DOLAR 41,0338 0,26%
EURO 47,8905 0,27%
ALTIN 4.530,960,49
BITCOIN 4484422-3,17%
Diyarbakır
37°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Diyarbakır hapishanesinde işkence ve kötü muamele iddiaları

Diyarbakır hapishanesinde işkence ve kötü muamele iddiaları

20 Aralık 2024 tarihinde Diyarbakır 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde yapılmak istenen koğuş ve üst aramaları esnasında, infaz koruma memurlarının mahpuslara karşı işkence ve kötü muameleye varan fiiller gerçekleştirdiği iddia edildi. Olayın ardından, mahkum aileleri tarafından Özgürlük için Hukukçular Derneği (Diyarbakır Şubesi), Diyarbakır Barosu, İnsan Hakları Derneği (Diyarbakır Şubesi) ve Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma Derneği’ne başvurular yaptı. Bu başvurular üzerine ilgili hapishaneye ziyaret gerçekleştirildi.

ABONE OL
13 Ocak 2025 14:25
Diyarbakır hapishanesinde işkence ve kötü muamele iddiaları
0

BEĞENDİM

ABONE OL

13 Ocak 2025 14:07


Kaynak: BİLAL DALGIÇ

Yapılan inceleme ve görüşmelere dair, İHD Diyarbakır Şubesi Hapishane Komisyonu adına Ali İhsan Demirtaş tarafından bir basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, infaz koruma memurlarının koğuşlarda arama yapmak istediği, mahpusların ise bu aramanın usulsüz olduğunu belirterek refakat etmeyeceklerini bildirmesi üzerine, tehdit ve hakaret içeren sözlerle karşılaştıkları ifade edildi. Mahpusların yalınayak ve yarı çıplak bir şekilde soğuk koridorlarda bekletildiği, çıplak aramaya maruz kaldıkları ve darp edildikleri bildirildi.
İHD Diyarbakır Şubesi konuyla ilgili İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi’nde bir basın açıklaması düzenledi.

