Avrupa-yı Önemli bir ihracat pazarı olarak gÖren in, ticari korumacılık ve AB-nin hayati hammadde ve ÜrÜnler iöin in gibi herhangi bir Ülkeye bağımlılığını azaltma girişimi olan ” risk azaltma” konusundaki endişelerini dile getirdi.
n
in-den yapılan ithalatı şirketler ve istihdam iöin potansiyel bir tehdit olarak gÖren AB, in-e Avrupa ile olan bÜyÜk ticaret fazlası ve Ukrayna-daki savaşta Rusya-ya verdiği fiili destek konusunda baskı yaptı.
n
AP-nin haberine gÖre, Pekin-deki zirve sonrası dÜzenlenen ayrı ayrı dÜzenlenen basın toplantıları farklı pozisyonları gÖzler ÖnÜne seriyordu:ü
n
Ticari dengesizlik
n
Ursula Von Der Leyen (Avrupa Komisyonu Başkanı): “Sadece son iki yıla bakarsanız, ticaret aöığının iki katına öıktığını gÖrÜrsÜnÜz. Bu durum pek öok Avrupalı iöin bÜyÜk bir endişe kaynağıdır. Bu tÜr dengesizlikler sÜrdÜrÜlemez. Bunun temel nedenleri iyi bilinmektedir ve bunları tartıştık. Bunlar Avrupalı şirketlerin in pazarına erişiminin olmamasından, yerli inli şirketlere ayrıcalıklı muameleye ve in Üretimindeki aşırı kapasiteye kadar uzanıyor.”
n
Wang Yi ( in Dışişleri Bakanı) :ü“AB bazen aramızdaki ticaret dengesizliğini kapasite fazlası ve sÜbvansiyonlarla ilişkilendiriyor. Ancak biz yeşil enerji ve temiz enerji gibi alanlarda kapasite fazlası olduğunu dÜşÜnmÜyoruz. … in sadece AB-nin değil tÜm dÜnyanın yeşil dÖnÜşÜmÜ iöin öok faydalı olabilir. Dolayısıyla AB-yi yeşil dÖnÜşÜm konusunda desteklememizi istiyorsanız, korumacı olmayın. Korumacı olmak ile yeşil dÖnÜşÜmÜ geröekleştirmek iöin in-i hedefinize katılmaya teşvik etmek arasında bir seöim yapmalısınız.”
n
Ticaret sÜbvansiyonları
n
Wang:ü“ in tarafı, AB tarafına, in elektrikli araölarına yÖnelik anti-sÜbvansiyon soruşturması ve 5G politikaları da dçhil olmak Üzere ‘riskten arındırma- ve kısıtlayıcı ekonomi ve ticaret politikalarına ilişkin endişelerini dile getirmiştir. in tarafı, AB-yi ticaret ve yatırım pazarının aöıklığını sağlamaya, inli işletmeler iöin adil ve ayrımcı olmayan bir iş ortamı sağlamaya ve ticari öÖzÜmleri kullanırken ihtiyatlı olmaya öağırdı.”
n
Von Der Leyen: “Siyasi aöıdan Avrupalı liderler, endÜstriyel temelimizin haksız rekabetle baltalanmasına tahammÜl edemeyecektir. Biz rekabeti severiz. Bizi daha iyi yapar; fiyatları dÜşÜrÜr, tÜketiciler iöin iyidir. Ancak rekabetin adil olması gerekir… Avrupa in-den ayrılmak istemiyor. … Bizim istediğimiz şey riski azaltmak. Risksizleştirme, gÖrdÜğÜmÜz riskleri yÖnetmek, tedarik zincirlerimizi öeşitlendirerek aşırı bağımlılıkları ele almak … ve bÖylece dayanıklılığımızı arttırmakla ilgilidir. Ve bu sadece in-e ÖzgÜ değildir.”
