkan Çınar, babasından kalan 60 kovanı annesi ve 3 kardeşiyle kura çekerek paylaştı.<br />
Yaklaşık 5 ay önce kendi payına düşen 12 kovanla arılığını kuran Çınar, kovan sayısını artırarak profesyonel arıcılık yapmayı hedefliyor.<br />
<strong>Arı sevgisi yarım asır sonra köyüne döndürdü</strong><br />
Çınar, arılara duyduğu sevginin köyüne dönmesinde etkili olduğunu söyledi.<br />
Çocukluğunun arıların arasında geçtiğini belirten Çınar, bu dönemde kazandığı deneyimlerin kişisel gelişimine ve iş hayatına önemli katkı sağladığını ifade etti.<br />
Arıcılığın ciddiyet ve disiplin gerektiren bir uğraş olduğunu vurgulayan Çınar, şöyle konuştu:<br />
"Çocukken oğul mevsimlerinde aylarca arılıktan çıkamazdım. O zamanlar dışarıda oyun oynamak yerine arıların arasında bulunmak canımı sıkıyordu. Ancak sonradan gördüm ki bu deneyim, iş hayatımdaki disiplinime ve olaylara yaklaşımıma da yansımış. Arıcılık çoğu zaman hobi olarak ifade ediliyor ancak aslında tam bir disiplin meselesidir."<br />
Babasının ilerleyen yaşı nedeniyle artık arılarla ilgilenemediğini anlatan Çınar, bu nedenle kovanları paylaştıklarını dile getirdi.<br />
Kendi payına 12 kovan düştüğünü aktaran Çınar, "Bu arılık babamın mirasının bir parçası. Diğer arılıklar da kardeşlerime ve anneme kaldı. Uzun süredir arıcılıkla ilgilenmek istiyordum ancak zaman ayıramıyordum. Şimdi şartlarım uygun hale geldi. Bu potansiyeli değerlendirmek benim için çok değerli bir fırsat oldu." dedi.<br />
Köyüne döndüğü için mutlu olduğunu belirten Çınar, kovan sayısını artırmak için çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.<br />
Köyde kalıcı olarak yapmak istediği işin arıcılık olduğunu dile getiren Çınar, "Köy yaşamı, Türkiye'nin klasik kırsal yaşamından izler taşıyor. Burası huzurlu ve rahat bir ortam. İnsanları kucaklayan, yeşillikler içerisinde adeta terapi etkisi oluşturan bir yer. Bu nedenle köyümüzde emeklilerin sayısı da oldukça fazla." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gazete Detay</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/video/49-yil-sonra-koyune-donen-zeki-cinar-baba-mirasina-sahip-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/baba-yadigari-ari-kovanlarina-49-yil-sonra-dondugu-koyunde-bakiyor.jpg" type="image/jpeg" length="37544"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YÖK duyurdu: 16 yeni program ilk kez öğrenci alacak]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/video/yok-duyurdu-16-yeni-program-ilk-kez-ogrenci-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/video/yok-duyurdu-16-yeni-program-ilk-kez-ogrenci-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de 2026-2027 eğitim-öğretim yılında 7 lisans ve 9 ön lisans olmak üzere 16 yeni program ilk kez öğrenci kabul edecek. Programlar teknoloji ve istihdam odaklı alanlarda açılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında 7'si lisans, 9'u ön lisans olmak üzere 16 yeni programın ilk kez öğrenci kabul edeceğini bildirdi.<br />
YÖK'ten yapılan açıklamaya göre, küresel ölçekte yaşanan teknolojik dönüşüm, birçok mesleğin çalışma biçimini değiştirirken yeni uzmanlık alanlarını da beraberinde getiriyor.<br />
Bu kapsamda YÖK, yükseköğretimde dönüşüm sürecini hızlandırarak geleceğin mesleklerine yönelik programları yaygınlaştırıyor. Yapay zeka, siber güvenlik, veri bilimi, havacılık, otomasyon ve dijital dönüşüm odaklı yeni programlarla birlikte yükseköğretim sistemi, istihdam temelli bir yapıya doğru yeniden şekilleniyor.<br />
Geleceğin mesleklerine yönelik bölümler arasında yapay zeka mühendisliği, siber güvenlik, yapay zeka, büyük veri analistliği, dijital dönüşüm elektroniği, imalat yürütme sistemleri operatörlüğü, elektronik ve otomasyon, iklimlendirme ve soğutma teknolojisi gibi programlar öne çıkıyor.<br />
Bu yıl da tarih ve yapay zeka, felsefe ve yapay zeka, biyoteknoloji ve genetik, dijital oyun teknolojileri, mobil güvenlik teknolojileri dahil 16 yeni program daha tercih kılavuzuna eklendi.<br />
Geleceğin mesleklerine yoğun ilgi, yeni açılan bölümlerle, gençlerin tercih listelerinde üst sıralara yükseliyor. Öğrenciler bu alanları tercih ederek savunma sanayisi, havacılık, yazılım ve veri teknolojileri gibi kritik sektörlerde görev almayı hedefliyor.<br />
