İlk gösterimi Küme Vakfı'nın "Mümkün Sergisi" kapsamında gerçekleştirilen belgesel, izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Yönetmen Fatma Mizan, çalışmanın temel amacının kadınların doğuma ilişkin yerleşik önyargıları yeniden sorgulamasını sağlamak olduğunu söyledi.
Mizan, medyada doğumun çoğunlukla acı ve travma ekseninde ele alınmasının kadınların doğuma bakışını olumsuz etkilediğini belirterek, bu durumun kadınların kendi bedenlerine duyduğu güveni de zedelediğini ifade etti.
Belgeselde, doğumun giderek mekanikleşen ve standartlaşan yapısı sorgulanırken, kadınların bu süreçte yaşadığı deneyimlerin önemi ön plana çıkarılıyor. Mizan, doğum sürecinde annenin kararlarına saygı duyulmasının ve kadının bedenine güvenilmesinin sağlıklı bir doğum deneyimi için büyük önem taşıdığını vurguladı.
Hamilelik ve doğuma yönelik toplumsal bakış açısının değişmesinin kadınların bu süreci daha bilinçli, güvenli ve özgüvenli şekilde yaşamalarına katkı sağlayacağını dile getiren Mizan, birçok kadının doğumu zor ve korkutucu bir süreç olarak gördüğü için anne olmaktan çekindiğini söyledi.
Kendi doğum deneyiminin bu belgeselin ortaya çıkmasına ilham verdiğini anlatan Mizan, doğru destek ortamı sağlandığında doğumun yalnızca katlanılması gereken bir süreç değil, aynı zamanda olumlu ve güçlü bir deneyim olabileceğini ifade etti.
Belgesel, modern dünyada kadına yüklenen roller ile doğum sürecine yönelik önyargıları sorgularken, kadınların doğum deneyimlerinin yalnızca tıbbi başarı ölçütleriyle değil, psikolojik ve duygusal yönleriyle de değerlendirilmesi gerektiği mesajını veriyor.
"Aşk ile: Bir Doğum Hikayesi", doğuma ilişkin toplumsal algının değişmesine katkı sunmayı ve kadınların kendi bedenlerine olan güvenlerini yeniden kazanmalarını hedefleyen önemli bir farkındalık çalışması olarak öne çıkıyor.




