Eski MİT müsteşarı Sönmez Köksal’ın Halepçe katliamını Dünya’ya duyuran Ramazan Öztürk’ün Irak’tan çıkarılmasında rolü olduğunu iddia etmesine duayen gazeteciden yalanlama geldi. Ramazan Öztürk geçtiğimiz günlerde bir haber sitesine röportaj veren Sönmez Köksal’ın konuşmalarını hayal ürünü bulduğunu belirtirken, Irak’tan kendi çabaları ile çıktığının altını çizdi.

MİT eski Müsteşarı Sönmez Köksal’ın kitabında yer verdiği ve röportajda da dile getirdiği, bütün dünyanın bildiği Halepçe Katliamı fotoğraflarıyla ilgili ifadeleri tamamen gerçek dışıdır. Bu tarihi olayı, yıllar sonra hiç ilgisi olmayan bir iddiayla çarpıtıp kendisine bir pay çıkarma çabasının tuhaflığı karşısında, olayın merkezinde yer alan kişi olarak gerçeği açıklama zorunluluğu hissediyorum.

Sönmez Köksal yazdığı kitapta ve yapılan röportajda diyor ki

“Gazeteci Ramazan Öztürk’ün Saddam’ın Irak’taki Kürtlere karşı kimyasal silah kullandığı Halepçe katliamını belgeleyen fotoğraflarını Irak’tan çıkarmasına yardım ettim. Hem de Ankara’nın izlediği politikaya ters olduğunu bilerek, şahsi inisiyatif alarak yaptım"

Sönmez Köksal' bu iddası tamamen gerçek dışıdır. Ancak olayın aslı böyle değildir, hatta hiçbir ilgisi yoktur.

Ben 1987 yılının Mayıs ayında Sönmez Köksal Bağdat Büyükelçisiyken tanıdım. İran Irak savaşının bir de Irak cephesinde izlemek ve ilk fırsatta da Kürdistan bölgesine gitmek için Bağdat'taydım.

Oysa Halepçe Katliamı 16 Mart 1988’de, yani yaklaşık on ay sonra yaşandı.

Bugün, aradan 37 yıl geçtikten sonra Sönmez Köksal’ın, devlet politikasına rağmen “inisiyatif aldığını” söyleyerek kendisini ön plana çıkarmaya çalışması hem tarihsel hem de ahlaki açıdan kabul edilemez.

Bu iddia basit bir yanlış anlama değil, tarihi bir çarpıtmadır.

Eğer bu çarpıtma hafıza zayıflığından kaynaklanıyorsa, o zaman Köksal’ın kitabındaki diğer olayların doğruluğu da sorgulanmalıdır.

Yok eğer bilinçli bir biçimde yapıldıysa, bu kez de kitabın tamamının güvenilirliği tartışmalı hâle gelir.

Kaldı ki, kendisi sıradan biri değil; hem büyükelçilik hem de MİT Müsteşarlığı yapmış bir devlet görevlisidir. Bu konumda birinin tarihi böylesine çarpıtması, meselenin önemini daha da artırmaktadır.

Ben katliam haberini duyar duymaz İran üzerinden helikopterle Haleçe'ye gittim. Benimle birlikte Avrupa ülkelerinden gelen bir gurup gazeteci ve TRT den de de Cevat Taylan ve ekip arkadaşları vardı. Çalışmayı bitirdikten sonra yine İran helikopterleriyle hepimiz İran üzerinde Türkiye ye döndük. Olay aslı budur.

TEKNOFEST Savaşan İHA Yarışması Siirt’te başladı
TEKNOFEST Savaşan İHA Yarışması Siirt’te başladı
İçeriği Görüntüle

Eğer röporajı yapan kişi kendisine şu sorular yöneltilseydi Köksal yanıt veremeyecek, söyledikleri kendi içinde çelişecekti.

“Katliam sırasında Halepçe’de miydiniz? Ramazan Öztürk’ün filmleri size nasıl ulaştı? Kendisi Irak üzerinden gelemeyeceğini için ve İran üzerinden dönecekken filmleri neden size versin?”

Sönmez Köksal Halepçe katliamından 10 ay önce yani 1987 Mayıs ayında Bağdat Büyükelçiliğineki soğuk ve tatsız görüşmemizi kastediyorsa yine Halepçe katliamı fotoğraflarıyla ilgisi yoktur’’ded

Kaynak: NAİM DEMİR