Yürüyüşün ardından Eğitim Sen Amed 2 No’lu Şube Eğitim Sekreteri Özgür Günger Pekgül tarafından basın açıklaması okundu. Açıklamada, son günlerde Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi ile Kahramanmaraş’ta okulları hedef alan saldırıların, eğitim alanında yaşanan krizin boyutlarını gözler önüne serdiği ifade edildi. Yaşanan saldırılarda hayatını kaybeden öğrenci ve eğitim emekçileri için başsağlığı dilenirken, yaralılara acil şifa temennisinde bulunuldu.
Açıklamada, eğitim kurumlarının yalnızca bilgi aktarılan yerler olmadığına vurgu yapılarak, “Okullar aynı zamanda demokratik toplumun, eşitliğin ve barışın inşa edildiği kamusal alanlardır. Farklı kimliklerin, dillerin ve kültürlerin bir arada eşit ve özgür biçimde var olmayı öğrendiği bu alanlara yönelik her saldırı, doğrudan toplumsal barışa yöneliktir” denildi.


“Şiddet münferit değil, sistematik”
Eğitim-Sen, okullarda yaşanan şiddetin bireysel olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bunun derinleşen ekonomik, toplumsal ve siyasal krizlerin bir sonucu olduğunu savundu. Artan gelir adaletsizliği, işsizlik ve gençlerin geleceğe dair umutsuzluklarının toplumsal çözülmeyi hızlandırdığı ifade edilen açıklamada, çocuk ve gençlerin demokratik ifade alanlarından uzaklaştırılarak çeteleşme ve bağımlılık riskiyle karşı karşıya bırakıldığına dikkat çekildi.
Bireysel silahlanmanın artmasının da ciddi bir tehdit oluşturduğu belirtilirken, bu durumun demokratik mekanizmaların zayıflaması ve barış kültürünün aşınmasıyla doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı.

Diyarbakırda Esnaftan "Toz-Toprak" İsyanı: "Vurdumduymazlık Var"
Diyarbakırda Esnaftan "Toz-Toprak" İsyanı: "Vurdumduymazlık Var"
İçeriği Görüntüle

Egitim Sen Yürüyüs1
Eğitim politikalarına eleştiri
Açıklamada, eğitim sistemine yönelik eleştiriler de geniş yer buldu. Anadilinde eğitim hakkının tanınmamasının eşitsizlikleri derinleştirdiği belirtilirken, eğitimin tarikat ve cemaat yapılarıyla kuşatıldığı, “manevi danışmanlık” adı altında pedagojik olmayan uygulamaların yaygınlaştırıldığı ifade edildi. Bu politikaların eğitimin bilimsel ve laik niteliğini zayıflattığı kaydedildi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin dönemine de değinilen açıklamada, eğitim alanında yaşanan sorunların bu dönemde daha da derinleştiği öne sürüldü. Eğitim-Sen, ideolojik uygulamalar, liyakat ilkesinin zedelenmesi, öğretmen atamaları ve güvenlik sorunlarına dikkat çekerek Bakan Tekin’in istifasını talep etti.

Whatsapp Image 2026 04 17 At 14.57.20
“Çözüm demokratik ve barışçıl bir eğitim sistemi”
Eğitim-Sen, eğitimde yaşanan sorunların yalnızca güvenlik önlemleriyle çözülemeyeceğini belirterek, kalıcı çözümün demokratik, çoğulcu ve barış temelli bir eğitim sisteminden geçtiğini vurguladı. Açıklamada, adalet ve liyakat ilkelerinin güçlendirilmesinin, gençlerin şiddet ve illegal yapılara yönelmesini engelleyeceği ifade edildi.
Sendika, taleplerini şu başlıklar altında sıraladı: demokratik ve özgür bir toplumun inşası, kalıcı toplumsal barışın sağlanması, anadilinde eğitimin anayasal güvence altına alınması, bilimsel ve laik eğitimin esas alınması, öğretmenlik mesleğinin itibarının korunması ve çocukların güvenli ortamlarda yetişmesi.
Açıklamanın sonunda ise, “Siverek ve Maraş’ta yaşananlar bu ülkenin kaderi değildir. Demokrasi olmadan barış, barış olmadan güvenli eğitim, güvenli eğitim olmadan sağlıklı bir toplum kurulamaz” ifadelerine yer verildi.
Eğitim emekçileri, “Savaşa karşı onurlu bir barışı, ölüme karşı yaşamı, karanlığa karşı aydınlığı savunmaya devam edeceğiz” mesajıyla açıklamayı sonlandırdı.

Kaynak: RAMAZAN SEYKAN