Öte yandan yükseköğretimde dönüşüm kapsamında öğrenciler, daha eğitim sürecinde laboratuvar, staj ve sektör temelli uygulamalarla iş dünyasıyla buluşturuluyor.<br />
Özellikle savunma sanayisi, havacılık, otomasyon ve veri teknolojileri alanlarında geliştirilen programlar, öğrencilerin üretim süreçlerini doğrudan deneyimlemesini sağlıyor. Bu yaklaşım, yükseköğretimi yalnızca teorik bilgi sunan bir yapıdan çıkararak, istihdamla doğrudan ilişkili beceri temelli bir modele dönüştürüyor. Böylece Türkiye'nin teknoloji üretim kapasitesine katkı sağlayacak nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi hedefleniyor.<br />
<strong>Yapay zekayla ilişkili programların sayısı 785'e ulaştı</strong><br />
Açıklamada görüşlerine yer verilen YÖK Başkanı Erol Özvar da yükseköğretim planlamasında, Türkiye'nin istihdam ihtiyacı, gelecekte öne çıkacak meslek alanları ve beşeri sermayenin doğru yönlendirilmesi gibi çok boyutlu kriterleri dikkate aldıklarını belirtti.<br />
Son 3 yıl içinde yapay zeka, tarımda ve sağlıkta dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda 70'e yakın yeni program açıldığını bildiren Özvar, yapay zekayla ilişkili programların sayısının 171 üniversitede 785'e ulaştığına dikkati çekti.<br />
Bu programların eğitim kapasitesinin sadece birkaç yıl içinde 7 kat büyüdüğünü ve ilk mezunlarını vermeye başladığını aktaran Özvar, ayrıca 2026-2027 eğitim-öğretim yılında 7'si lisans, 9'u ön lisans olmak üzere 16 yeni programın ilk kez öğrenci kabul edeceğini vurguladı.<br />
Programların öğrencilerden büyük ilgi gördüğünü ve yüksek doluluk oranlarıyla tercih edildiğini belirten Özvar, "Bu tablo, gençlerimizin geleceğin mesleklerine ne kadar bilinçli bir şekilde yöneldiğini açıkça göstermektedir. Adaylarımıza yeni açmış olduğumuz programlara bir kez daha bakmalarını, onları dikkatli bir şekilde incelemelerini tavsiye ediyorum." ifadelerini kullandı.<br />
Özvar ayrıca YÖK'ün tercih döneminde öğrencilerin doğru ve sağlıklı karar verebilmeleri için bilgilendirme faaliyetlerini sürdürdüğünü de kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gazete Detay</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/video/yok-duyurdu-16-yeni-program-ilk-kez-ogrenci-alacak</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/universitelerde-16-yeni-program-bu-yil-ilk-kez-ogrenci-kabul-edecek.jpg" type="image/jpeg" length="80413"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Her adımı planlı: Komandoların zorlu eğitiminden görüntüler]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/video/her-adimi-planli-komandolarin-zorlu-egitiminden-goruntuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/video/her-adimi-planli-komandolarin-zorlu-egitiminden-goruntuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Isparta’daki Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında komandolar, meskun mahal görevleri için gerçeğe yakın senaryolarda taktik, koordinasyon ve karar verme eğitimi alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyanın en zorlu askeri eğitimleri arasında gösterilen Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığındaki "Meskun Mahallerde Muharebe Eğitimi"ne katılan komandolar, gerçeği aratmayan senaryolar eşliğinde yerleşim yerlerinde gerçekleştirilecek operasyonlar için kurs görüyor.<br />
Yurt içi ve yurt dışında görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerinin seçkin birlikleri arasında yer alan komandolar, operasyon öncesinde kapsamlı ve zorlu eğitimlerden geçiyor.<br />
Isparta'daki Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı'nın ev sahipliği yaptığı dünyanın en zorlu askeri eğitimleri arasında gösterilen Komando İhtisas Kursu'na subay ve astsubaylar gönüllük esasına göre başvuru yapıyor.<br />
Eğitim kapsamında komandolar, yerleşim yerleri, dar sokaklar ve binalarda karşılaşabilecekleri tehditlere karşı gerçek harekat koşullarına yakın senaryolarla eğitim alıyor.<br />
Fiziksel dayanıklılığın yanı sıra güç, cesaret ve hızlı karar verme yeteneği gerektiren eğitimlerde komandolar, koordinasyon ve disiplinleriyle dikkati çekiyor.<br />
<strong>Hedefleri kısa sürede bulup yok ediyorlar</strong><br />
Özel olarak oluşturulan meskun mahal eğitim alanlarında timler halinde görev yapan komandolar, operasyon planı doğrultusunda binalara farklı noktalardan girerek hedefleri kısa sürede tespit ediyor ve etkisiz hale getiriyor.<br />
Sızma harekatı senaryolarında hiç beklenmeyen güzergahları kullanan komandolar, yerli ve milli imkanlarla donatılmış teçhizatla düzenledikleri ani baskınlarla operasyon kabiliyetlerini sergiliyor.<br />
Kontrollü çift atış, ilerleme ve geri çekilme atışlarının da yer aldığı eğitimlerde yüksek isabet oranı yakalayan komandolar, zorlu parkurlarda tim komutanından aldıkları emirleri eksiksiz yerine getirerek her türlü arazi ve harekat şartına uyum sağlama becerilerini geliştiriyor.<br />
Başarıyla tamamlanan eğitimlerin ardından komandolar, meskun mahal dahil farklı harekat ortamlarında görev yapabilecek yeterliliğe ulaşıyor.<br />
Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında görevli öğretmen, eğitimin amacının komandoları meskun mahal harekat alanında her türlü koşulda küçük birlik harekatı icra edebilecek seviyeye ulaştırmak olduğunu söyledi.<br />
Komandolara taktiksel beceriler kazandırmayı hedeflediklerini belirten öğretmen, şunları kaydetti: "Komandolara durumsal farkındalık, personel güvenliği, karar verme sürecini geliştirme, sivile zarar vermeme, iletişim ve koordinasyon ile suni stres ortamına uyum gibi yetkinlikler kazandırmayı amaçlıyoruz. Kursiyerlerden oda temizleme tekniklerini bilmenin yanı sıra emniyetli, kontrollü, sivil hayatı gözeten ve hukuka uygun şekilde hareket etmelerini bekliyoruz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gazete Detay</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/video/her-adimi-planli-komandolarin-zorlu-egitiminden-goruntuler</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/komandolar-meskun-mahal-operasyonlari-icin-zorlu-egitimden-geciyor.jpg" type="image/jpeg" length="19702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meşe odunlarının mangal kömürüne uzanan zahmetli yolculuğu]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/video/mese-odunlarinin-mangal-komurune-uzanan-zahmetli-yolculugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/video/mese-odunlarinin-mangal-komurune-uzanan-zahmetli-yolculugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin’den Muş’a gelen 17 aile, izin verilen alanlardan getirilen meşe odunlarını tek tek dizerek yaklaşık bir ay süren zahmetli işlemlerle mangal kömürüne dönüştürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mardin'den Muş'a gelen aileler, Şenyayla ve Andok Dağları'nın eteklerinde günler sonra mangal kömürüne dönüşecek meşe odunlarını büyük bir emekle tek tek diziyor.<br />
Yaklaşık 100 kişiden oluşan 17 aile, devletin kesim izni verdiği alanlarda budanan meşe ağaçlarını traktörlerle üretim sahasına taşıyor.<br />
Sabahın erken saatlerinde işe başlayan aile bireyleri, odunları tek tek dizerek kömür üretiminin en önemli aşamalarından biri olan büyük yığınları oluşturuyor.<br />
Kadın, erkek ve çocukların birlikte çalıştığı üretim sürecinde odunlar, kubbe şeklinde büyük yığınlar haline getiriliyor. Hazırlanan yığınların üzeri daha sonra saman ve toprakla kapatılarak kontrollü şekilde yakılıyor.<br />
Yaklaşık bir ay süren kömürleşme sürecinin ardından elde edilen mangal kömürleri, paketlenerek satışa hazır hale getiriliyor.<br />
Sıcak havaya rağmen çalışmalarını sürdüren aileler, günler sonra kömüre dönüşecek odunları büyük bir emekle hazırlıyor.<br />
<strong>"Büyük emek ve zorluklarla mangal kömürü üretiyoruz"</strong><br />
Çocukluğundan bu yana kömür üretimi yaptığını belirten 65 yaşındaki Davut Sazan, geçimlerini sağlamak için her yıl ailece Muş'a geldiklerini söyledi.<br />
Sıcak ve zorlu coğrafyada çalıştıklarını ifade eden Sazan, şöyle konuştu:<br />
