"Ufku soğuk savaş ayazında buz tutmuş bir ülke değiliz"
Bir gazetecinin, kendisinin, Çin'in People's Daily gazetesindeki makalesini alıntılayarak, "Bir Çin atasözüne atfen 'Tuhaf zamanlardan geçerken' ifadesini kullandınız. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping bulunduğumuz coğrafyadaki akıl almaz hukuksuzluklara, kilitlenen uluslararası topluma dair nasıl bir yaklaşım içinde? Doğu'nun lokomotifi Pekin, NATO üyesi, Batı'ya entegre bir ülke olan Türkiye'nin, dünyanın 'normalleşmesi' hedefinde oynadığı rolün ve potansiyelinin farkında mı?" sorusunu yöneltmesi üzerine Erdoğan, şunları kaydetti: "Çin, Türkiye'nin bölgesel önem ve etkisinin farkında. Bu nedenle Türkiye'yi önemli bir aktör olarak görüyor. Çin ile ilişkilerimizi geliştirmenin gayreti içerisindeyiz. Ekonomik ilişkilerden dijital teknolojilere, enerjiden sağlığa birçok alanda işbirliği fırsatlarını değerlendiriyoruz. Biz, dünyaya yalnızca Doğu-Batı ekseninde bakmıyoruz. Ufku soğuk savaş ayazında buz tutmuş bir ülke değiliz. Doğu ile Batı arasında ayrışmanın değil, yeni köprüler kurmanın gerekli olduğunu devamlı söylüyoruz. Her platformda insanı merkeze alan politikalarımızı savunuyoruz. Savunmaya da devam edeceğiz. Uluslararası sistemlerin tıkandığı bir dünyada, normalleşmenin ancak ve ancak hakkaniyet temelinde çözümlerle sağlanacağına inanıyoruz. Geçmişten ders alıyor, geleceği doğru okuyor ve bu vizyonla yolumuzda ilerliyoruz. Biz diyalog kanallarını açık tutmanın önemine inanıyoruz. Biz, adil ve müreffeh bir dünyanın inşa edilebileceğini düşünüyoruz. Nitekim 'daha adil bir dünya mümkün' derken hep bunu ısrarla işledik, işlemeye de devam ediyoruz. Bu istikamette yolumuza devam etmenin de gayreti içerisindeyiz. Çin'in, uluslararası camianın önemli bir parçası olarak, bizim bu çabamızı desteklemesini bekliyoruz." Rusya Devlet Başkanı Putin'le yaptığı görüşmenin içeriğine ilişkin soruya ise Erdoğan, şöyle cevap verdi: "Rusya Devlet Başkanı Sayın Vladimir Putin ile ikili görüşmemizde, Ukrayna-Rusya savaşının adil bir barışla sonlandırılması için yapılabilecekleri ele aldık. Enerji alanında işbirliği, özellikle bu görüşmede ele aldığımız konuydu. Türkiye olarak en başından beri, Ukrayna-Rusya savaşının müzakereler yoluyla sonlandırılabileceğini her daim ele alıyoruz. İstanbul'da gerçekleşen müzakereler bu yolun açık olduğunun en net ispatıdır. Müzakerelerin seviyesinin aşamalı olarak yükseltilmesi, bizim arzu ettiğimiz bir yoldur. Barış umudunu çözüm odaklı ve somut sonuçlara dönüştürmek lazım. Bunun için de liderler seviyesinde bu işi ele almak durumundayız. Sayın Putin'in son Alaska Zirvesi'nden hangi neticelerle döndüğünü, o görüşmelerde neler düşündüğünü değerlendirdik. ABD Başkanı Sayın Donald Trump ile yaptığı görüşme çok önemliydi. Bu konularda Sayın Putin'in düşüncelerini aldığımız gibi, Ukrayna Devlet Başkanı Sayın Volodimir Zelenskiy ile de ayrıca telefon diplomasisi yöntemiyle bazı görüşmelerimiz oldu. Onunla gerçekleştirdiğimiz bu temaslarda da Sayın Zelenskiy'nin, Sayın Putin'e bakışını görme fırsatını yakaladık. Alaska Zirvesi'nin neticelerini de tekrar değerlendirme imkanını yakaladık. Hem Sayın Zelenskiy hem Sayın Putin'in yaklaşımlarını olumlu buldum. 'Türkiye'de İstanbul sürecinin devamı yönünde bir girişim olabilir' dediğimizde, kendisi bu konuyla ilgili 'niye olmasın' noktasındaydı. Ancak henüz buna hazır değiller."ü
Kaynak: AA





