Baro tarafından yapılan açıklamada, soruşturma kapsamında çok sayıda kişinin gözaltına alındığı, bunlardan önemli bir kısmının ise tutuklandığı belirtildi. Gözaltına alınanlar arasında avukatlar, insan hakları savunucuları, öğrenciler, akademisyenler, çevre aktivistleri, sendika temsilcileri ve farklı toplumsal kesimlerden kişilerin bulunduğu ifade edildi.
Açıklamada, kamuoyuna yansıyan bilgiler ve müdafilerin beyanlarına göre gözaltı işlemleri sırasında işkence ve kötü muamele yasağını ihlal edebilecek uygulamalara ilişkin ciddi iddiaların bulunduğu vurgulanarak, bu iddiaların etkili, bağımsız ve şeffaf bir şekilde soruşturulmasının devletin yükümlülüğü olduğu kaydedildi.
Soruşturmanın kişilerin demokratik faaliyetleri ve temel haklar kapsamında kalan eylemleri üzerinden yürütüldüğü yönündeki iddiaların ise kişi hürriyeti ve güvenliği, ifade ve örgütlenme özgürlüğü ile adil yargılanma hakkı bakımından hukuki tartışmalara neden olduğu belirtildi.
Diyarbakır Barosu açıklamasında, kişi hürriyeti ve güvenliği, savunma hakkı, adil yargılanma hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı ile lekelenmeme hakkının korunmasının hukuk devletinin vazgeçilmez unsurları olduğu vurgulandı.
Baro, başta işkence ve kötü muamele iddiaları olmak üzere tüm hak ihlali iddialarının etkili, bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulmasını, hukuka aykırı olduğu belirtilen gözaltı ve tutuklama tedbirlerine son verilmesini ve kişi özgürlüğünü kısıtlayan işlemlerin hukuka uygunluk ilkesi çerçevesinde kaldırılmasını talep ederek, sürecin takipçisi olacaklarını kamuoyuna duyurdu.