"Bu iş büyük emek istiyor. Sabah saat 04.00'te kalkıp çalışmaya başlıyoruz. Önce odunları hazırlıyoruz, sonra tek tek dizerek bu yığınları oluşturuyoruz. Daha sonra üzerini kapatıp yakıyoruz. Bugün yaptığımız işin karşılığını ancak aylar sonra alabiliyoruz. İçinde bulunduğumuz zor şartları görüyorsunuz. Büyük emek ve zorluklarla mangal kömürü üretiyoruz. Ürettiğimiz kömürleri Türkiye'nin dört bir yanına gönderiyoruz. Bu sıcakta, tozun içinde çalışıyoruz. Mevsime göre en az 7 ay burada kalıyoruz. Kışın ise memleketimize gidiyoruz. 10 yaşın üzerindeki herkes çalışıyor. Çalışma durumuna göre her aile yaklaşık 60 ila 100 ton mangal kömürü üretebiliyor."<br />
<strong>"Kadın erkek ayrımı olmadan herkes bu işin içinde"</strong><br />
Beş çocuk annesi Rojda Sazan da kadınların üretimin her aşamasında görev aldığını belirtti.<br />
İşlerinin oldukça zahmetli olduğunu anlatan Sazan, "Hem ev işleriyle ilgileniyoruz hem de odunların hazırlanması, taşınması ve dizilmesinde çalışıyoruz. Kadın erkek ayrımı olmadan herkes bu işin içinde. Kolay değil ama geçimimizi buradan sağlıyoruz. Kestiğimiz odunları traktörle indiriyoruz. Bu süreç yaklaşık bir ay sürüyor. Sonra odunları küçük parçalara ayırıp üretim alanına taşıyoruz. 10-15 gün boyunca odunları elle tek tek dizerek tepe oluşturuyoruz. Ardından saman ve toprakla üzerini kapatıyoruz. Son olarak ateşi içeri vererek kömürleşme sürecini başlatıyoruz." ifadelerini kullandı.<br />
<strong>"Bu iş birçok aile için ekmek kapısı"</strong><br />
Kayalısu Köyü Muhtarı Bilal Erez ise mangal kömürü üretiminin devletin izni doğrultusunda yapıldığını belirterek, birçok ailenin bu işten geçimini sağladığını söyledi.<br />
Erez, "Bu iş birçok aile için ekmek kapısı. Üretim, devletin izin verdiği alanlarda gerçekleştiriliyor. Meşe ağaçları kontrollü şekilde kesildiğinde yeniden filizleniyor ve çoğalmaya devam ediyor." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gazete Detay</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/video/mese-odunlarinin-mangal-komurune-uzanan-zahmetli-yolculugu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/mese-odunlarini-gunler-sonra-komure-donusmesi-icin-tek-tek-diziyorlar.jpg" type="image/jpeg" length="35203"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrı ve Kars’ta türküler eşliğinde: Engebeli arazilerde tırpan yeniden devrede]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/video/agri-ve-karsta-turkuler-esliginde-engebeli-arazilerde-tirpan-yeniden-devrede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/video/agri-ve-karsta-turkuler-esliginde-engebeli-arazilerde-tirpan-yeniden-devrede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağrı ve Kars’ta çiftçiler, traktörlerin ulaşamadığı engebeli arazilerde tırpanla ot biçerek hayvanlarının kışlık yemini hazırlıyor; imece usulü çalışırken türkülerle mesailerini renklendiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ağrı ve Kars'ta çiftçiler, kış aylarında hayvanlarının yem ihtiyacını karşılamak için çayırlarındaki otları geleneksel yöntemlerden biri olan tırpanla biçerek hazırlık yapıyor.<br />
Tarım ve hayvancılığın önemli geçim kaynakları arasında yer aldığı bölgede, kış mevsiminin uzun ve zorlu geçmesi nedeniyle çiftçiler yaz aylarında hayvanlarının kışlık yem ihtiyacını karşılamak için yoğun mesai harcıyor.<br />
Ovalık alanlarda biçer ve traktörlerden yararlanan çiftçiler, teknolojinin ulaşamadığı dağlık ve engebeli bölgelerde ise geçmişten günümüze kullanılan tırpanlarla ot biçiyor.<br />
Sabahın erken saatlerinde çayırlara çıkan çiftçiler, gün boyunca el ve bilek gücüyle çalışarak biçtikleri otları kış için depoluyor.<br />
<strong>Türkülerle zorlu mesailerini keyifli hale getiriyorlar</strong><br />
Ağrı ve Kars'ta gruplar halinde imece usulü çalışan çiftçiler, zaman zaman türküler söyleyerek zorlu mesailerini daha keyifli hale getiriyor.<br />
Yüzyıllardır kullanılan tırpanlar, teknolojinin gelişmesiyle yaygınlığını kaybetse de Doğu Anadolu'nun yüksek kesimlerinde hem bir tarım aracı hem de bölgenin kültürel mirasının bir parçası olarak kullanılmaya devam ediyor.<br />
Ağrılı çiftçilerden Hüseyin Turan, ot biçmek için Ortayokuş köyünden geldiğini söyledi.<br />
Kışın uzun geçtiği kentte hayvanlar için otları biçtiklerini ifade eden Turan, şöyle konuştu:<br />
"Geçimimizi hayvancılıkla sağlıyoruz, bu nedenle her sene ot biçiyoruz. Bizim köyde de yaklaşık 30-40 kişi tırpanla ot biçiyor. Komşu köye çalışmaya geldik, yevmiyemizi alıyoruz. Bu sıcağın altında çalışmak zordur. Tırpanla ot biçmek zaten çok zor bir iş. Gün doğmadan işe başlıyoruz."<br />
<strong>"Tırpanla ot biçmek güzel bir spor"</strong><br />
Turan, tırpanla ot biçtikleri için genelde sağlıklı olduklarını ve iyi kilo verdiklerini anlattı.<br />
Yaklaşık 25 yıldır tırpan kullandığını dile getiren Turan, "Tırpan çeken insanlar olarak genelde sağlıklıyız. Kilo olarak diğer insanlarla aramızdaki farkı görüyoruz. Tırpanla ot biçmek güzel bir spordur. Elimiz, ayağımız tutana kadar tırpanla ot biçeceğiz ve çocuklarımıza da öğreteceğiz." diye konuştu.<br />
Karslı Göktürk Öztürk ise bereketli yağmurların ardından ot biçimine başladıklarını belirtti.<br />
Öztürk, geçen yıla göre daha bereketli bir sezon geçirdiklerini ifade ederek, "Tırpan her zaman ihtiyaçtır çünkü engebeli arazide traktörün biçerdöverin girmediği yerleri mecburen tırpanla biçmek zorunda kalıyoruz." dedi.<br />
Aslan Taş da tırpan biçimi için akrabalarına yardım ettiğini anlatarak, "Bu tırpan eskiden bizim geçim kaynağımızdı. İşimiz arazide arpa, buğday ve ot biçmekti. Çiftçiler ağır kış şartlarından sonra şimdi ot biçmeye başladı." ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gazete Detay</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/video/agri-ve-karsta-turkuler-esliginde-engebeli-arazilerde-tirpan-yeniden-devrede</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/ciftciler-kislik-ot-icin-cayirlarda-tirpan-salliyor.jpg" type="image/jpeg" length="46793"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doğal dengeye destek: Kınalı keklikler dört noktada doğaya salındı]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/video/dogal-dengeye-destek-kinali-keklikler-dort-noktada-dogaya-salindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/video/dogal-dengeye-destek-kinali-keklikler-dort-noktada-dogaya-salindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yozgat’ta üretilen 1000 kınalı keklik, biyolojik çeşitliliği artırmak ve zararlılarla doğal mücadeleye katkı sağlamak amacıyla avlanmaya kapalı dört farklı noktada doğaya bırakıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- Yozgat'ta, Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğünce doğaya 1000 kınalı keklik salındı.<br />
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne bağlı Yozgat Keklik Üretim İstasyonu'nda üretilen kınalı keklikler, 4 farklı noktada doğaya bırakıldı.<br />
Çamlık Milli Parkı'nda düzenlenen keklik salım programına katılan Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, gazetecilere, Türkiye'de kamuya ait 5 keklik üretim işletmesi bulunduğunu, bunlardan birinin de Yozgat'ta faaliyet gösterdiğini söyledi.<br />
Bu yıl istasyonda yaklaşık 10 bin kınalı keklik üretildiğini belirten Özkan, "Bunların da 1000'ini bugün hem buradan hem de 4 farklı noktadan doğaya salınımı gerçekleştiriyoruz. Keklik salımı yaptığımız yerler av yasağı bulunan, avlanmaya sürekli kapalı alanlar." dedi.<br />
Kekliklerin doğaya bırakılmasıyla hem doğal yaşamın zenginleşeceğini hem de biyolojik çeşitliliğin artacağını ifade eden Özkan, "İnsanımızın en çok yakındığı kene, süne, kımıl ve benzeri zararlılarla mücadele etmek, doğamızı çeşitlendirmek ve doğal güzelliklerimizi artırmak amacıyla her yıl keklik salımı yapıyoruz. Aynı zamanda komşu ve çevre illerdeki keklik popülasyonunun artırılması amacıyla da keklik gönderiyoruz." diye konuştu.<br />
Doğa Koruma ve Milli Parklar Yozgat Şube Müdürü Cihan Eğilmez ise 2007 yılından bu yana faaliyet gösteren Keklik Üretim İstasyonu'nda bugüne kadar 223 bin keklik üretildiğini, bu kekliklerin 40 ilde doğaya bırakıldığını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gazete Detay</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/video/dogal-dengeye-destek-kinali-keklikler-dort-noktada-dogaya-salindi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/yozgatta-dogaya-1000-kinali-keklik-birakildi.jpg" type="image/jpeg" length="76402"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[39 ilde siber operasyon: 669 şüpheli yakalandı, 361'i tutuklandı]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/video/39-ilde-siber-operasyon-669-supheli-yakalandi-361i-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/video/39-ilde-siber-operasyon-669-supheli-yakalandi-361i-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, 39 ilde düzenlenen siber suç operasyonlarında 669 şüphelinin yakalandığını, 361'inin tutuklandığını, 191'i hakkında adli kontrol kararı verildiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında düzenlenen operasyonlarda 669 şüphelinin yakalandığını, bunlardan 361'inin tutuklandığını bildirdi.<br />
Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, siber suçlarla mücadele kapsamında polis ekiplerince 39 ilde son 2 haftada "nitelikli dolandırıcılık, yasa dışı bahis ile çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi" suçlarına yönelik operasyonlar düzenlendiği belirtildi.<br />
Bu kapsamda, yakalanan 669 şüpheliden 361'inin tutuklandığı, 191'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığı ve diğerlerinin işlemlerinin sürdüğü ifade edildi.<br />
Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu düzenlenen operasyonlara ilişkin bilgi verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:<br />
"Operasyonlarda yakalanan şüphelilerin, 'TOKİ Sosyal Konut Projesi' temalı oltalama (phishing) siteler oluşturarak iletişime geçtikleri vatandaşlarımızdan başvuru ücreti, dosya masrafı, vergi ücreti gerekçeleriyle para talep ettikleri, vatandaşlarımızın mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri, yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptıkları, sosyal medya platformları üzerinden 'beyaz eşya satışı, hisse ortaklığı, ürün bedeli, yatırım ortaklığı' gibi temaları kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları ve müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları tespit edildi. Devletimizin gücü, güvenlik güçlerimizin kararlı mücadelesi ve aziz milletimizin desteğiyle suç ve suçlularla mücadelemizi ülkemizin dört bir yanında tavizsiz şekilde sürdürüyoruz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gazete Detay</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/video/39-ilde-siber-operasyon-669-supheli-yakalandi-361i-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/siber-suclarla-mucadeleye-iliskin-duzenlenen-operasyonlar-kapsaminda-361-kisi-tutuklandi.jpg" type="image/jpeg" length="81979"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[4 koyunla başladı, bugün 250 koyunu klimalı ahırda yaşıyor]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/video/4-koyunla-basladi-bugun-250-koyunu-klimali-ahirda-yasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/video/4-koyunla-basladi-bugun-250-koyunu-klimali-ahirda-yasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’nın Ceyhan ilçesinde yetiştirici Mehmet Savrun, 35 dereceyi aşan sıcaklardan Suffolk ırkı koyunlarını korumak için ahırına klima taktırdı; sürüsünü bir yılda 4’ten 250’ye çıkardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hava sıcaklığının 35 dereceyi aştığı Adana'da küçükbaş yetiştiricisi Mehmet Savrun, serin iklim seven İngiliz kökenli Suffolk ırkı koyunları için ahırına klima taktırdı.<br />
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2004'te mezun olan 44 yaşındaki Savrun, 2016'da avukatlığı bırakıp baba mesleği çiftçiliğe adım attı.<br />
Ceyhan ilçesinde buğday, mısır, ayçiçeği, yer fıstığı ve soya yetiştiren Savrun, geçen yıl Hatay'daki bir üreticiden Suffolk ırkı 4 koyun satın alıp hayvancılığa başladı.<br />
Savrun, damızlık amaçlı yetiştirdiği İngiliz kökenli koyunlar için Elmagölü Mahallesi'nde çiftlik kurdu.<br />
Doğumlar ve satın alımlarla küçükbaş sayısını 250'ye çıkaran Savrun, serin iklim seven koyunlarının 35 dereceyi aşan hava sıcaklığından daha az etkilenmesi amacıyla ahırına klima taktırdı.<br />
<strong>"Kuzular çok hassas"</strong><br />
Mehmet Savrun, uzun yıllar memleketinde iş kurmayı hayal ettiğini söyledi.<br />
Besicilik için Suffolk ırkı koyunları seçtiğini dile getiren Savrun, "Çok akıllı hayvanlar. Ne versen yiyor ve yediği her şeyi ete çevirebiliyor. İkizlik oranı çok yüksek. 4 hayvanla başladığımız işe şu an 250 hayvanla devam ediyoruz." dedi.<br />
