Deklarasyon, Diyarbakır’ın Sümerpark’ında düzenlenen toplantıda paylaşıldı. Açıklamaya siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütleri ve gençlik örgütlerinden isimler katıldı.
Toplantıya Keskin Bayındır, Tuncer Bakırhan, Fatma Ablay, Mehmet Kamaç ile gençlik meclisi üyeleri katıldı.
“Ortadoğu’da yeni dizayn planları yapılıyor”
Açıklanan deklarasyonda, Ortadoğu’da yaşanan siyasi gelişmelere dikkat çekilerek bölgesel ve küresel güçlerin yeni planlar yaptığı ifade edildi. Metinde, ulus devletçi statükonun yüz yıllık politikalarla devam ettirilmek istendiği belirtilerek, Kürt halkının elde ettiği kazanımlara yönelik yeni inkâr ve imha politikalarının devreye sokulduğu savunuldu.
Deklarasyonda, özellikle Rojava’da elde edilen kazanımlara vurgu yapılarak Kürt halkının bu kazanımlar etrafında kenetlendiği ve dünyanın farklı bölgelerinde yürütülen mücadelenin uluslararası bir direniş geleneğine dönüştüğü ifade edildi.
Ulusal birlik vurgusu
Deklarasyonda ulusal birlik temasına geniş yer verildi. Metinde, Kürt halkının tarihsel haklarını savunma iradesinin güçlendiği ve bu mücadelenin kalıcı başarıya ulaşmasının ulusal birliğin güçlenmesine bağlı olduğu ifade edildi.
Newroz’un Kürt halkı açısından sadece bir bayram olmadığı, aynı zamanda zulme ve inkâra karşı tarihsel bir direnişin sembolü olduğu vurgulandı. Deklarasyonda, Newroz ateşinin tarih boyunca Kürt halkının kültürel hafızasını ve direniş geleneğini canlı tuttuğu belirtilerek, her yıl yakılan Newroz ateşinin özgürlük ve birlik iradesini güçlendirdiği ifade edildi.
Metinde ayrıca Newroz alanlarının, halkın özgürlük taleplerini dile getirdiği ve demokratik geleceğe dair iradesini ortaya koyduğu alanlar olduğuna dikkat çekildi.
“Yasal ve anayasal düzenlemeler yapılmalı”
Deklarasyonda, Abdullah Öcalan tarafından 27 Şubat 2025’te başlatıldığı belirtilen “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”nin bir yılını geride bıraktığı ifade edildi.
Bu süreçte atılan adımların halkların eşit ve ortak yaşamını kurma iradesini güçlendirdiği belirtilen açıklamada, Meclis bünyesinde kurulan komisyonun önemli bir adım olduğu ancak açıklanan nihai raporun Kürt halkının ve demokratik kamuoyunun beklentilerini karşılamaktan uzak olduğu savunuldu.
Deklarasyonda ayrıca demokratikleşmeye dair önerilerin hayata geçirilmesi ve sürecin ilerleyebilmesi için gerekli yasal ve anayasal düzenlemelerin bir an önce yapılması gerektiği ifade edildi.
“Fiziki özgürlük sağlanmalı”
Metinde, demokratik çözüm ve kalıcı barış için Abdullah Öcalan’ın “umut hakkı” kapsamında fiziki özgürlüğünün ve çalışma koşullarının sağlanmasının gerekli olduğu görüşü de dile getirildi. Bu adımın barış sürecinin ilerlemesi açısından tarihsel bir zorunluluk olduğu savunuldu.
Kadın ve gençlik vurgusu
Deklarasyonda kadın hareketinin mücadeledeki rolüne de geniş yer verildi. Kadınların özgürlük mücadelesinin öncü gücü olduğu belirtilerek, kadın direnişinin “jin, jiyan, azadî” felsefesiyle uluslararası bir özgürlük sloganına dönüştüğü ifade edildi.
Açıklamada ayrıca gençlerin de özgürlük mücadelesinde önemli bir rol üstlendiği belirtilerek gençliğin inkâr ve asimilasyon politikalarına karşı demokratik toplum mücadelesini büyüttüğü vurgulandı.
Newroz alanlarına çağrı
Deklarasyonun sonunda ise kadınlar, gençler, emekçiler ve tüm halklar Newroz kutlamalarına davet edildi. Açıklamada, 2026 Newrozu’nun direnişin büyüdüğü, özgürlük taleplerinin yükseldiği ve demokratik toplum mücadelesinin yeni bir aşamaya taşındığı bir dönemde karşılandığı ifade edilerek halkın Newroz alanlarında buluşması çağrısı yapıldı.
Yetkililer, bu yılki Newroz kutlamalarının birlik, özgürlük, demokrasi ve eşitlik taleplerinin güçlü şekilde dile getirileceği etkinliklerle gerçekleşeceğini belirtti.




