Türkiye genelinde eş zamanlı olarak yapılan iş bırakma eylemleri kapsamında Diyarbakır’da düzenlenen basın açıklamasına emekçiler, emekliler, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve çok sayıda vatandaş da destek verdi. Meydanda “Geçinemiyoruz, iş bırakıyoruz – ek zam hemen şimdi” yazılı pankart açılırken, sık sık “İnsanca yaşam”, “Emeğin hakkı” sloganları atıldı.
AÇIKLAMAYI EĞİTİM SEN OKUDU
KESK adına basın açıklamasını Eğitim Sen 2 No’lu Şube Başkanı Duygu Özbay okudu. Özbay, kamu emekçilerinin yıllardır artan hayat pahalılığı karşısında giderek yoksullaştığını vurgulayarak, “GEÇİNEMİYORUZ! İNSANCA BİR YAŞAM İÇİN BUGÜN HİZMET ÜRETMİYORUZ! EMEĞİMİZİN KARŞILIĞINI İSTİYORUZ!” ifadelerini kullandı.
Özbay, iş bırakma kararının bir tercih değil, zorunluluk olduğunu belirterek, “Hepimizin hak ettiği insanca yaşam koşulları için bugün en temel hakkımızı, üretimden gelen gücümüzü kullanıyor ve iş bırakıyoruz. Emeğimizin karşılığı için ülkenin dört bir yanında g(ö)revdeyiz” dedi.
“TÜİK VERİLERİ GERÇEĞİ YANSITMIYOR”
Açıklamada, Türkiye’nin resmi verilere göre dahi dünyanın en yüksek enflasyon oranlarına sahip ülkeleri arasında yer aldığına dikkat çekildi. Gıda, kira, eğitim ve ulaşım başta olmak üzere temel harcama kalemlerinde enflasyonun Avrupa Birliği ve OECD ülkeleriyle kıyaslanamayacak düzeyde olduğu vurgulandı.
KESK’in açıklamasında, maaş artışlarının Merkez Bankası’nın tutmayan tahminleri ve TÜİK’in gerçeği yansıtmadığı savunulan verileri üzerinden belirlendiği ifade edilerek, “Gerçek enflasyonun yarısına bile denk gelmeyen artışlar, altı aylık dilimler halinde ‘zam’ diye sunuluyor” denildi.
“ZAMLAR MAAŞ ARTIŞINI SİLİP SÜPÜRÜYOR”
Ocak ayı itibarıyla kamu emekçilerine yapılan artışların, art arda gelen zamlar karşısında eridiği belirtilen açıklamada, toplu taşımadan sağlık katkı paylarına, köprü ve otoyol ücretlerinden kiralara kadar her kalemde maaş artışlarının çok üzerinde zamlar yapıldığına dikkat çekildi.
Örneklerle tabloyu ortaya koyan KESK, Aralık ayında 55 bin lira maaş alan bir memurun 25 bin lira kira ödediğini, Ocak ayında maaşının 66 bin liraya çıkmasına karşın kirasının 33 bin 720 liraya yükseldiğini belirtti. Açıklamada, “Maaş zammı diye verilenin büyük bölümü kiraya gitti. Kalanı ise adaletsiz vergi dilimleriyle daha cebe girmeden eriyecek” ifadelerine yer verildi.
“SORUN KAYNAK DEĞİL, TERCİH SORUNUDUR”
KESK, yaşanan yoksullaşmanın yalnızca iktidarın değil, toplu sözleşme süreçlerinde sorumluluk alan yandaş sendikaların ve Hakem Kurulu’nun da ortak eseri olduğunu savundu. Hakem Kurulu’nun “işverenin noteri” haline geldiği belirtilerek, bu mekanizmadan kamu emekçileri lehine bir karar çıkmasının mümkün olmadığı ifade edildi.
Bütçe tercihlerine de dikkat çekilen açıklamada, toplanan vergilerin büyük bölümünün faiz ödemelerine, sermayeye teşviklere ve güvenlik harcamalarına ayrıldığı; yoksullukla mücadele, istihdam, tarım, hukuk ve sosyal desteklere ise çok sınırlı kaynak bırakıldığı vurgulandı.
“İNSANCA YAŞAM İÇİN TALEPLERİMİZ NET”
KESK’in Dağkapı Meydanı’nda dile getirdiği talepler ise şöyle sıralandı:
* Maaşlara Ocak ayından itibaren hemen ek yüzde 20 artış yapılması,
* İlave seyyanen ödeneğin taban maaşlara yansıtılması,
* Tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesi,
* Mülakat uygulamasının kaldırılması,
* Grevli toplu sözleşme hakkının önündeki engellerin kaldırılması ve 4688 sayılı yasanın evrensel sendikal normlara uygun hale getirilmesi,
* Gerçek bir toplu pazarlık masasının kurulması,
* En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması, kira, kreş ve yol desteği sağlanması.
“KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA”
Açıklamanın sonunda tüm kamu emekçilerine ve toplumun farklı kesimlerine çağrıda bulunan KESK, örgütlü mücadelenin önemine vurgu yaptı. “Bugün susarsak yarın geç kalırız, bugün durursak yarın yok sayılırız” denilen açıklama, şu sloganlarla sona erdi:
“Kurtuluş yok tek başına!
Ya hep beraber ya hiçbirimiz!
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
Yaşasın KESK!”
Dağkapı Meydanı’ndaki eylem, sloganlar ve alkışlar eşliğinde olaysız şekilde sona erdi.




