İnsan Hakları Haftası kapsamında düzenlenen eyleme; İnsan Hakları Derneği (İHD), Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Tabip Odası başta olmak üzere çok sayıda hak ve hukuk örgütü ile demokratik kitle örgütü temsilcileri de destek verdi.
“KEYFİ VE HUKUKSUZ KARARLARA TESLİM OLMAYACAĞIZ”
Eylemde basın açıklamasını KESK 2 No’lu Şube Başkanı Duygu Özbay okudu. Açıklamada, darbe girişiminin ardından çıkarılan KHK’lerin, iktidar tarafından bir fırsata çevrildiği belirtilerek, muhalif kamu emekçilerinin hukuksuz bir şekilde görevlerinden ihraç edildiği vurgulandı. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış sendikal hakların ihraçlara gerekçe gösterilmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi.
Açıklamada, ülkede yaşanan anti-demokratik uygulamaların ve hukuksuzlukların, bugün yaşanan ekonomik krizin en önemli nedenlerinden biri olduğuna dikkat çekilerek, hukuka olan güvenin yok edilmesinin krizi derinleştirdiği ve halkın daha da yoksullaşmasına yol açtığı belirtildi.
“EMEKÇİLER VE AİLELERİ SOSYAL HAKLARDAN MAHRUM BIRAKILDI”
Siyasal iktidarın, ihraç edilen kamu emekçilerine ve ailelerine adeta bu ülkenin vatandaşı değilmiş gibi davrandığına dikkat çekilen açıklamada, birçok emekçinin sosyal haklardan mahrum bırakıldığı, bazılarının ise cezaevlerine gönderilerek özgürlüklerinin ellerinden alındığı ifade edildi.
İç hukuk yollarının adalete erişimi kısıtladığına vurgu yapılan açıklamada, başvuru süreçlerinin bilinçli şekilde uzatıldığı ve OHAL Komisyonu’nun “oyalama komisyonu” işlevi gördüğü belirtildi. Bu sürecin yargı eliyle devam ettirildiği ifade edilerek, yargının keyfi uygulamalardan derhal vazgeçmesi çağrısı yapıldı.
KADIN EMEKÇİLER ORANTISIZ ŞEKİLDE HEDEF ALINDI
Açıklamada, OHAL döneminde KESK’e bağlı sendikalardan ihraç edilenlerin yüzde 25,3’ünü kadın emekçilerin oluşturduğuna dikkat çekildi. Siyasal iktidarın, KESK’in kadın emeği mücadelesine tahammül göstermediği ve OHAL fırsatçılığı kapsamında KESK’li kadın emekçilere daha yoğun saldırılar gerçekleştirdiği ifade edildi.
BARIŞ AKADEMİSYENLERİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Açıklamada ayrıca, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisini imzaladıkları için yıllardır hukuksuzluklara maruz kalan barış akademisyenlerinin durumuna da değinildi. Anayasa Mahkemesi kararlarının yerel mahkemeler tarafından tanınmaması nedeniyle görevlerine iade sürecinin yılan hikâyesine döndüğü, göreve dönen akademisyenlerin dahi ikinci kez ihraç edildiği belirtildi.
“TÜM İHRAÇLAR GÖREVLERİNE İADE EDİLMELİ”
Haklarında memuriyete engel herhangi bir kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan tüm ihraçların dosyalarının cezasız şekilde sonuçlandırılması gerektiği ifade edilen açıklamada, bugüne kadar KHK ile ihraç edilen tüm kamu emekçilerinin bütün haklarıyla birlikte derhal görevlerine iade edilmesi talep edildi.
Açıklamanın sonunda, ihraç edilen kamu emekçilerinin sonuncusu görevine dönene kadar mücadelenin süreceği vurgulanarak, “Savaşa karşı onurlu barışı, ölüme karşı yaşamı, tekçiliğe karşı çoğulculuğu, karanlığa karşı aydınlığı savunduk, savunmaya devam edeceğiz. KESK’li ihraçlar onurumuzdur. KHK’ler gidecek, biz kalacağız” denildi.





