Ulu Camii’nin avlu cephelerinde farklı dönemlere ait mimari bezemeler, kabartma ve yazıtlar büyük bir uyum içerisinde yerleştirilmiştir. Tarihin her döneminde ibadet merkezi olarak kullanılan tarihi Ulu Camii Diyarbakır’daki en büyük yapılar topluluğudur. İki camisi (Hanefiler ve Şafiler bölümü), iki medresesi (Mesudiye ve Zinciriye), doğu-batı maksuresi, minaresi, abdesthane kısımlarından oluşmakta ve bütün bu külliyenin ortasında büyük dikdörtgen bir avlu bulunmaktadır. Camiye giriş üç ayrı yerden sağlanır. Doğuda olan kapı ana taç kapıdır. Ana giriş kapısının iki köşesinde aslanla boğa mücadelesini simgeleyen ve simetrik olarak işlenmiş kabartma bir figür bulunmaktadır. İki hayvanın mücadelesini konu alan ana giriş kapısı oldukça geniş açıklıklı bir kemer şeklinde avluya açılmaktadır. Cami dikdörtgen şeklinde planlanmış ve çok sütunludur. Avlu içerisinde yer alan sekizgen planlı şadırvan, sekiz adet sütun üzerine oturtulmuştur. 800 yıldan fazla bir geçmişi olan güneş saati avlu içerisinde yer almaktadır. Bir metre kadar yükseklikteki yuvarlak bir mermer üzerine yerleştirilen metal parçasının, güneşin hareketiyle birlikte çevresinde dönen gölge marifetiyle zamanı göstermektedir.
DİYARBAKIR HABERLERİ
29 Ağustos 2025DİYARBAKIR HABERLERİ
29 Ağustos 2025DİYARBAKIR HABERLERİ
29 Ağustos 2025DİYARBAKIR HABERLERİ
29 Ağustos 2025DİYARBAKIR HABERLERİ
29 Ağustos 2025DİYARBAKIR HABERLERİ
29 Ağustos 2025EKONOMİ
29 Ağustos 2025