ADALET VE HUKUK

Adalet, hukuku içinde barındıran, herkese eşit mesafede duran ve her bireyin hakkını teslim eden insani bir değerdir. Dinine, düşüncesine ya da inancına bakılmaksızın tüm insanları kapsayan evrensel bir anlayışı ifade eder. İyilik ile kötülük arasındaki ayrımı belirginleştiren, toplumda hukuk kurallarının anlam kazanmasını sağlayan temel unsur adalettir.

Adaletle yönetilmeyen bir hukuk sistemi, ahlakın doğasına ve yaşam iradesine ters düşer. Adalet, insani sorumluluk taşımadığı takdirde başkalarının haklarına zarar verebilir. Bu nedenle adalet; sorumluluk çerçevesinde erdemli, vicdani ve insani bir mesuliyet üstlenerek hakkaniyet arayışını temsil eder.

Toplumda hukukun ve hoşgörünün hâkim olmasıyla birey özgürleşir. Adaletin bulunduğu toplumlarda yurttaşlar yasalara saygı duyar, onları çiğneme gereği hissetmez. Bir toplumun gerçek anlamda özgürlüğe kavuşması, ancak adaletin sağlanması ve hukukun doğru uygulanmasıyla mümkündür.

Hukuk; hak, eşitlik ve adaletle doğrudan ilişkilidir. Hukukun asıl amacı adaleti sağlamaktır. Hukuk normlarının, adaletin değerlerini yansıtması gerekir. Evrensel değerler çerçevesinde hukuk ile adalet birbirinden ayrılmaz iki kavramdır. Bu nedenle mahkemelerin “adalet dağıtması” anlayışı, hukuk düşüncesinin temelini oluşturur. Birçok durumda hukuk ve adalet kavramları eş anlamlı olarak kullanılmaktadır.

Adalet ve hukuk, adil ilke ve kurallar sistemidir. Adalet, hukukun karakterini belirleyen temel unsurdur. Adaletin olmadığı yerde hukuk sistemi gerçek anlamda işleyemez ve toplumsal güveni sağlayamaz.

Hukuk düşüncesinin en temel kavramlarından biri adalettir. Hukukun geçerliliğini sağlayan unsur da adaletin varlığıdır. Kanunların anlam kazanabilmesi, toplum yararına hizmet edebilmesi ve hukuki sonuç doğurabilmesi için adil bir anlayışa dayanması gerekir. Adalet olmadan hukukun varlığından söz etmek mümkün değildir.

Bir hukuk işleminin geçerli sayılabilmesi ve hukuki sonuç doğurabilmesi için adaletin gereklerine uygun olması gerekir. Çünkü hukuk ancak adaleti gerçekleştirmeye hizmet ettiği sürece toplum tarafından kabul görür.

Adil olmayan bir hukuka insanlar gönüllü olarak itaat etmez. Hukuk düzeni, ancak adalet idealine uygun olduğu ölçüde sosyal düzeni sağlayabilir. Adalette meydana gelen aksaklıklar, hukuk normlarının işlemez hale gelmesine neden olur.

Hukuk devleti yalnızca kurallar bütünü değildir. Aynı zamanda vicdana, ahlaka ve herkesin hakkını almasına dayanan adil bir düzen kurmayı amaçlar. Hukuk ve kanunlar birer araçtır; asıl amaç adaleti sağlamaktır. Adalet ise haksızlığın hakka üstün gelmediği bir düzenin varlığıdır. Altın kural da budur.