Diyarbakır'da Toplu Taşıma Sistemi, Başarı, Denetim ve İş Birliği

Yarın itibarıyla Diyarbakır'da toplu ulaşım açısından önemli bir dönüm noktası yaşanacak. Kentte hizmet veren şehir içi taşıma kooperatifleri artık kartsız yolcu taşımacılığı yapamayacak. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda oluşturulan ödeme havuzu sistemiyle birlikte şehir içi ulaşımda nakit ödeme dönemi sona erecek. Uzun süredir tartışma konusu olan ücretsiz ulaşım hakkına sahip vatandaşların yaşadığı belirsizliklerin de bu yeni sistemle birlikte ortadan kalkması bekleniyor.

Aslında bu değişiklik yalnızca bir ödeme yönteminin değişmesi değil, toplu ulaşımın daha şeffaf, denetlenebilir ve kurumsal bir yapıya kavuşması açısından da önemli bir reform niteliği taşıyor. Ancak her yeni sistem gibi bunun da başarılı olabilmesi için uygulama aşamasında ciddi bir hassasiyet gösterilmesi gerekiyor.

Özellikle son yıllarda 65 yaş üstü vatandaşların ve ücretsiz ulaşım kartı sahibi diğer hak sahiplerinin yaşadığı sorunlar kamuoyunda sıkça gündeme geldi. Bazı sürücülerin ücretsiz kart basımını istememesi, kart sahibi yolculara karşı olumsuz tutum sergilemesi veya çeşitli gerekçelerle bu vatandaşları araçlara almaması hem hukuki hem de vicdani açıdan kabul edilemez bir durum oluşturuyordu. Yeni sistemin en önemli sınavlarından biri de bu sorunları tamamen ortadan kaldırmak olacaktır.

Bu noktada Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne önemli görevler düşüyor. Öncelikle zabıta ve denetim ekipleri sahada aktif şekilde görev yapmalıdır. Denetimlerin yalnızca belirli günlerde veya belirli bölgelerde değil, kentin tüm ulaşım ağında düzenli ve sürekli şekilde yapılması gerekmektedir. Ücretsiz ulaşım hakkına sahip vatandaşların kart kullanımını engelleyen veya bu vatandaşları araçlara almayan sürücüler hakkında gerekli idari yaptırımlar kararlılıkla uygulanmalıdır.

Denetim mekanizmasının güçlendirilmesi için atılması gereken bir diğer adım ise araç içi kamera sistemlerinin zorunlu hale getirilmesidir. Günümüzde birçok şehirde toplu taşıma araçlarında güvenlik kameraları standart uygulama olarak kullanılmaktadır. Bu sistemler yalnızca güvenlik amacı taşımıyor, yolcu şikayetlerinin değerlendirilmesi, sürücü ile yolcu anlaşmazlıklarının objektif şekilde incelenmesi ve hizmet kalitesinin artırılması açısından da büyük önem taşımaktadır. Olası bir şikayette görüntü kayıtlarının bulunması hem vatandaşın hem de sürücünün hakkını koruyacaktır.

Bununla birlikte yeni dönemin ruhuna uygun bir sürücü eğitimi programının da hayata geçirilmesi gerekiyor. Sürücülerin yeni ödeme sistemi, ücretsiz ulaşım hakları, yolcu iletişimi, kamu hizmeti anlayışı ve kriz yönetimi konularında kapsamlı eğitimlerden geçirilmesi şarttır.

Unutulmamalıdır ki toplu taşıma yalnızca bir ulaşım hizmeti değil, aynı zamanda sosyal yaşamın temel unsurlarından biridir. Öğrenciler, emekliler, çalışanlar, engelliler ve tüm vatandaşlar günlük hayatlarını bu hizmet üzerinden sürdürmektedir. Bu nedenle yeni sistemin başarısı yalnızca belediyenin veya kooperatiflerin değil, tüm kent paydaşlarının ortak sorumluluğudur.

Eğer denetim mekanizmaları etkin işletilir, sürücüler gerekli eğitimleri alır ve vatandaşların hakları titizlikle korunursa Diyarbakır toplu ulaşımda örnek gösterilen kentlerden biri haline gelebilir. Ancak sistemin uygulanmasında gerekli hassasiyet gösterilmezse kısa süre içerisinde ciddi bir toplu taşıma krizinin yaşanması da kaçınılmaz olabilir.