<br />
Adana'da yaz aylarının çok sıcak geçtiğini anımsatan Savrun, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hayvanlarımı çok seviyorum. Klimasız yatamıyorum, hayvanlarım da klimasız yatmasın. Hayvan yatmadığı zaman ben de yatamıyorum. Bu hayvanlar ne kadar refah tutulursa randıman o kadar yüksek oluyor. Özellikle kuzular çok hassas, ilk 4 ayı sağlıklı geçirirlerse sonrasında Allah'ın izniyle kolay kolay bir şey olmaz. Bu süreçte onları sıcak ve nemli havadan korumak için klima taktırdım."<br />
Savrun ile çalışan veteriner Ahmet Mert de Suffolk'ların serin havayı sevdiğini belirterek, "Hayvanlarımızın her mevsim yavruları olabiliyor. Özellikle yavrular, bu iklimde sıcağa karşı çok hassaslar. Ben de hayatımda ilk defa bir ahırda klima görüyorum. Hayvan refahı açısından bölgemiz için gerekli bir şey." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gazete Detay</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/video/4-koyunla-basladi-bugun-250-koyunu-klimali-ahirda-yasiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2026/07/adanali-besici-sicaktan-etkilenen-koyunlarini-klimali-ahirda-serinletiyor.jpg" type="image/jpeg" length="31117"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da  ‘’Çerçi Satış Noktası’’ açıldı]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/foto-galeri/diyarbakirda-cerci-satis-noktasi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/foto-galeri/diyarbakirda-cerci-satis-noktasi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Gastro İnovasyon Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren Key Ma Kadın Kooperatifi, kadın emeğini görünür kılmak ve yerel üretimi desteklemek amacıyla oluşturduğu “Çerçi Satış Noktası”nın açılışını gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Açılış töreni, DTSO Gastro İnovasyon Merkezinde düzenlendi.Açılışa Diyarbakır Büyükşehir Belediye eşbaşkanları Serra Bucak,Doğan Hatun,DTSO Başkanı Mehmet Kaya ve ilçe Belediye eş başkanları katıldı. Etkinlikte, kadın üreticilerin el emeği gıda ürünleri, yöresel tatlar ve kooperatif çatısı altında geliştirilen yenilikçi gastronomi ürünleri tanıtılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Organik ve yöresel lezzetleri tercih eden vatandaşların hizmetine sunulan ürünler satış noktasıyla alıcı ile buluşacak. Bugün açılışı yapılan pazar Gastro İnovasyon Merkezi’nin içinde hizmet sunacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gazete Detay</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYARBAKIR HABERLERİ</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/foto-galeri/diyarbakirda-cerci-satis-noktasi-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Nov 2025 14:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2025/11/cerci-satis-noktasi-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="95421"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da Organ Bağışı Haftası Kapsamında Öğrencilere Farkındalık Eğitimi]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/foto-galeri/diyarbakirda-organ-bagisi-haftasi-kapsaminda-ogrencilere-farkindalik-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/foto-galeri/diyarbakirda-organ-bagisi-haftasi-kapsaminda-ogrencilere-farkindalik-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü, 3–9 Kasım Organ Bağış Haftası dolayısıyla organ bağışının önemine dikkat çekmek ve toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla öğrenci yurtlarında bilgilendirme etkinlikleri düzenledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu kapsamda, 3 Kasım 2025 tarihinde İyaz Bin Ganem Kız Öğrenci Yurdu ve Selahaddin Eyyubi Erkek Öğrenci Yurdu’nda İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerince eğitim programları gerçekleştirildi. Eğitimlerde organ bağışının hayat kurtarıcı yönü, bağış sürecinin nasıl işlediği, kimlerin bağışçı olabileceği ve dinî açıdan organ bağışıyla ilgili merak edilen konular öğrencilere aktarıldı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>“Organ bağışı, bir cana yeniden yaşam olasılığı sunar”</strong></p>

