Amedspor taraftarı tribündeki yerini aldı: Kasımpaşa maçı 17.00’de
Amedspor taraftarı tribündeki yerini aldı: Kasımpaşa maçı 17.00’de
İçeriği Görüntüle
Türkiye’de yoksulluk ve sosyal güvencesizlik nedeniyle pek çok ailenin çocuklarını geçici süreyle devlet korumasına bırakmak zorunda kaldığı gerçeği, Diyarbakır’da yaşanan çarpıcı bir olayla yeniden gündeme taşındı. Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na verdiği soru önergesinde, çocukların devlet korumasına alınması ve ailelerin geri alma süreçlerinde yaşanan belirsizlikleri gündeme getirdi.

Bir annenin dramı

Milletvekili Eren’in aktardığına göre, Deniz isimli bir anne, maddi imkânsızlıklar nedeniyle 19 Nisan 2024’te oğlunu Adana’daki bir çocuk esirgeme kurumuna teslim etti. Başlangıçta evlatlık verilmesine onay veren anne, daha sonra fikrini değiştirerek dilekçe ile çocuğunu geri almak istedi. Ancak Diyarbakır Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne yaptığı başvuruya yanıt alamadı. Anne, telefonla bilgi almak istediğinde ise hakaret ve tehditlere maruz kaldığını ileri sürdü. Yaklaşık 1 yıl 3 aydır çocuğuna ulaşamadığını belirten anne, oğlunun yerini kendi çabalarıyla öğrendiğini ancak resmi kurumlardan herhangi bir destek alamadığını ifade etti.

Anayasa ve uluslararası hukuk hatırlatması

Milletvekili Eren, bu olayın yalnızca bireysel bir mağduriyet olmadığını, aynı zamanda sosyal hizmet kurumlarının şeffaflığı, aile birliğinin korunması ve çocukların üstün yararı ilkesi açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu vurguladı. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 41. maddesinde devletin “aileyi korumak ve çocukların yüksek yararını gözetmekle” yükümlü olduğunun altını çizen Eren, ayrıca Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin aile birliği ve ebeveyn haklarını güvence altına aldığını hatırlattı.

TBMM’ye yöneltilen sorular

Milletvekili Eren, Bakan Göktaş’a şu soruları yöneltti:
  1. Türkiye genelinde aileleri tarafından geri alınma başvurusu yapılmış kaç çocuk bulunmaktadır?
  2. Bu başvuruların kaçı sonuçlandırılmış, kaçı hâlâ beklemektedir?
  3. Diyarbakır’daki annenin dilekçesine neden yanıt verilmemiştir? Personel hakkındaki hakaret ve tehdit iddialarına dair bir soruşturma açılmış mıdır?
  4. Çocuğunu geri almak isteyen aileler için Bakanlığın öngördüğü prosedür nedir ve bu prosedür nasıl denetlenmektedir?
  5. Evlatlık verilme sürecinde anne veya babanın geri alma iradesi hangi hukuki gerekçelerle göz ardı edilebilmektedir?
  6. Maddi yoksunluk nedeniyle çocuklarını devlet korumasına bırakmak zorunda kalan ailelere yönelik hangi sosyal yardım ve destek programları uygulanmaktadır?

“Çocuğun üstün yararı keyfiyete bırakılamaz”

Eren, devlet kurumlarının çocuğunu geri almak isteyen ebeveynlerin başvurularına zamanında ve şeffaf biçimde yanıt vermek zorunda olduğunu vurgulayarak, “Çocuğun üstün yararı devletin keyfiyetine bırakılamaz. Ailelerin iradesinin yok sayılması kabul edilemez” dedi.

ü

Kaynak: BÜLTEN