Dış Haberler

ODAK: İran'da ekonomiden taşan tepki

İran'ın başkenti Tahran'da bir grup esnafın başlattığı "döviz ve altındaki artış" protestoları, rejim karşıtı gösterilere dönüştü, birçok şehirde binlerce insan sokaklara döküldü.

Ülkede uzun yıllardır devam eden ekonomik sorunlar, yaptırımların da etkisiyle derinleşti. Döviz krizleri, enerji kesintileri ve artan yolsuzluk tepkileri protestoların zeminini hazırladı.
Protestoların büyümesiyle İran hükümeti olayların arkasında dış güçleri gösterse de, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan “sorumluluk bizde” diyerek dikkat çeken bir açıklama yaptı. ABD ve Avrupa’dan İran’a yönelik tehditler ve yeni yaptırım sinyalleri gelirken, Rusya ve Çin yönetimi Tahran’a destek verdi. Gösteriler bastırıldı ancak ülke içindeki siyasi gerilim ve ekonomik kriz sürüyor.
Aralık 2025’te Tahran’da başlayan ve kısa sürede rejim karşıtı bir boyut kazanan protestoları ele alan bu “ODAK” çalışmasında, sürece zemin hazırlayan ekonomik arka plan ile sahadaki gelişmeler bir araya getirildi.
Uzun yıllardır ABD ve bazı Batılı ülkeler tarafından ekonomik yaptırımlar uygulanan İran’da işsizlik, hayat pahalılığı ve enflasyon gibi sorunlar artarak devam ederken gelirin büyük bir kısmının petrole dayalı olduğu ülkede, petrol satışlarından elde edilmesi beklenen gelir, uluslararası bankacılık sistemindeki engellemeler ve yolsuzluklar nedeniyle ekonomiye yeteri desteği sağlamadı.
Dünyanın en büyük petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip ülkelerden biri olan İran’da, alt yapı yetersizliği ve aşırı tüketim nedeniyle enerji kesintileri yaşandı. Sanayi bölgelerine elektrik verilememesi üretimi olumsuz etkiledi.
Ekonomideki olumsuz göstergelerin en somut etkisi döviz kurlarında görüldü. 2024 sonunda 1 dolar 80 bin tümen iken, 2025'in son çeyreğinde 140 bin tümenden işlem görmeye başladı.
Eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani hükümeti döneminde hız kazanan dövizde “çifte kur” uygulaması halkın cebine yansımadı. İhtiyaç maddelerinin ülkeye ithali için kullanılmak üzere ithalatçılara verilen düşük döviz kuru rejim yanlısı kesimin cebinde yolsuzluk olarak eridi.
“Yolsuzluklarla mücadele” ve “sosyal adalet” sloganlarıyla cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanan Mesud Pezeşkiyan, çifte kur uygulamasını kaldırdığını duyurdu.
Bunun üzerine esnaftan bazıları sokaklara döküldü. Gösterilerin ilk günlerinde, rejime bağlı merkez medya Pezeşkiyan’a darbe vurma güdüsüyle daha önce benzeri görülmemiş bir şekilde görüntüleri yayınladı. Ekonomi politikaları nedeniyle “muhafazakar medya” Pezeşkiyan’ı eleştirme peşindeyken, gösteriler “rejim karşıtı” protestolara dönüştü. Ülkenin geneline yayılan protestolarda ülke lideri Ali Hamaney aleyhine sloganlar atıldı.
Eylemlerin büyümesi üzerine güvenlik güçleri göz yaşartıcı gaz ve saçma atan tüfeklerle sokaklara indi. Merkezi yönetim, gösterilerin ardında ABD ve İsrail olduğunu savundu. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, sorunun dışardan kaynaklanmadığına işaret etmek için "Suçu başkalarında aramayın, sorumluluk bizdedir." dedi ve halktan özür diledi. Aynı süreçte ekonomik yönetimi değiştirmek adına Abdülnasır Himmeti yeni Merkez Bankası Başkanı olarak atandı. Ancak hükümet, göstericilere diyalog mesajları verdiğini açıklarken, ABD ve dış bağlantılı oldukları iddiasıyla 7 kişi gözaltına alındı.
Ocak 2026 başında kriz uluslararası bir boyut kazandı. ABD Başkanı Donald Trump, protestoculara güç kullanılması halinde askeri müdahalede bulunabileceğini ima etti ve İran ile iş yapan ülkelere %25 ek gümrük vergisi getirdiğini açıkladı. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise bu tehditlere, olası bir saldırıda ABD ve İsrail’in bölgedeki askeri varlıklarının hedef alınacağını belirterek yanıt verdi.
Devrim Muhafızları Ordusu, göstericilere karşı müsamaha gösterilmeyeceğini ve olayların arkasındaki "komplocuların" en ağır şekilde cezalandırılacağını duyurdu. 8 Ocak günü ülkede internet bağlantısının kesilmesi ve sonrasındaki 3-4 gün süren emniyet güçlerinin sert müdahalesiyle gösteriler ve sokak olayları bastırıldı.
İran makamları olaylarda hayatını kaybedenlere ilişkin resmi açıklama yapmazken, ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 21 Ocak 2026’daki raporunda, olaylarda 197’si emniyet görevlisi, 4 bin 519' kişinin hayatını kaybettiğini ve 26 bin 314 kişinin de gözaltına alındığını duyurdu.