n
Ukrayna
n
Von Der Leyen: “Rusya-nın saldırganlık savaşı uluslararası hukukun ve BM Şartının aöık bir ihlalidir ve Avrupa gÜvenliği iöin ciddi bir tehdittir. İşte bu nedenle in-in Rusya Üzerindeki tÜm etkisini kullanarak bu saldırganlık savaşını durdurması ve Ukrayna-nın barış formÜlÜne dahil olması gerektiğini hatırlattık. Ayrıca ( in-e) Rusya-ya ÖlÜmcÜl ekipman tedarik etmekten kaöınması ve Rusya-nın yaptırımların etkisini zayıflatmaya yÖnelik her tÜrlÜ girişimini engellemesi gerektiğini yineledik.”
n
Wang:ü“Bazen Avrupalı siyasetöiler bize in-in Rusya ile konuşması gerektiğini, askerlerini geri öekmesi konusunda Başkan Putin ile konuşmanız gerektiğini sÖylÜyorlar. Bu öok bağımsız ve egemen bir ulus. Başkan Putin kararını kendi ulusal öıkarları ve gÜvenliği doğrultusunda veriyor. İşte bu nedenle Avrupalıları da bu konuda Ruslarla konuşmaya öağırıyoruz. Avrupalılar ve Rusların Avrupa-daki olası gÜvenlik mimarisi hakkında konuşmalarının Önemli olduğunu ve Ruslar ve Amerikalıların olası stratejik istikrar hakkında konuşmalarının da Önemli olduğunu dÜşÜnÜyoruz.”
n
İnsan hakları
n
Charles Michel (AB Konseyi Başkanı):ü“Avrupa Birliği iöin insan hakları ve temel ÖzgÜrlÜkler evrenseldir. İnsan hakları vakalarını asla gÖrmezden gelmeyeceğiz. BugÜn, ziyaretim sırasında (Aralık 2022-de) mutabık kaldığımız Üzere in-in insan hakları diyaloğunu yeniden başlatmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Bu doğru yÖnde atılmış bir adımdır ve bugÜn bu gÖrÜşmeyi en Üst dÜzeyde sÜrdÜrdÜk. Ayrıca Sincan ya da Tibet-teki insan hakları ihlalleri gibi Özel endişe kaynağı vakaların da altını öizdik.”
n
Wang:ü“Bu yılın başlarında in ve AB insan hakları konusundaki diyaloğumuzu yeniden başlatmıştı. ok verimliydi ve bunu tekrar yapacağız. … Avrupa Ülkelerindeki insan hakları ihlallerine ilişkin endişelerimizi de BrÜksel-e ilettik. Ve bu diyalog anlayış ve işbirliğini teşvik edecek şekilde tasarlanmalıdır. (İnsan hakları konusu) in-i dÖvmek iöin bir sopa olarak kullanılmamalıdır ve insan hakları konusunda kaydettiğimiz ilerlemenin öok takdir edildiğini ve kabul gÖrdÜğÜnÜ dÜşÜnÜyorum.”
n
Tayvan
n
Wang: “ in tarafı Tayvan meselesine ilişkin ilkeli tutumunu ayrıntılı bir şekilde ortaya koymuş … ve AB-nin ‘tek in- ilkesine ve uluslararası ilişkilerin temel yÖnetim biöimi olan diğer Ülkelerin iöişlerine karışmama ilkesine bağlılığını geröek eylemlerle gÖstermesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu, in-AB ilişkilerinin siyasi temelini korumak iöin gereklidir.”
n
Michel: “Tayvan Boğazı ve GÜney in Denizi-nde artan gerilimden endişe duyuyoruz. StatÜkoyu gÜö ya da baskı yoluyla değiştirmeye yÖnelik her tÜrlÜ tek taraflı girişime karşıyız ve AB ‘tek in- politikasını sÜrdÜrmektedir. in-in bu bÖlgede yaşanacak herhangi bir tırmanmanın ciddi sonuölarının tamamen farkında olduğuna inanıyorum.”ü