Açıklamayı İHD Diyarbakır Şubesi Hapishane Komisyonu adına Ali İhsan Demirtaş okudu:
20 Aralık 2024 tarihinde Diyarbakır 2 Nolu Yüksek Güvenlikli hapishanede koğuş ve üst araması yapılmak istendiği esnada infaz koruma memurları tarafından mahpuslara karşı işkence ve kötü muameleye varan fiiller gerçekleştirildiği iddiası ile mahpus aileleri tarafından Özgürlük için Hukukçular Derneği Amed Şubesi, Diyarbakır Barosu, İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi ve Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma Derneği’ ne başvurular yapılmıştır. Bu başvurular neticesinde ilgili hapishane ziyaret edilmiştir.
Yapılan ziyaretlerde ve görüşmelerde infaz koruma memurlarının koğuşlarda arama yapmak istediği, mahpusların ise bu aramanın usulsüz ve kabul edilebilir olmadığını, söz konusu aramaya refakat etmeyeceklerini bildirmeleri üzerine mahpuslara yönelik tehdit ve hakaret içeren sözler sarf edildiği, yalınayak ve yarı çıplak vaziyette soğuk koridorlarda bekletildikleri, çıplak aramaya maruz bırakıldıkları ve darp edildikleri mahpuslar tarafından heyetimize aktarılmıştır. Mahpuslardan alınan başvuru ve beyanlar doğrultusunda kurumlar tarafından savcılığa suç duyurusunda bulunulmuştur. Ancak 6 Ocak tarihinde mahpus ailelerinin açık görüşe gitmesi üzerine hapishane yönetimi ve personelleri tarafından işkence ve kötü muameleye maruz kalan mahpusların sürgün edildiği öğrenilmiştir. Söz konusu sürgünlerin hangi tarihte ve nereye yapıldığı bilgisi ailelere ve avukatlara verilmemiştir. Daha sonra öğrenildiği üzere mahpuslar Kırıkkale, Konya ve Sincana sürgün edilmiştir.
Yine Patnos L tipi hapishanesinde 18.12.2024 tarihinde kadın mahpuslar, işkence ve kötü muameleye maruz kalmıştır. Bunun üzerine ÖHD Van Şubesi , Van Barosu, Ağrı Barosu, Hakkari Barosu ve İHD Ağrı Şubesi üyelerinden oluşan heyet ile hapishane ziyareti gerçekleştirilmiştir. İşkenceye uğrayan mahpusların beyanları ve başvuruları alınmıştır. Gerçekleşen bu ziyaretten sonra öğrenildiği üzere işkenceye maruz kalan mahpuslar, Erzincan, Diyarbakır ve Kayseri’ye sürgün edilmişlerdir.
Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin10. Maddesinde Tutulanların Hakları düzenlenmiş olup bu maddede Özgürlüğünden yoksun bırakılan herkes, insani muamele ve insanın doğuştan sahip olduğu insanlık onuruna saygı görme hakkına sahip olduğu ifade edilmiştir. Yaşanan işkence ve sürgünler söz konusu maddede tanınan hakları ihlal etmektedir. Yine 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun İnfazda Temel İlke başlığıyla düzenlenen 2. Maddede Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamayacağı belirtilmiştir. Suç duyusunda bulunduğumuz işkence hususunun yanısıra bu kişilerin konumlarından uzak yerlere gönderilmesi, aile bağlarının koparılmaya çalışılması ve söz konusu illerin avukatlarına kolaylıkla ulaşamayacakları mesafede olması zalimane ve gayriinsani uygulama teşkil etmektedir.
5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 56. Maddesinde; Kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlüler, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceği ifade edilmiştir. Ancak kanunda da ifade edildiği üzere mahpusların konumlarına uygun yerlere nakledilebileceği belirtilmiş iken mahpusların Kırıkkale, Konya ve Ankara v.b illerdeki hapishanelere gönderilmesinin konumlarına uygun olmasıyla bir bağlantısı bulunmamaktadır. Ayrıca Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’nin 2 nolu genel kararında ” mahpusların aile bağlarının kopmaması için özel çaba gösterilmelidir” ibaresi yer almaktadır. Gerçekleşen sürgünler ile mahpusların ailelerinin bulunduğu yerden oldukça uzak illerdeki hapishanelere gönderilmesi ile infazda temel ilkeler ve uluslararası standartlarda gözetilmesi gereken hususlar gözardı edilmiştir.
Gerçekleşen bu uygulamalar kronik bir hal alıp hak arama hürriyetini engellemektedir. Böylesi uygulamaların uygulanması kişileri uğradıkları haksız ve hukuksuz muameleler hususunda hak arama ve suçu bildirme yönündeki iradelerini ortadan kaldırmaya yöneliktir. Mahpusları söz konusu hukuka ve insan haklarına aykırı olan herhangi bir uygulamaya ilişkin hukuki süreç yürütülmesi halinde sürgün edilerek ailelerinden ve avukatlarından oldukça uzak yerlere gönderilmesi tehdidi ile karşı karşıya bırakmaktadır. Gayri hukuki olan bu uygulamalarda sürgün edildikleri yerlerde avukatlarının rahatlıkla ulaşamayacakları ve haberdar olamayacakları koşulların yaratılması saikiyle hareket edilmiştir . Bu olgu kişilerin adil yargılanma haklarına aykırıdır.
Ailelerin de ulaşım ve maddi külfet anlamında zor ulaşabilecekleri kentlere mahpusların sürgün edilmesi özel hayata ve aile hayatına saygı hakkını ihlal etmektedir. Dolayısıyla hapishanede gerçekleşen olaylar ve mahpusların durumu hakkında ailelerin ve avukatların habersiz bırakılması amaçlanmaktadır . Tecrit ve izolasyon için uygun koşullar sağlanarak mahpuslar tecrit altında bırakılmak istenmektedir. İşkence suçunu gerçekleştiren kamu görevlilerinin yaptırıma tabi tutulması ve ilgili ceza infaz kurumundan gönderilmesi gerekirken bu suçun mağduru olan kişilerin sürgün edilmesi çarpık, antihukuki ve gayrimeşru bir uygulamadır. Bu durum işkenceye maruz kalan kişilerin ceza teşkil eden bir yaptırıma tabi tutmaktadır. Bu uygulamalara derhal son verilmeli ve kişilerin hak arama yönündeki iradelerini etkileyecek ve engelleyecek uygulamalar ortadan kaldırılmalıdır. Ayrıca hapishanelerde gerçekleşen söz konusu antihukuki, primitif ve insanlık onuruna aykırı olan uygulamaların ve ihlallerin takipçisi olacağımızı ve bununla hukuki mücadelemizi sürdüreceğimizi duyururuz.

gazetedetay

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP