Diyarbakır Ulucami tarihi ve dini nitelikte bir yapıt olmanın yanı sıra çeşitli özellikler ile de önemli bir eserdir. Tarih boyunca Diyarbakır’a egemen olmuş milletler ulu camiyi toplumsal ve dini bir mabet olarak görmemiş günün, geleceğe aktarılmasında önemli bir aracı eser olarak değerlendirmiştir.
Bu amaç ile kentin yönetimini elinde bulunduran hükümdarlar ile devlet yöneticilerinin sözleri, fermanları ve kitabeleri Diyarbakır Ulucami’sinin duvarlarına tarihin farklı dönemeçlerinde işlenmiş ve tarihe not tutulmak istenmiştir. Büyük Selçuklu hükümdarı Melikşah, Anadaolu Selçuklu hükümdarı Gıyaseddin Keyhüsrev Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’a ait ferman ve kitabeler bilinen eski işlemeleri oluşturmaktadır.

Daha sonrası süreçte Osmanlı İmparatorluğu yönetimi altına giren kent, Ulucami ile özdeş görülmüş ve Osmanlı padişahlarının da ferman ve kitabeleri Diyarbakır Ulucami’nin duvarlarına işlenmiştir. Söz, kitabe ve fermanların yanı sıra dönemin kültürel yapısını aktaran motifler ile hayvan figürleri de cami duvarlarında bulunuyor.
Ayrıca Diyarbakır Ulucami’sine değer katan bir diğer önemli yazıt ise Doğu Roma İmparatorluğu dönemine ait Latince kaleme alınan söz oluyor.
Kitabe, söz ve fermanlar ise kentin tarihi dokusunu solumak isteyen yerli ve yabancı misafirler tarafından her daim ilgi ile süzülüyor.





