Burada ilk olarak fabrikasyon üretim hattı ile ortaya çıkan ürünlerin ve üretim sürecinin değerlendirilmesi gerekiyor ve daha sonrasında el emeği ile evlerde üretilen ürünlere değinmek gerekiyor.
Öncelikle marketlerde, pazarlarda ve tezgahta satılan ürünler fabrikasyon sürecinde kesinlikle denetlenmelidir. Çoğunlukla da söz konusu denetimler yapılmaktadır. Ancak yapılan denetimler ise üretim firmalarının üretim aşamasında kendi personeli ile yapılmaktadır. Bu ise beraberinde denetimlerin Tarım ve Orman Bakanlığının belirlendiği ilkelere, koşullara veya vicdani ve etik değerlere göre yapılıp, yapılmadığı kuşkusunu oluşturuyor. Fabrikaların kendi ürettiği gıda ürünleri sonuçta iç denetim grupları ile yürütülüyor. Ürünler sorun çıkması halinde göz ardı edilerek mi piyasaya sürülüyor, yoksa imha mı ediliyor düşüncesi akla takılıyor.
Peki bu düşüncenin tüketicinin aklında yer etmemesi ve zihinleri kurcalamaması için ne yapmak gerekiyor. Öncelikle Tarım ve Orman Bakanlığı ile üretim fabrikalarının ortaklaşa kuracakları denetim mekanizmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu denetim mekanizmasında görev alacak kamu görevlileri fabrikaları denetlemelidir ve çıkan sonuç hep birlikte gıda fabrikalarının personelleri tarafından değerlendirilmelidir. Ortaya çıkan olumsuz durumda ürünler imha edilmelidir, üretim tesisleri kapatılmalıdır.
Öte yandan bu üretim aşamasının dışında sahada alınması gereken önlem ve denetim ise büyük önem taşımaktadır. Zabıta ekipleri asli görevleri olan gıda denetimine ağırlık vermelidir. Bütün marketleri denetlemelidir ve bu her gün yapılan rutin iş haline dönüştürülmelidir. Para cezası ve ürün imhası gibi basit cezalar yerine, halk sağlığına zarar veren kişi ve işletmeler sonsuza kadar gıda işletmeciliğinden men edilmelidir ve gerekirse adli yönden daha ağır cezalar ile muhatap olmalıdır.
Diğer yandan bir diğer konu ise el emeği ev üretimi diye pazarlanan ürünler oluyor. el emeği, ev yapımı diye pazarlanan ürünlerin gıda denetiminden geçmesi zor bir durum. Bunun çözümü ise tamamen söz konusu ürünlerin satışının yasaklanmasıdır. Ancak hijyenik, steril ve ev üretimi tarzında üretimlerin yapılacağı belirli tesisler oluşturulabilir, bu tesislerde el emeği ile ev üretimi tarzında üretilen ürünler gerekli denetimlerden geçebilir ve son kullanma tarihi belirlenerek piyasaya sürülebilir.
Kuşkusuz bütün bunlar halk sağlığı için gerekli olan bir durumu işaret etmektedir. Dileğimiz ise şu satırların dikkate alınmasıdır.