Diyarbakır Haberleri

Atık Bakır ve Çeşitli Jeolojik Dönemlerden Kalma Taşlar Sanat Eserine Dönüşüyor

Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü geleneksel sanatları yaşatmaya devam ediyor. Enstitü bünyesinde yenilikçi dokunuşlarla atık bakır ve farklı zaman dilimlerinden kalan taşlar, maharetli ellerde sanat eserine dönüştürülürken, kültür etkileşimi de gerçekleştiriliyor. Tarihin ve kültürün işlendiği merkez Diyarbakırlı vatandaşlardan, yabancı misafirlere kadar birçok kişinin uğrak noktası olurken, eserler 30 farklı şehri geziyor.

Tarihi ve kültürel mirasıyla medeniyetlerin buluşma noktası olan Diyarbakır, geleneksel el sanatlarını yaşatma ve geleceğe aktarma konusunda önemli bir misyona ev sahipliği yapıyor. Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü bünyesinde faaliyet gösteren taş ve bakır işlemeciliği atölyeleri, hem istihdama katkı sağlıyor hem de bölgenin unutulmaya yüz tutmuş değerlerini modern tasarımlarla yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Çalışmalarda, geleneksel motifler aslına sadık kalınarak yenilikçi bir vizyonla işleniyor. Devlet destekli faaliyet gösteren enstitü, kendi bünyesindeki usta öğreticilerle birlikte bacasız bir fabrika tesisi olarak hizmet veriyor.

Milyon Yıllık Jeolojik Miras Takıya Dönüşüyor

Enstitü bünyesinde yürütülen taş işlemeciliği çalışmaları, bölgenin zengin yer altı kaynaklarını gözler önüne seriyor. Atölyelerde işlenen taşlar, Diyarbakır’ın Ergani ve Karacadağ bölgelerinden titizlikle çıkarılıyor. Sadece bölge taşlarıyla sınırlı kalınmayıp, ihtiyaç hâlinde şehir dışından da taş takviyesi yapılıyor.

Farklı jeolojik dönemlere ait taşların işlendiği atölyede, 1. Jeolojik Dönem’e ait asırlık taşlar usta ellerde işleniyor. Bu özel taşların üzerine enstitünün resim öğretmenleri tarafından tamamen el emeğiyle yapılan özel çizimler, ortaya eşsiz el sanatları eserleri çıkarıyor.

Bakır Sanat Eserine Dönüşüyor

Bakır işlemeciliği bölümünde ise sanatsal değeri yüksek bir üretim modeli uygulanıyor. Topraklama hatlarından ve çeşitli eski kablolardan toplanan atık bakırlar, öncelikle eritilip işleme sürecine alınıyor.

Geri dönüştürülen bakırlar, enstitünün tasarım bölümüne aktarılarak özgün fikirlere dönüştürülüyor. Son aşamada ise kuyumculuk bölümündeki bakır ustalarının maharetli ellerinde işlenerek, eşine az rastlanır estetik ürünler ortaya çıkıyor. Gümüş alanında üretilen işlemeli nadide parçaların tamamı da yine burada doğrudan satışa sunuluyor.

Yabancı Turistler Yoğun İlgi Gösteriyor

Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü’nün ürettiği el emeği ürünler, özellikle yabancı turistler ile şehir dışından gelen misafirlerin odak noktasında bulunuyor. Yurt dışından gelen ziyaretçilerin el işçiliğine ve emeğe büyük değer verdiğini belirten usta öğretici Ferhat Bakır, ürünlerin sadece bir hatıra veya hediyelik eşya olarak görülmediğini, doğrudan günlük yaşamda kullanım amacıyla satın alındığını vurguluyor.

Turizm sezonunun açılmasıyla birlikte enstitüdeki hareketlilik ve ürün talebi zirveye ulaşacağını değerlendiren usta öğretici Ferhat Bakır, " Turizm sezonunun açılmasıyla birlikte bölgedeki hareketlilik ve ürün talebi ciddi oranda artmaktadır. Geçtiğimiz yıl da benzer bir talep artışı yaşandı.Olgunlaşma Enstitüsü'nün satış amacıyla açılan ilk yeri burasıdır. Ancak üretilen projeler genel olarak Türkiye genelindeki 30 şehirle paylaşıldığı ve bu şehirler arasında sürekli bir gidiş-geliş olduğu için, yoğun dönemlerde talebe ürün yetiştirmekte güçlük yaşanabilmektedir" şeklinde konuşarak, hem bilgi paylaştı, hem genel bir değerlendirmede bulundu.

Son olarak usta öğretici Ferhat Bakır,

Giyimden takıya, el sanatlarından taş işlemeciliğine kadar geniş bir yelpazede geçmiş ile gelecek arasında köprü kurmaya çalıştıklarını belirtirken, vatandaşlar ise Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü'nün kültür etkileşimine katkı vermesini memnuniyet ile karşılıyor.