<p></p>

<p>Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, organ bağışı konusunda şu değerlendirmede bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>“Organ bağışı, bir insanın hayatını kurtarabilecek en büyük iyiliklerden biridir. Bugün ülkemizde organ bekleyen binlerce hasta var ve bağışlanan her organ onlar için yeniden yaşama tutunma anlamına geliyor. Toplum olarak bu konuda daha duyarlı ve bilinçli olmalıyız. Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü olarak organ bağışını teşvik eden çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”</p>

<p></p>

<p>Eğitim sonunda öğrencilere bilgilendirici broşürler dağıtıldı, organ bağışı sistemine ilişkin sorular yanıtlandı ve gönüllü olmak isteyen öğrencilere başvuru yöntemleri anlatıldı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gazete Detay</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİYARBAKIR HABERLERİ</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/foto-galeri/diyarbakirda-organ-bagisi-haftasi-kapsaminda-ogrencilere-farkindalik-egitimi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Nov 2025 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2025/11/organ-bagisi-haftasi.jpg" type="image/jpeg" length="85680"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Female Founders Türkiye Ödülleri" sahiplerini buldu]]></title>
      <link>https://gazetedetay.com/foto-galeri/female-founders-turkiye-odulleri-sahiplerini-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazetedetay.com/foto-galeri/female-founders-turkiye-odulleri-sahiplerini-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Inc. Türkiye ve Bersay İletişim Danışmanlığı işbirliğiyle bu yıl ilk kez düzenlenen "Female Founders Türkiye Ödülleri" sahiplerini buldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kadın liderliğini ve girişimciliğini küresel ölçekte görünür kılmak amacıyla düzenlenen Female Founders Türkiye Ödülleri, Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) gerçekleştirildi.</p>

<p></p>

<p>Türk Telekom ve Türkiye Sigorta'nın ana sponsorluğunda düzenlenen organizasyonda, akademiden iş dünyasına, kültür-sanattan sürdürülebilirlik konularına kadar birçok kategoride 21 kadın, alanlarında fark yaratan projeleriyle ödül almaya hak kazandı.</p>

<p></p>

<p>"Türkiye Sigorta Spor" kategorisinde milli boksör Buse Naz Çakıroğlu "Yılın Kadın Sporcusu Ödülü", profesyonel tenis oyuncusu Zeynep Sönmez "Sporun İlham Veren Kadını Ödülü" ve A Milli Kadın Voleybol Takımı ve Fenerbahçe Medicana Kadın Voleybol Takımı Kaptanı Eda Erdem "Dündar Sporun Kadın Lideri Ödülü"nü aldı.</p>

<p></p>

<p>Türk Telekom Teknoloji, Girişimcilik ve İnovasyon Kategorisi'nde "Yılın Kadın Girişimcisi" ödülünü MYTH AI Desen ve Tasarım Teknolojisi Kurucusu Özgecan Üstgül, "En Yenilikçi Ürün/Hizmet Ödülü"nü Twin Science &amp; Robotics Ortak Kurucu ve CEO Asude Altıntaş, "Teknolojiyle Dönüşüm Ödülü"nü de TAZI AI CEO'su ve Kurucu Ortağı Prof. Dr. Zehra Çataltepe aldı.</p>

<p></p>

<p>"Kültürel Mirası Yaşatma Ödülü"nün sahibi, oyuncu ve seslendirme sanatçısı Nevra Serezli olurken, "Kreatif Endüstride Başarı Ödülü"ne de film yapımcısı Zeynep Atakan layık görüldü.</p>

<p></p>

<p>"Yılın Akademisyen Kadını Ödülü" Prof. Dr. Zehra Sayers'a, "Akademinin Kadın Lideri Ödülü" İTÜ ARI Teknokent Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gülsün Sağlamer'e, "Akademinin Kadın Yıldızı Ödülü" ise Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Elif Nur Fırat Karalar'a verildi.</p>

<p></p>

<p>"İş Dünyası" kategorisinde "Yılın Kadın CEO'su Ödülü" Hepsiburada Üst Yöneticisi (CEO) Nilhan Onal Gökçetekin'in olurken, "İlham Veren İş Modeli Ödülü" ise Massive Bio Ortak Kurucusu ve CEO'su Selin Kurnaz'a takdim edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>"Liderlik ve Sosyal Etki" kategorisinde "Toplumsal Fayda Lideri Ödülü" Wellbess Kurucusu Melis Abacıoğlu'na, "Eşitlik ve Kapsayıcılık Ödülü" Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ülke Direktör Yardımcısı Zeliha Ünaldı'ya verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gazete Detay</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>güncel haberler</category>
      <guid>https://gazetedetay.com/foto-galeri/female-founders-turkiye-odulleri-sahiplerini-buldu</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Nov 2025 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetedetaycom.teimg.com/crop/1280x720/gazetedetay-com/uploads/2025/11/sgorta.jpg" type="image/jpeg" length="47647"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
