Sıcak bölgelerde yaygın olarak görülen ve halk arasında yaban arısı olarak da bilinen doğu eşek arıları (Vespa orientalis), sonbahar aylarında özellikle bal arılarını hedef alıyor. Kovan girişlerini koruyan “bekçi arılar” ise eşek arılarının saldırılarına karşı kolonilerini savunmaya çalışıyor.
Bekçi arılar kovan girişinde nöbet tutuyor
Çüngüş ilçesinde arıcılık yapan ziraat yüksek mühendisi Rahime Yıldırım Kurtoğlu, 200 kovanda bal üretimi gerçekleştiriyor. Kurtoğlu, sonbahar döneminde artan eşek arısı saldırıları nedeniyle mesaisinin önemli bölümünü kovanlarını korumaya ayırıyor.
Eşek arılarını kovanlardan uzaklaştırmak amacıyla çeşitli tuzaklar hazırlayan Kurtoğlu, kafeslerin içerisine tavuk ciğeri bırakarak eşek arılarını yakalamaya çalışıyor. Ancak alınan önlemlere rağmen saldırıların zaman zaman yoğunlaştığını belirtiyor.
Kovanların girişinde görev yapan bekçi arılar, eşek arılarının içeri girmesini engellemeye çalışıyor. Ancak bazı durumlarda saldırıya uğrayan bekçi arılar, eşek arılarının avı haline geliyor.
“Günlük binlerce arı kaybımız oldu”
Arıcı Rahime Yıldırım Kurtoğlu, eşek arılarının özellikle sonbahar ve üzüm hasadı döneminde arttığını belirterek yaşadıkları sorunu şöyle anlattı:
“Bal arıları kovanlardan dışarıya çıkamıyor ve beslenemiyor. Eşek arıları kapı ağzındaki bekçi arılara saldırıp onları yiyorlar. Şu ana kadar günlük binlerce arı kaybımız oldu. Üç kovanım tamamen boşaldı, arıların hepsini yediler. Kovanları açarken bizim için de ciddi tehlike oluşturuyorlar.”
Kurtoğlu, bal arılarını korumak amacıyla doğaya zarar vermeden eşek arılarını yakalamaya yönelik tuzaklar kullandıklarını belirterek havaların soğuması ve mevsimsel yağışlarla birlikte saldırıların azalmasını beklediklerini söyledi.
“Bal arılarını protein kaynağı olarak görüyorlar”
Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Satar, doğu eşek arılarının özellikle kış öncesinde yavrularının protein ihtiyacını karşılamak için yoğun bir beslenme faaliyetine girdiğini belirtti.
Satar, bu dönemde çok sayıda böceğe saldıran eşek arılarının savunmasız gördükleri bal arılarını da protein kaynağı olarak değerlendirdiğini ifade etti. Eşek arılarının bal arılarından uzaklaştırılması için çevreye uygun et parçalarının bırakılabileceğini belirtti.
“Kolonilerde popülasyon kaybına neden oluyor”
Bingöl Üniversitesi Arıcılık Araştırma, Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde görevli Dr. Öğr. Üyesi Mehmet İlkaya ise doğu eşek arılarının popülasyonunun sonbaharda arttığını söyledi.
İlkaya, işçi eşek arılarının kraliçe eşek arısının bıraktığı yumurtalardan çıkan larvaları beslemek için bal arısı kolonilerini hedef aldığını belirterek, saldırıların arı kolonilerinde kış öncesi popülasyon kaybına yol açabileceğini ifade etti.
Eşek arılarının kovana girmesi halinde arı larvalarını, girememeleri durumunda ise işçi arıları avlayarak yuvalarına taşıdığını aktaran İlkaya, zayıflayan kolonilerin kış döneminden sonra ilkbaharda da sorun yaşayabileceğine dikkat çekti.
İlkaya, mücadelede kovan girişlerinin daraltılması veya eşek arılarının geçemeyeceği aparatlar kullanılması gibi fiziksel yöntemlerin yanı sıra balık, kırmızı et ve tavuk eti kullanılan kafes tuzaklarından da yararlanılabileceğini belirtti.
Sonbaharda artan eşek arısı saldırıları, bal üretiminin yanı sıra arı kolonilerinin kışa güçlü girebilmesi açısından da arıcıların önemli sorunları arasında yer alıyor.




