Konuşmasına 2025 yılına değinerek başlayan Bozarslan, “Aslında bugünü anarken 2025 yılına da değinmek gerekiyor. 2025 yılı biz gazeteciler için daha fazla öldürüldüğümüz, daha fazla yasaklara uğradığımız bir yıl olarak geride kaldı” dedi. Türkiye’de yeni bir süreçten söz edilmesine rağmen bunun basın ve gazeteciler üzerinde olumlu bir etkisinin henüz görülmediğini vurgulayan Bozarslan, baskıların sürdüğünü söyledi.
“Bölgede baskılar ve yasaklar sürüyor”
Bozarslan, Diyarbakır’da görev yapan gazeteciler hakkında açılan davalara dikkat çekerek, “Daha yakın zamanda Diyarbakır’daki gazeteci arkadaşlarımız hakkında davalar açıldı. Birkaç gün önce ise iki ajansın sosyal medya hesapları, herhangi bir somut gerekçe gösterilmeden, kamu güvenliği öne sürülerek engellendi” ifadelerini kullandı. Bu tür uygulamaların bölgede üzülerek devam ettiğini belirten Bozarslan, basın özgürlüğü açısından tablonun kaygı verici olduğunu söyledi.
“Türkiye basın özgürlüğü endeksinde 159’uncu sırada”
Türkiye’nin basın özgürlüğü karnesine de değinen Felat Bozarslan, 2025 yılı itibarıyla Türkiye’nin basın özgürlüğü endeksinde 159’uncu sıraya gerilediğini hatırlattı. Bu durumu Türkiye demokrasisi ve gazetecilik adına doğru ve kabul edilebilir bulmadıklarını vurgulayan Bozarslan, “Bu tabloyu ülkenin demokrasisine de, Türkiye’deki gazeteciliğe de yakıştıramıyoruz ve bunu her fırsatta dile getiriyoruz” dedi.
“10 Ocak’ta dikkat çekilmesi gereken vahim bir tablo var”
Türkiye’nin 2026 yılına girmiş olmasına rağmen gazetecilerin hâlâ ağır baskılar altında olduğunu söyleyen Bozarslan, “Bugün hâlâ sayfaları yasaklanan, sesi kesilen, baskı altında tutulan, düşünce ve ifade özgürlüğü engellenen, haber alma ve topluma haber verme hakkı kısıtlanan çok sayıda meslektaşımız var. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde özellikle dikkat çekilmesi gereken vahim bir tabloyla karşı karşıyayız” diye konuştu.
“Merkez medya gazeteciliği farklı bir noktaya sürükledi”
Yaklaşık son 10 yılda gazeteciliğin merkez medya eliyle farklı bir formata sokulduğunu ifade eden Bozarslan, gerçek gazetecilerin sistematik şekilde meslekten dışlandığını söyledi. “Bugün gazeteciliğin kriminal olaylarla gündeme gelmesinin ana sebeplerinden biri, gerçek gazetecilerin diskalifiye edilmesi ve bu mesleği kendi çıkarları için kullanan kişilerin medya merkezlerine getirilmiş olmasıdır” diyen Bozarslan, gelinen noktanın herkes tarafından açıkça görüldüğünü belirtti.
Birçok gerçek ve tarafsız gazetecinin bugün işsiz olduğunu ya da farklı mecralarda sesini duyurmaya çalıştığını ifade eden Bozarslan, İstanbul merkezli operasyonlar ve ortaya çıkan olayların merkez medyanın içinde bulunduğu durumu net biçimde gözler önüne serdiğini kaydetti.
“Umudumuz gerçek gazetecilerin yeniden işlerine dönmesi”
Konuşmasının sonunda 2026 yılına dair temennilerini paylaşan Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Felat Bozarslan, “Umudumuz; gazeteciliğin Türkiye’de daha özgür, daha bağımsız, daha tarafsız ve daha objektif koşullara kavuşmasıdır. Gerçek gazetecilerin yeniden işlerinin başına dönmesini, medyanın hak ettiği noktada yer almasını istiyoruz. Bir sonraki 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde, gerçek anlamda çalışan gazeteciler olarak yeniden bir arada olmayı diliyoruz” dedi.
Bozarslan, DEM Parti heyetine de teşekkür ederek, “Bizleri bu anlamlı günde yalnız bırakmadıkları için DEM Parti heyetine teşekkür ediyorum. Ziyaretleri bizler için son derece kıymetlidir” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.




